Cumhurbaşkanı Erdoğan FETÖ'cülere tek tip kıyafet kararıyla ilgili şehit yakınlarının talebi doğrultusunda alınmış bir karar olduğunu ifade etti:

TEK TİP ELBİSE


"Bu konuda adalet bakanlığı insiyatifinde verilen karardır. Cezaevi'ne girdiği andan itibaren tek tip elbise değil duruşmalara gelirken bu şekilde gelecekler. Böyle bir şey yok. Kıravatlı, havalı şekilde duruşmalara gelmeyecekler. Bunların içinde tulum giyecek olanlar var. Çift şey olarak giyenler olacak. Bayanların giyim şekli çok daha farklı olarak değerlendirilecek. Bu aslında mağdurların, mazlumların bir talebidir de.


"BUNLAR BENİM EVLATLARIMI ÖLDÜRDÜ" DEDİLER


Bunları Adalet Bakanlığı hazırlayacak. Bu mazlumların bir talebidir. "Bunlar benim evlatlarımı öldürdü ama nedir bu hal nasıl bu kadar rahat geliyorlar" diye soruyorlar. Bu sese kulak vermenin bir adımıdır bu.

Son malum meşhur duruşmada bırakın tek tip elbiseyi ayaklarından zincir vurmuş öyle getirmişlerdir.

Bu Türkiye'nin kendine mahsus bir olay değil. Şu anda Amerika bunun uyguluyor. Daha ileri gideceğim, Guantanamo'da tek tip elbiselerle orada bir yaşam şekli oluşturulmuştur. Son meşhur duruşmada ayaklarına zincir vurmuşlardır. Zincirle mahkemeye getirmişlerdir. Türkiye böyle bir uygulama yapmıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı'nda yaptığı açıklamadan satır başları şu şekilde:

"Ziyaretimiz, ülkemizden Sudan'a Cumhurbaşkanlığı düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret olma özelliği taşıyor.

Sudan'ın ardından Afrika ziyaretimiz kapsamında Çad'a ziyarette bulunacağız.

2005'ten itibaren Afrika kıtası ile işbirliğimizin giderek güçlendiğini görüyoruz. Somali'den Senegal'e Mozambik'e kadar tüm teşebbüsler başarılı projelere imza attılar.

AFRİKA'DA FETÖ


FETÖ ile mücadele konusunda Afrikalı kardeşlerimizi de uyarma imkanı buluyoruz.

FETÖ'cü alçaklar Afrikalı kardeşlerimizin ihtiyaçları üzerinden de sömürü yapıyorlar.

Birçok Afrika ülkesi FETÖ mensuplarını sınır dışı etti. Gün geçtikçe bu sayının daha da artacağını düşünüyorum. Bu ziyaretimin bu anlamda da önemli olduğunu düşünüyorum."

BM GENEL KURULU'NDA ALINAN KARAR


"ABD'ye çağrımızı yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Trump'la görüşme olmaması için bir sebep yok: Temenni ederim ki Sayın Trump da bizi arasın. Biz onların bizi aramasını özellikle beklemiştik. Çünkü dönem başkanıyız ve bizi aramaları özellikle gerekiyordu. Bu yanlışa aramış olsalardı düşülmezdi diye düşünüyorum. Kendisini yine de arayabiliriz ancak şuan öyle bir planımız yok. Kudüs konusunda atacağımız adımlarla ilgili de Filistin'le görüşmeler dürüyor çalışmalar birlikte yürütülüyor. Bu işin BMGK'da atılan adımdan sonra 2. adım olacak. Bunları 3. 4. adımlar izleyecek.

BMGK içerisinde çok farklı bir güç, dinamizmi ortaya çıkarmak ve buna göre adımlarımızı atmak zorundayız.

DOĞU GUTA PUTİN'LE GÖRÜŞÜLECEK


Doğu Guta 400 bin kişinin yaşadığı yer. Acil insani yardıma muhtaç insanlar var. Bunları Putin ile görüşerek oradan insanları ülkemize alıp tedavi, bakım yaptıralım istiyoruz. Bizim Genelkurmayımız, istihbarat birimlerimiz atılması gereken adımları atacaklar.

TEK TİP ELBİSE


Bu konuda adalet bakanlığı insiyatifinde verilen karardır. Cezaevi'ne girdiği andan itibaren tek tip elbise değil duruşmalara gelirken bu şekilde gelecekler. Böyle bir şey yok. Kıravatlı, havalı şekilde duruşmalara gelmeyecekler. Bunların içinde tulum giyecek olanlar var. Çift şey olarak giyenler olacak. Bayanların giyim şekli çok daha farklı olarak değerlendirilecek. Bu aslında mağdurların, mazlumların bir talebidir de.

Bunları Adalet Bakanlığı hazırlayacak. Bu mazlumların bir talebidir. "Bunlar benim evlatlarımı öldürdü ama nedir bu hal nasıl bu kadar rahat geliyorlar" diye soruyorlar. Bu sese kulak vermenin bir adımıdır bu.

Son malum meşhur duruşmada bırakın tek tip elbiseyi ayaklarından zincir vurmuş öyle getirmişlerdir.

Bu Türkiye'nin kendine mahsus bir olay değil. Şu anda Amerika bunun uyguluyor. Daha ileri gideceğim, Guantanamo'da tek tip elbiselerle orada bir yaşam şekli oluşturulmuştur. Son meşhur duruşmada ayaklarına zincir vurmuşlardır. Zincirle mahkemeye getirmişlerdir. Türkiye böyle bir uygulama yapmıyor.

TAŞERON DÜZENLEMESİ


Bu konuyla ilgili olarak da gerçekten gerek Maliye Bakanımız gerek Çalışma Bakanımız bu konuda üzerinde çok çalıştılar. Bizim de burada gayretimiz oldu.

Kamu kurumları da bu işin içine alındı. Devletle ilgili olan birçok taşeron, Çaykur'da vs. mevsimlik işçi var. Bazıları diyor, mevsimlik işçi ile taşeronu karıştırıyor. O başka bir şey bu başka bir şey.

Bundan sonra aracı olmayacak. Komisyon alır gibi bir taşeron grubu, böyle bir şey yok. Cumhurbaşkanlığı'nda taşeron vardı fakat taşeron olarak çalışan kalkıyor hepsi bizim kadromuzun içine giriyor.

Ücret politikası tamamen kalkıyor, daha da farklı. 300-400 belki 500 lira arkadaşlarımız çalışıyor bu başlayacak.

Taşeron falan kullanılmayacak. Temizlik işlerini diyelim ki İSTOÇ alacak o yürütecek. İnanıyorum ki çok daha huzurlu, rahat bir döneme böylece girmiş olacağız."