Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunan mevkidaşı Pavlopulos ile görüşüyor.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde;
 
Özellikle Lozan konusunda hala anlaşılmayan bazı durumlar var. 94 sene önce yapılmış bir anlaşma ve bu anlaşma yalnızca Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmış bir anlaşma değildir. Bu anlaşmanın 11 taraf ülkesi mevcut. Düşünün ki Lozan anlaşmasında Japonya bile var. İngiltere var, Portekiz var vesaire...

Bu ülkelerin hepsini kapsayan bir anlaşma, bunu tartışıyoruz. 94 sene içerisinde dünya adeta tekrardan inşa ediliyor, tekrardan kuruluyor. Türkiye ile Yunanistan arasında birçok durumlar değişti, hala değişiyor. Mesela Lozan'da buradaki Türklerle ilgili 'Müslüman azınlık' ifadesinin geçtiği ifade ediyorsunuz. Doğrudur ama aynı vakitte AİHM'de Türk ifadesi orada geçmektedir. Bu kararlarıyla da orada vardır.
 
Mesela bir başka özelliğe değineceğim. Oradaki insanların yaşam koşullarının ne şartlarda olduğunu değerlendirme noktasına buraya da iyice bir bakmak lazım. Batı Trakya'da bulunan Müslümanlar inandıklarını Lozan'a göre yaşayabiliyorlar mı? Batı Trakya'da yaşayan Müslümanlar bugün en yazık ki kendi belirledikleri baş müftü değil, atanan bir baş müftüyle yönetilme gayretleri var.
 
Örneğin Türkiye’de patrik atanan bir patrik değildir. Patrik, sensinod meclisi tarafından seçilen bir patriktir. Lozan’a göre de malum belli bir sayıda sensinod Meclisi oluşur. Ve bunların da Türk vatandaşı olması gerek. Sensinod meclisindeki bu sayı düştüğü için, ben mesela patriğe demişimdir ki “Siz bize isimler verin, biz bunları Türk vatandaşlığına alalım ve Meclis’te bu sayıyı tamamlayalım.

Patriği kim seçiyor? Seçecekse bu 17 kişiyi belirleyecek. Yunanistan’da gerek başbakanlığım, gerek cumhurbaşkanlığım zamanında hala biz Batı Trakya’da baş müftüsünü oradaki imamlar, din adamları seçememiştir. Biz nasıl oluyor da Lozan anlaşmasının uygulamada olduğunu söylüyoruz? Demek ki Lozan uygulamada değil.