Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta yaptığı çağrı sonrasında, 57 İslam ülkesinin oluşturduğu İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bugün İstanbul’da Kudüs gündemi ile olağanüstü toplandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yaptığı konuşmanın satırbaşları şöyle:
14 yaşında çocuklar 20 kadar asker tarafından gözleri bağlanıyor ve 14 yaşında çocuk dipçikleniyor. Diğer tarafta bir yavru, bir kız çocuğu, annesi yavrusuna sarılıyor ve o tabloda bakıyorsunuz anne dipçikle dövülüyor ve o çocuk elinden alınıyor.Yani bu terörist değil de, işgalci değil de nedir, bunun izahı var mı?

"EY TRUMP SANA DAHA NEYİ ANLATAYIM"


İnsan olan vicdan sahibi olan buralardan gerekli dersi almalı. Bunu ispat etmek için ey Trump sana daha neyi anlatayım. İsrail yaptığı tüm terör eylemleri için adete ödüllendirilmiştir. Bu ödülü veren tek başına da olsa Trump'tır. ben yaptım oldu demekle dünyada hiçbir şey olmuyor. 196 dünya ülkesinin buna karşı tavır alacağına inanıyorum.

"HAKLIYSANIZ GÜÇLÜSÜNÜZDÜR"


Bol miktarda silahlarınız uçaklarınız olabilir ama bunlar sizin güçlü olduğunuzu ifade etmez. Haklıysanız güçlüsünüzdür. ABD terörizimle yoğun mücadele yürütüldüğü dönemde tüm fanatiklerin ekmeğine yağ sürmüştür.

Kuzey Suriye'ye 4 bin TIR'ı aşkın silah neden getirildi? Orada bulunan terör örgütlerine bu destek veriliyor. Kudüs kararıyla ABD ve tüm insanlığa tehdidin kapılarını açmıştır. Filistin meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulunamadan istikrardan söz edilemez.

Hepimizin geleceğini ilgilendiren bu duruma seyirci kalamayız. ABD'nin Kudüs kararı hukuku ciğnemenin yanında medeniyetimize indirilmiş ağır bir darbedir. Kudüs'ün mahremiyetini hiçe sayan kararları alanların Kudüs'ten alacakları çok dersler vardır.

"KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"


Buradan hakkaniyete sahip çıkan tüm ülkeleri Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum. İslam dünyası olarak bağımsız Filistin talebinden asla vazgeçmeyeceğiz.

Bir kez daha ifade ediyorum ki Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir.

İşgali devam ettiren devlet kabul görürken barış isteyen tarafın tanınmıyor olmasının makul sebebi yoktur. ABD'nin bu açıklamasından sonra barış zemini başka türlü canlı tutulamaz. Sözde iki devletli çözümü savunurken uygulamada İsrail'in bu çözümü yok sayması kabul edilemez. Filistin'in uluslararası anlaşmalara dahil olma süreci hızlandırılmalıdır.

Bugün buradan bunun çıkması gerekmektedir. Mesuliyet sahibi herkesin maddi ve manevi tüm imkanlarını kullanmasını istiyoruz. ABD'yi attığı bu son derece yanlış adımdan geri dönmeye davet ediyoruz. Kendini barış sürecinde diskalifiye eden ABD'nin yerine uluslararası toplumdan sorumluluk üstlenmelerini istiyoruz."