Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Yunanistan ile ilişkilerimizin düzelmesine özel önem veriyoruz. Atina'da Papulos ve Çipras ile görüşmeler gerçekleştirdik. İkili ilişkilerimizin düzeltilmesinin yanında sizlerin de haklarınızı konuştuk. Her türlü imkandan yararlanmanızı istiyoruz. Bu çerçevede Avrupa Birliği kurallarının uygulanmasını bekliyoruz. Rum kökenli vatandaşlarımızın da hayat kalitelerini arttırmak için çalışmayı sürdürüyoruz. Benzer çalışmaları Yunanistan'dan da beklemenin hakkımız olduğunu düşünüyoruz.

LOZAN'DA GÜNCELLEME GEREKİYOR

Yunanintan'daki en önemli sorunlardan bir tanesi din adamları sorunudur. Atanmış müftüyle işi ilerletme sorunu var, bunun Lozan'da yeri yok. Biz kendi ülkemizde böyle bir durum yok. Niçin bizim baş müftümüz atama yöntemiyle geliyor? Biz Lozan'ı gündeme getirdiğimizde, Lozan Türkiye ile Yunanistan arasındaki bir anlaşma değildir, 11 ülke arasındaki bir anlaşmadır. Ege'nin bir kıyısı Türkiye, bir kıyısı Yunanistan, peki Japonya'nın Lozan'da ne işi var? İngiltere'nin ne işi var? 11 ülke Lozan görüşmesine katıldı. Bir güncelleme gerekir. Olaya adalar, karalar meselesi diye bakmaya gerek yok.

BİZ BUNU UYGULAMIYORUZ

Eğitim-öğretim meselesi, baş müftülük meselesi... Bizim ülkemizde böyle bir sıkıntı yok. Patrik yurtdışına çıkmak istese, Eyüp Kaymakamlığı'na gitmesi gerekir, ama biz bunu uygulamıyoruz. Endişeyle birbirimize bakmanın anlamı yok. Bunları kaldıralım. Birbirimize güvenle bakalım. Bizde Pomak da var, Roman da var. Bizim ortak paydamız İslam'dır, Müslüman'dır. Dolayısıyla biz biriz, beraberiz. Yaradılanı, Yaradan'dan ötürü sevdik biz. Birileri bunun aksini iddia ediyorsa, kendisini çekeriz.