Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin Ağrı 6. olağan il kongresinde konuşuyor.
 
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;

Yüreği Ağrı Dağı kadar yüce, kıymetli kardeşlerim, değerli yol ve dava arkadaşlarım, sevgili Ağrılılar sizleri en kalbi duygularımla, hasretle muhabbetle selamlıyorum. Ağrı'nın önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir şekilde yanımızda yer alacağına inanıyorum. Rabbim bizleri birbirimizden hiç ayrı koymasın. Birbirimize hiç hasret bırakmasın diyorum.



'AĞRI'NIN TERÖR BELASI YÜZÜNDEN BOYNU BÜKÜKTÜR'

Bugün 6. olağan kongremizi yapıyoruz. Hayırlı olmasını diliyorum. Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Ağrı Teşkilatımızda vazife yapmış tüm kardeşlerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Bu topraklar insanların en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Ağrımız uzun süreden beri terör belası yüzünden gariptir, boynu büküktür. Şu anda 12 bin öğrenciye sahip İbrahim Çeçen Üniversitesi'ni kurduk. Tıp fakültesini İbrahim bey yapacak, sözünü aldık.

'HESABINI SORUP HASTANEMİZİ AÇACAĞIZ'

Martta hastanemiz de bitiyor. Ağrı'ya hayırlı olsun. Şehrin her köşesine 4 binin üzerinde yeni derslik kazandırdık. 400 yataklı Ağrı Devlet Hastanesi'nin yapımı da bitiyor. İnşaatının bu kadar uzun sürmesinde nedeni olanlardan da hesabı soracak, İnşallah hastanemizi açacağız.

Havaalanımızı geçtiğimiz yıl, 235 bin kişi kullandı. Bu sayının milyonlara ulaştığı günleri de çok yakında göreceğiz. Bunun için turizmi de hareketlendireceğiz. Geçen yıl Ağrı'ya 29 bin turist gelmiş. Ağrı, şu güzelliği ile milyonlarca turiste ev sahipliği yapmalı. Ağrı belediye başkanı seçti ama belediye başkanı Ağrı'da durmadı ki. Müdahale ettik. Biz bu ülkeyi yol geçen hanına çeviremeyiz. Şimdi valimiz valilik görevinin yanında bir de burada belediye başkanlığı görevini sürdürüyor.

Birileri bir şeyler söylüyor. Kim ne söylerse söylesin, bizim derdimiz altyapısı üst yapısı ile Ağrı'yı dönüştürmektir. Bizim derdimiz ile dertlenecek belediye başkanlarına, milletvekillerine, bakanlara ihtiyacımız var. Bunu böyle bilelim. Hayvancılık noktasında çok önemli teşvikler getirdik. Büyükbaşta 50 baş hayvan, altında veya biraz üstünde, besleyenlere 250 lira da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız destek verecek. Küçük baş için de 25'er lira destek.

'AĞRI TEK BAŞINA BU SIKINTIYI ÇÖZEBİLECEK KAPASİTEDE'

Hayvancılıkta sıkıntı var deniyor, Ağrı tek başına hayvancılık konusunda sıkıntıyı çözebilecek kapasiteye sahip. Ağrı'ya doğalgaz ulaştırdık.. Eleşkirt, Taşlıçay ve Patnos'a da bu imkanı ulaştıracağız.

Hangi alt yapıyı kurarsak kuralım, hangi teşvikleri verirsek verelim bir yerde terör varsa, oranın kendi insanlarını dahi yerinde tutamıyoruz. Az önce bir hanımefendi dışarıda dedi ki, "iş, iş, iş." Niye yatırım olmuyor? Terör. Bundan sonra iş adamlarımız buralara da gelip yatırımlarını yapacaklar. Ağrı pek çok şehrimiz gibi terör kurbanıdır. Ağrı Dağı'na niye bu insanlar çıkamıyor? Ürküyor, korkuyor. Terör belası ortadan kalkmış olsa, sadece Ağrı Dağı için on binlerce insan turist olarak buraya gelir. Havalimanı var, bölünmüş yolları var, elektriği suyu var. Ama yeterince fabrika yok, istihdam yok. Neden? Yatırımcı gelmiyor. Şimdi de yeni bir hamle ile işsizliğin üstesinden gelmek istiyoruz ama bunun için sizlerin desteğine ihtiyacımız var.

Geçmişte Ağrı'yı adeta teslim alan bölücülük virüsünü vücudumuzdan tümüyle atmanın zamanı gelmiştir. Ülkemizin dört bir yanında yaşananları takip ediyorsunuz. Her yerde kimi zaman köken kimi zaman mezhep bahane edilerek ülkelerin ve halkların nasıl paramparça edildiğini görüyorsunuz. Biz ne diyoruz? Tek millet diyoruz. Allah bizleri kavimler halinde yarattı. Birbirimizle iyi anlaşalım diye. Biz insanları kavminden dolayı sevmedik, yaradandan ötürü sevdik. Bu ülkede yaşayan 80 milyonun tamamı tek millettir.

'PARASINI VEREN TEPE TEPE KULLANIYOR'

Tendürek'te F-16 oluruz. Cudi'de, Gabar'da, Bestler Dereler'de F-16 oluruz, üstüne üstüne gideriz.

Adeta parasını verenin tepe tepe kullandığı bir katiller sürüsüne dönüşen PKK'nın, ülkemizle uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Kürt kardeşlerimin kendilerini temsil etmek için terör örgütlerine ihtiyacı da yoktur. Onlar kendi kendilerini temsil ederler. Meclis'te, bürokraside ve her yerde Kürt kardeşlerim diledikleri gibi işlerini yapıyorlar. Kürt kardeşlerimin de ekonomik, sosyal, kültürel sorunlarının çözümü için mücadele ettim. Elimize imkan geçtiğinde de bu sorunları çözdük. Kimse kökeni sebebiyle baskı altında olduğunu söyleyemez. Varsa bu konuda sıkıntısı olan bize gelsin.

Israrla Kürt kardeşlerimizi tahrik etmenin adı da ırkçılıktır. Biz Kürt ırkçılığına da karşıyız, Türk ırkçılığına da karşıyız. Çünkü bu ülke, bu vatan, bu devlet hepimizin. PKK eylemlerinin ardından, DEAŞ eylemlerinin karşısında dimdik duran milletimiz 15 Temmuz darbe girişminde de istikbaline sahip çıkma kararlılığını göstermiştir.

'KÜRT KARDEŞLERİMİN HAKKINI BEŞAR ESED'E KARŞI SAVUNDUM'

Bugün şu devletin, yarın öteki devletin oyuncağı olacak sonunda da bir kenara atılacaklar. Suriye'de yıllarca kimlik dahi verilmeyen Kürt kardeşlerim, haklarını elde edemedikleri zaman bizzat şahsım onların hakkını Beşar Esed'e karşı bizzat savundum. O iyi zamanlarımızda. Ama böyle bir derdi yoktu ki Esed'in.

Önce Kürt kardeşlerim sonra da devletimiz bu bölücülere hakettikleri dersi verdik. Artık geleceğimize çok daha güvenle bakabiliyor, hedeflerimize ulaşma inancımızı çok daha güçlü şekilde ifade edebiliyoruz.

'BİZİMLE DOST OLAN KAZANIR, HUSUMET BESLEYEN KAYBEDER'

Sizlerin nezdinde ülkemizin bütünlüğü yönünde irade kullanan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Ermenistan, özellikle de diasporanun etkisi ile ülkemizle dostluk kanallarını ısrarla kapalı tuttuğu için ticaret yollarının dışında kalmıştır, kalmaya da devam edecektir. Buna karşın Gürcistan, bir köprü vazifesi yaparak kendisine aydınlık bir gelecek inşa etmiştir. Bizimle dost olan kazanır, husumet besleyen kaybeder. Dünyanın neresinde olursa olsun bize samimiyetle yüreğini açan herkese biz de samimiyetle elimizi uzattık.

AB ile çok farklı bir noktaya savrulduk. Benzer bir durum müttefiklik içinde olduğumuz bazı devletler için de söz konusudur. Müttefiklik hukukunu ihlal eden biz olmadık. Bugün de Suriye'de, Irak'ta yaşadığımız sıkıntıların sebebi hem bölge halkına hem bize karşı iki yüzlü davranılmış olmasıdır. Terör örgütleri ile birlikte hareket etmişlerdir. Buradan Ağrı'dan soruyorum. Türkiye Irak'taki, Suriye'deki zulümlere sırtını dönebilir mi?