Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları;

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Buradan İstanbul'un tüm ilçelerindeki kardeşlerime sevgilerimi yolluyorum. Açılışını yaptığımız Üsküdar-Ümraniye Metro Hattı'nın şehrimize, tüm İstanbul halkına hayırlı olmasını diliyorum.

Bu hattın 9 duraktan ve 10.5 kilometreden oluşan ilk bölümü olan Üsküdar-Ümraniye'yi en kısa sürede Çekmeköy-Sancaktepe'ye kadar olan kısmı da izleyecek.

Bir diğer özelliği de ilk sürücüsüz metro olmasıdır. Trenlerin tüm hareketleri kumanda merkezi tarafından izlenecek. Üsküdar'dan binen bir kardeşim inşallah 17 dakikada Yamanevler Durağı'na ulaşacaktır.

Sancaktepe'ye kadar olan bölüm hizmete girdiğinde de bu yolculuk 27 dakika sürecek. Sabiha Gökçen Havalimanı'na kadar uzatmayı da planlıyoruz. İstanbul'daki metro hatlarının uzunluğunu 160 kilometreye çıkarmış bulunuyoruz.

Devam eden projelerle 2019 yılında 355 kilometreye, yeni projelerle de 1000 kilometrenin üzerine çıkacak.

Diğer ulaşım hatlarıyla entegre şeklinde planlanan metro projelerimizle İstanbul'u araç trafiğinden tamamen bağımsız bir toplu taşıma haline getirmeye çalışıyoruz. Özellikle bu metro hattının şehrimize kazandırılmasında katkısı bulanan herkese teşekkür ederim.

İstanbul'un 1994 yılında belediye başkanı seçildiğimiz hali ile bugün ki halini karşılaştıran herkes aradaki bariz farkı görecektir.

Göreve geldik İstanbul'da su işini hallettik, kenti çöp dağlarından kurtardık, o pis havayı da temiz hale çevirdik.

İstanbul bugün gördüğünüz bütün metroların, metrobüsün yolların hiçbirinin olmadığı bir şehirdi. Oradan aldık bu hale getirdik. Biz İstanbul'u aşkla seviyoruz. Bin yıl ömrümüz olsa her anını bu şehre hizmetle geçirmek isteyecek kadar çok seviyoruz.

Sizler bizim yanımızda olduğunuz sürece yedi düvel üstümüze gelsin vız gelir. Yaşadığımız her olay birliğimize müslümanlığımıza daha çok sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor.

Meydanı sahte dosyalarla ABD'den ülke yönetimini ele geçirmeye çalışanlara bırakmadık. Silahla, kumpasla başaramadıklarını ekonomiyle yapmaya çalışanlara meydanı bırakmıyoruz. Güney sınırlarımızın ötesindeki oyunu topraklarımıza taşıyamadıkları için darbe ile istiklalimize kast etmeye çalıştılar

Bu ülkenin düşmanlarının değirmenlerine su taşıyanlara milletimiz 2019 seçimlerinde gereken cevabı verecektir. Ana muhalefet partisini ana hıyanet partisine çevirenlere en güzel cevabı verecekler.

DAHA ÇOK ŞEY GELECEK'

Ana muhalefet partisini ana hıyanet partisi haline getirenlere CHP seçmenini de gereken dersi vermesini bekliyorum. Şimdi tutturmuş bir Man Adası. Herhalde bu mankafa olmaktan kaynaklanıyor. Yatıyor kalkıyor Man Adası. Bunlarla iyi yatıp kalktı. Son bütçe müzakerelerinde sürekli bunu zikretti. Ataşehir’i de zaten arkadaşlarımız sağ olsun en güzle şekliyle ortaya koydular. Daha çok şeyler gelecek. Çünkü bunların karakterinde bu var yapısında bu var.

'MİLLETİMİZ BUNLARI AFFETMEYECEK'


ABD’ye dosya taşıyorlar. Kim için? ABD için. Kim için? FETÖ için. Ama milletimiz bunları affetmeyecek. Terör örgütüne değil de terör örgütüne yapılan operasyonları eleştirenleri milletimiz affetmeyecek. 2019 bu hesaplaşmanın sandık başında yapılacağı yıl olacaktır. Türkiye’de NATO’da, ABD’de karşı karşıya kaldığı iki yüzlülükleri unutmayacaktır. Cumhuriyetin kurucusunu ve şahsımı tatbikatlarda hedef gösterenlerin yaptıkları yanlarına kar kalmayacaktır.

KUDÜS KRİZİ


Bugün Kudüs’te bir taciz tecavüz hadsizlik zulüm ve tam anlamıyla bir edepsizlik var. Onun için her zamankinden çok kenetlenmeye ihtiyacımız var. Kudüs’ü bir terör devletinin başkenti haline getirmeye çalışmak, hiçbir inanç sisteminin, bilhassa Müslümanları kabul edebileceği bir durum değildir.

Müslümanlar olarak düştüğümüz yerden kalkacaksak buna Kudüs’ten başlatmalıyız. Mekke ve Medine’ye alternatif olmadığı gibi Kudüs’ün de alternatifi yoktur. Kudüs onurumuz izzetimiz ve kırmızı çizgimizdir.

Kudüs Filistin’in başkentidir. Ve şu anda işgal altındadır. İşgal altında olduğu için resmi adımlar atılamıyor ama Doğu Kudüs Filistin’in ilan ettiğimiz başkentidir.
Bugün “oralarda olaylar çıkıyor gitmeyin” türü telkinlerle Müslümanları oradan uzak tutmaya çalışan sinsi planlar elbette orayı bizim olmaktan çıkarabilir.
Şayet bu son adımın ardından Kudüs’te hiçbir şey değişmezse Müslümanlar olarak bu vebalin altından kalkamayız.