Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılında gerçekleştirilen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nde konuşuyor.

Reis-i Cumhur Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"Şehitlerimizin emaneti kıymetli kardeşlerim. Değerli gazi kardeşlerim. 15 Temmuz ihanet girişiminin yıl dönümünde Türkiye'nin her bir yanını dolduran değerli vatandaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Tam bir yıl önce, bugün, bu saatlerde ülkemizin birçok yeriyle birlikte burada bir ihanet girişimi başlamıştı. Tanklarıyla, zırhlı araçlarıyla buraya gelen darbecilerin köprüyü kapatmasıyla bir süredir anlam verilemeyen hareketliliğin sebebi anlaşılmıştı.

Darbeciler artık tüm dünyaya kontrol bizim elimizde mesajı vermek istiyorlardı. Aynı saatlerde İstanbul ve Ankara'nın çeşitli yerlerinde işgal girişimi haberleri geliyordu."

"BU MİLLETİ KİM DURDURABİLİR"

En kanlı saldırılar İstanbul ve Ankara'da olmuştur. Diğer ellerimizde darbeciler henüz harekete geçmeye fırsat bulamadan milletimiz, vatansever askerlerimiz ve polislerimiz tarafından derdest edilmişlerdir. İstanbul'da en çok kanın döküldüğü yer 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'dür. Tam 36 vatandaşımız şehit oldu. Allah rahmet eylesin. Saraçhane'de 20'ye yakın şehidimiz var. Çengelköy'de, Atatürk Havalimanı'nda, Türk Telekom binasında onlarca şehit verdik.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde 29 şehidimiz, 36 gazimiz var.

Önünde, arkasında, sağında solunda onlarca kişinin ölmesine rağmen geri dönmeyi düşünmeyen bu milleti kim durdurabilir? "

SALDIRILAR VE İHANETLER BİRLEŞTİRİYOR


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Demir filizinin ateşle yoğrulup çelikleşmesi gibi yaşadığımız saldırılar ve ihanetler de bizi işte bu tabloda birleştirdiği gibi hamdolsun birleştiriyor, bütünleştiriyor, güçlendiriyor." diye konuştu.

BİR ÖLECEK AMA BİN DİRİLECEĞİZ


Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Biz dirileri şerefli, ölüleri şanlı Türk milleti olarak coğrafyamızın, bölgemizin, dünyanın geleceğine talibiz. Bizi ne terör örgütlerinin alçakça saldırıları, ne onları kullanan güçlerin sinsi oyunları çökertebilir. Biz işte bu ruhu, bu inancı, bu iddiayı kaybettiğimiz gün biteriz. Bunu iyi görün. Allah'ın izniyle o gün asla gelmeyecek. Gerekirse bir ölecek ama bin dirileceğiz. Ölümü ölümle korkutarak yolumuza devam edeceğiz. Kalbimizden inancı, yüreğimizden cesareti, bileğimizden gücü, sırtımızdan teri hiç eksik etmeden durmaksızın çalışacağız." dedi.

ARKALARINDA KİMLERİN OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ
Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili şunları söyledi:

"15 Temmuz darbe girişimi, milletimize yönelik ilk saldırı değildir, son saldırı da olmayacaktır. Terör örgütlerini piyon olarak kullananların asırlık, yıllık kuyruk acılarının çok iyi farkındayız. FETÖ'nün sadece FETÖ olmadığını, PKK olmadığını, DEAŞ'ın sadece DEAŞ olmadığını, diğer terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını, çok iyi biliyoruz. Arkalarında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz ama şu da bir gerçek ki piyonları ezip geçmeden, kaleleri, filleri, atları, veziri alamaz, şahı da mat edemeyiz."

BU MİLLETE SAYGISIZLIKTIR HAKARETTİR


Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bazıları ne diyor ısrarla; kontrollü darbe. Milletimizin bu şanlı direnişine kara çalmaya çalışıyorlar. Bu terbiyesizliktir, bu ahlaksızlıktır. Doğru, doğru o gece 23.15, havalimanına iniyor, Atatürk Havalimanı ve benim İstanbul havalimanında on binlerce kardeşim orada. Tanklar VIP'nin önünde ve geliyor. Bu tanklar orada duruyor ya, dışarı çıkamıyor bu beyefendi. Önce korkuyor ve gidiyorlar görüşüyorlar. Görüşmeyi yaptıktan sonra tankların koruması altında bu Kılıçdaroğlu denilen zat oradan çıkıyor Bakırköy Belediyesi'ne gidiyor. Biz Yenikapı buluşmasına bu beyefendiyi de davet ettik. Bilseydim etmezdim. Bunları sonradan öğreniyoruz. Önce davetime olumsuz cevap verdi. Son anda cumartesi Yenikapı, cuma günü gelebileceğini bildirdiler. Fakat Yenikapı ruhundan da hiçbir şey alamamış ki ne dedi; 'kontrollü darbedir.' İnsan utanır utanır. Bu 250 şehidimize saygısızlıktır, hakarettir, 2 bin 193 gazimize saygısızlıktır, hakarettir, bu millete saygısızlıktır, hakarettir. Bunu nasıl söylüyorsun. Bu millet senin gibi ürkek, korkak değil, bu milletin yüreği var yüreği. O yürek sende yok. Bu mücadele ödleklerin mücadelesi değildir, vandalların mücadelesi değildir."