Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Tekirdağ'daki rakı fabrikasının kapatılıp Manisa'ya taşınacak olmasıyla ilgili eleştirilerde bulundu.

TÜRKİYE'DE EŞİ YOK

Fabrikanın 1931 senesinde kurulduğunu ve Türkiye'de eşsiz ve benzersiz olduğunu belirten Cumhuriyet Halk Parti'li Yüceer, bazı şeylerin kar zarar hesabının ötesinde olduğunu beyan etti.

"CUMHURİYET'İ KURDUKTAN SONRA..."

Candan Yüceer, "Tekirdağ rakı fabrikası, savaştan yorgun ve bitkin çıkmış bir milletin, Cumhuriyet’i kurduktan, kapitülasyonları kaldırdıktan sonra canını dişine takarak yaptığı büyük sanayileşme hamlesinin sembolüdür. '' dedi.

Öte yandan Tekirdağ'da 1 Eylül 1931 senesinde faaliyete geçen Tekirdağ Rakı Fabrikası, 1 Mart 2014 tarihinde özelleştirilmesinden sonra, makine parkları sökülerek Manisa'ya taşınmaya başlandı ve 5 ay önce de tüm fabrika taşınarak Tekirdağ'daki tesislerde sadece 1 güvenlik görevlisi kaldı. Marmara Denizi manzarası ile şehrin merkezinde yer alan 102.5 dönümlük arazideki tesislerin terk edilmiş görüntüsü ve otlarla kaplandığı haliyle tesisler şimdilik atıl durumda bulunuyor.

KENTİN CHP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI ÜZGÜN

Tekirdağ ile özdeşleşen ve şehrini adını dünyaya 'Tekirdağ Rakısı' olarak tanıtan tesislerin taşınması ve kapılarına kilit vurulması Tekirdağ'da büyük üzüntü ile karşılandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, eski ismiyle Tekirdağ Rakı ve Şarap Fabrikası'na işçi olarak girip kimya mühendisliğinin yanı sıra 14 senede fabrikanın müdürlüğünü de yaparak emekliye ayrıldı. Emeklilikten sonra siyasete atılan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı olan CHP'li Albayrak, fabrikanın kapısına kilit vurulmasına üzüldü.

"ANASON KOKUSU RAHATSIZLIK VERMİYORDU"

Albayrak, şunları kaydetti: "İşçi olarak girdiğim fabrikada son 14 senede fabrika müdürü olarak görev yapmış birisi olarak, bu fabrikanın kapanmasından son derece üzüntü yaşıyorum. Fabrikanın buradan gitmesi vilayetimiz için bir kayıptır. Zira orada çok verimli ve vatandaşımıza ve bilhassa bağcılık yapan vatandaşımıza hizmet etmiş bir fabrikaydı. Ve bugün çok üzüntü duyuyorum. Fakat bu tesisin kalkması gerekli miydi, değil miydi bu tartışılır ancak, çıkan bir haberde şirket yetkilileri taşınma sebeplerinden birini şehre yayılan anason kokusunun rahatsızlık verdiğini ifade etmişler. Bakınız orada 1994 senesinden itibaren biyolojik arıtma tesisi devreye girmiştir. Devreye girdikten sonra ne çevreyi kirletmiş, ne de rahatsız edecek derece de koku yaymamıştır. Yazları belki az derece de anason kokusu hissedilmiştir. Ancak oda rahatsız edecek şekilde değildir. Bunun dışında da fabrikanın en büyük özelliği hem istihdam bakımından, hem de bölge bağcılığına verdiği katkı ile çok yerinde kurulmuş bir tesistir. Bu nedenle duyduğum üzüntüyü bir kere daha yineliyorum."

"ANASON KOKUSU MUTLULUK KAYNAĞIYDI"

Işıkgör, fabrikanın özelleştirilmesi ile bağcılıkta gerilemenin başladığını ifade ederek, şöyle dedi: "Şehirde duyulan o anason kokusu insanların belki de bir mutluluk kaynağı idi. Tekirdağ'da bir spor müsabakasına gittiğiniz zaman tribünlerde, 'Anason kokulu kentin çocukları' diye afişler asılırdı. Şimdi duyuyoruz ki, bazıları anason kokusundan rahatsız oluyorlarmış. Bunun için kapatılmış. Fabrikanın kapanması tüm Tekirdağlıyım diyen herkesi derinden yaralamıştır. Üzmüştür ve Tekirdağ için çok büyük bir kayıptır."