Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Sakarya'da bir Kur'an kursunda geçen yıl Mayıs ayında yaşananların, din, din eğitimi ve Diyanet İşleri Başkanlığının din eğitimi yöntemleriyle hiçbir alakası olmadığını, böyle vahim bir suçu işleyen şahsın görevden el çektirildiğini belirterek, "Aradan uzun bir süre geçtikten sonra basına yansıyan bu içler acısı görüntülerden dolayı öncelikle gözümüzün nuru çocuklarımızdan özür diliyoruz." ifadelerini kullandı.

Görmez, Twitter hesabından, geçen yıl Mayıs ayında Sakarya'daki bir Kur'an kursunda, bir görevlinin küçük çocuklardan birini darbettiği yönündeki haberlere ilişkin mesaj paylaştı.

Çocukların, yüreğinde insanlığın geleceğini taşıyan masum birer elçi olduğunu belirten Görmez, "Çocuk, insanoğluna verilen en kıymetli emanetlerden birisidir; onun canı ve bedeni dokunulmazdır. Çocuğun onurunu hiçe sayan, haklarını ihlal eden ve değerini unutan hiçbir davranış, faili kim olursa olsun, tasvip edilemez." görüşünü aktardı.

Görmez, çocuk eğitiminde şiddete asla yer olmadığını vurgulayarak, Hz. Aişe'nin ifadesiyle "hayatı boyunca herhangi bir çocuğa tek bir tokat bile atmamış olan" bir Peygamber'in eğitim modelinde de şiddetin yer bulmasının imkansız olduğunu kaydetti.

Mehmet Görmez, "Eğitimde dayağın yeri olduğu zannıyla yıllarca evlatlarımızı inciten bir zihniyetin bıraktığı hasar, bugün hepimizin malumudur. Bu zihniyet değişmek zorundadır. Zira Müslümana yakışan, yavrusunu muhabbet ve sekinet dolu bir ortamda eğiterek yarınlara hazırlamaktır. Çocuklarımız dayağı değil şefkati, korkuyu değil güveni hak etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Görmez, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Sakarya'da bir Kur'an kursunda 2016 yılı Mayıs ayında yaşananların, din ile din eğitimiyle ve Diyanet İşleri Başkanlığının din eğitimi yöntemleriyle hiçbir şekilde alakası yoktur. Böyle vahim bir suçu işleyen şahıs hakkında Başkanlığımız tarafından derhal soruşturma açılmış, görevden el çektirilmiştir.

Aradan uzun bir süre geçtikten sonra basına yansıyan bu içler acısı görüntülerden dolayı öncelikle gözümüzün nuru çocuklarımızdan özür diliyoruz. Bu ve benzeri durumların yaşanmaması için gerekli hukuki ve ahlaki adımlar atılmıştır. Bizzat kendim ve bütün personelim, çocuklarımızı inciten, hırpalayan her türlü davranışla mücadelede sonuna kadar kararlı olduğumuzu bir defa daha dile getirmek istiyoruz. Çocuğunu yaralayan bir toplumun geleceği sağlıklı olamaz ve bir insan çocuğun üstün menfaatlerini öncelemedikçe, üzerindeki ilahi emaneti hakkıyla koruyor sayılamaz." Kaynak:AA