Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun görevinden ayrılma kararı sonrası AK Parti'de yaşanan sürecin yakından takip edildiğini söyledi. Kalın, "Sayın Başbakanımız yarın Sayın Cumhurbaşkanımıza veda ziyaretinde bulunacak. Onlar sürecin nasıl işleyeceğine karar verecekler. AK Parti'den bize ulaşan bir randevu talebi yok" dedi.

Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar'ın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın nikahına katılması hakkındaki tartışmalar için Kalın, "Bu konunun suistimal edilmesi esef verici bir durumdur. Böyle pervasızca, edep yoksunu ifadelerle saldırı yapılmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz" dedi.

İbrahim Kalın, Kilis'e roket mermileri atılması için çalışmalar yürütüldüğünü vurgulayarak, Genelkurmay Başkanı'nın ABD'li ve Avrupalı mevkidaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini de sözlerine ekledi. Kalın, Dağlıca'da bir helikopterin PKK'lı teröristlerce düşürüldüğü iddiaları üzerine, Genelkurmay'ın bir açıklama yaptığını hatırlatarak, "İnceleme ve soruşturma tamamlanmış değil. O süreç detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu soruşturma ile ilgili kapsamlı bir açıklama yapılacak Genelkurmay Başkanlığı tarafından. Bu görüntülerle ilgili olarak bir açıklama yapmayı planlıyorlar" diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın basın toplantısı düzenledi. Kalın'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

İSTANBUL'DA DÜZENLENECEK İNSANİ ZİRVE
"BM çatısı altında yapılacak İnsani Zirve, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın evsahipliğinde İstanbul'da yapılacak. Yardımların daha etkin bir şekilde ulaştırılması konusunda gündeme şiddetle ihtiyaç vardı. Şiddetten etkilenen toplulukların yaralarını sarabilmek için bu zirve gerçekleşecek. Bu çatışmaların önlenmesi için tedbirler alınmalı. 60 milyona yakın insan çatışma ve şiddet ortamı içerisinde bulunmakta. Bu sayının yarısı çocuk ve genç nüfustan oluşmaktadır. Yine doğal afetler de bu konunun başında geliyor. Türkiye'ni zirveye evsahipliği yapması büyük bir önem arz ediyor. Türkiye insanlığın yüzünü ağırtan bir tavır sergiledi. İstanbul, New York ve Cenevre'yi geride bırakarak evsahipliği yapacak. Zirveye 60'a kayın ülke liderinin katılması bekleniyor.

DİYARBAKIR'DAKİ TERÖR SALDIRISI
Gerek Türkiye topraklarında yaşanan, gerekse yurt dışında yaşanan terör eylemleri karşısında zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu terör belası nereden gelirse gelsin Türkiye mücadele etmeye kararlıdır. Son günlerde Diyarbakır'da yaşanan elim hadise ile ilgili birkaç noktanın altını çizmek isterim. Bu çok daha büyük intihar saldırısının önlenmiş halidir. Çok daha kalabalık bir şehir merkezinde gerçekleşebilir, çok daha fazla can kaybı olabilirdi. Bu olay terör örgütünün alçak yüzünü bir kez daha göstermiştir. Birilerinin bölücü terör örgütüne ses çıkaramaması ayrıca ibretamiz bir tabloyu işaret etmektedir.

DAEŞ'E YÖNELİK OPERASYONLAR
DAEŞ terör örgütünden gelen saldırılar, benzer bir olayla karşı karşıyayız. Kanlı Esed rejimine söz edemeyenler, Türkiye devletini suçlayabilmektedir. Bu kadar arsızca saldırılarla karşı karşıyayız. Bu saldırılar da terör saldırıları kadar da alçaktır. Bazıları bölücü terör örgütünün eylemleri karşısında sessiz kalmakta, birileri eli kanlı Esed rejimi karşısında sessiz kalabilmektedir.
Bu da yetmiyormuş gibi bazı devletler terör örgütlerine yardım etmekle Türkiye'yi itham etmekte. Türkiye'nin yabancı teröristlere gözyumduğunu iddia edenler, kendi ülkelerindeki teröristleri başka pasaportlarla nasıl gönderdiklerini biz biliyoruz. Bununla ilgili birçok haber mevcut bulunmaktadır. Biz DAEŞ'le mücadelede en ön safta çarpışan ülkelerden biriyiz. Bunlar yaşanırken Türkiye'yi DAEŞ veya başka örgütlere gözyummakla dile getirmeleri akılla, vicdanla ilgisi yoktur. Uluslararası toplum açık ve net bir tavır sergilemelidir.

ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI
24 Nisan meselesini biz atlatmış gibiydik, ancak Ermeni soykırımıyla iddialar tekrar gündeme getiriliyor. Almanya Federal Meclisi'nde 2 Haziran'da bir oylama yapılacak. Metin bizim elimize geçtiğinde detaylı bir inceleme yapmamız mümkün olacak. Soykırım ciddi bir iddiadır. Delil olmadan iddiada bulunmak ciddi istismar demektir. Türkiye kimsenin atmadığı adımları attı. Ortak tarih komisyonu kurulması çağrısı yaptık. Ne Ermenistan'dan, ne de diğer ülkelerden bir cevap gelmedi. Peki siz neden korkuyorsunuz, tarihten mi, belgelerden mi korkuyorsunuz? Bu çağrımız hala geçerlidir. Tarihçilerin yapacağı kapsamlı bir çalışmalayla o dönemin aydınlatılması hem Türk, hem Ermeni vatandaşları için önemli bir kazanım olacaktır. Almanya'da Türk kökenli insan yaşıyor. Adeta bu vatandaşlarımızı karşısına alır şekilde bu tasarıların gündeme gelmesi insanın zihninde soru işaretlerine neden oluyor.

19 MAYIS PROGRAMI
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir dizi etkinlik yapılıyor. Ülkemizin değişik yerlerinden gelen gençlerle Sayın Cumhurbaşkanımız buluşacak. Akşam da gençlerin katılacağı bir televizyon programında bir araya gelecekler.
SORU-CEVAP
AK Parti kongresi: Orada yaşanan süreci takip ediyoruz. AK Parti'nin kendi istişare sürecinde alınan kararın hayırlı olmasını diliyoruz. Sayın Başbakanımıza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkürlerimizi iletiyorum. Sayın Başbakanımız yarın Sayın Cumhurbaşkanımıza veda ziyaretinde bulunacak. Onlar sürecin nasıl işleyeceğine karar verecekler. AK Parti'den bize ulaşan bir randevu talebi yok.

Dağlıca'da helikopterin düşmesi: İnceleme ve soruşturma tamamlanmış değil. O süreç detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu soruşturma ile ilgili kapsamlı bir açıklama yapılacak Genelkurmay Başkanlığı tarafından. Bu görüntülerle ilgili olarak bir açıklama yapmayı planlıyorlar.
Dokunulmazlık görüşmeleri ve referandum ihtimali: Dokunulmazlıkların kaldırılması ile görüşmeler Meclis'te devam ediyor. Bu tabloyu bütün olarak gördükten sonra değerlendirme yapabiliriz. Cuma günü kendileri de değerlendirmelerini yaptıktan sonra kararını verecek.

Fire verilmesi: İlk yaptıkları açıklama ortada dünkü tablo ortada. Özellikle teröre destek mahiyetinde faaliyetlerde bulunanlar kamu vicdanında yaraya dönüştüğü ortada. İktidar partisi bir hodrimeydan yaptı. Özellikle terörle mücadele konusunda, terörün şirin gösterilmesi de bir suçtur. Burada bu tartışmanın ana eksenini kaybetmeden konuyu hatırlamakta fayda var. Sayın Cumhurbaşkanımız tavrını ortaya koymuştur.

Kilis'e roket atılması: Kilis konusunda Sayın Cumhurbaşkanımız bu süreci yakından takip etmektedir. Bu olayların durması için iki yönlü bir çalışma başladı. Birincisi Suriye tarafında DAEŞ tarafından atılan roketlerin önlenmesi. Bugün de Genelkurmay Başkanımız, ABD'li ve Avrupalı mevkidaşıyla görüşüyor. Alınan tedbirlerle kısmi bir iyileşme sözkonusu. Güvenli bölge meselesinde ne kadar haklı olduğumuz gözüküyor. Kilis'te yaşayan vatandaşlarımızın uğradığı zararların telafi edilmesi için adımlar atılması da bir yönüdür. Bu konu detaylı bir şekilde ele alındı. Alınan tedbirler Kilis'te yaşayan vatandaşlarımıza bir nefes kaynağı olacaktır. YPG, DAEŞ kimden gelirse gelsin gerekli karşılık verilmiştir, verilmeye devam edilecektir.

Hulusi Akar'ın nikaha katılması: Genelkurmay Başkanlığı da bu konuda açıklama yaptı. Bu konunun suistimal edilmesi esef verici bir durumdur. Böyle pervasızca, edep yoksunu ifadelerle saldırı yapılmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Son derece sade, basit bir nikah töreni yapıldı. Devlet protokolü çerçevesinde davet söz konusu. Böyle insani bir konuyu istismar etmeleri kendi duruşlarını göstermektedir. Bu saldırılarla kimlere hizmet ediyorlar bunlara bakmak gerekir. Sayın Akar, Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın arkadaşıdır. Burada böyle bir temasın olması, istismar edilmesi üzerinde düşünülmesi gereken büyük önem arz ediyor.

Vize muafiyeti şartları: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen ülkelerine dahil olması yeni bir konu değil. 1959, 1963'ten bu yana AB'ye dahil olmaya çalışan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Schengen'e çok daha önce dahil olmalıydı. Avrupa'yla birçok ekonomik, siyasi ve kültürel ilişki varken bunun gecikmesi büyük bir kusurdur. Süreç son derece başarılı bir şekilde yürütüldü. Mültecilerin Avrupa'ya illegal yollarla geçmemesi için önemli tedbirler alındı. Bu formül çerçevesinde son derece başarılı sonuçlar alındı. Türkiye'nin yükünde bir hafifleme olmadı. Bunu kendi imkanlarımızla yapıyoruz. Türkiye'ye lütuf gibi yansıtılıyor. Birçok net bir şekilde ifade ettik. Bu parayı harcayacak AB kendi sokaklarını korumak için harcıyor. Schengen konusunda 72 kriter konusuna geldiğimizde bir madde var ki, bizim terörle mücadele adeta terör örgütlerini teşvik edici düzenlemeler talebinde bulunması bu gerçeği doğru okumakdıkları anlamına geliyor. Paris'te, Brüksel'de nasıl tedbirler alındıysa, bizim aldığımız tedbirlere de saygı duyulması ve destek olunması gerekir. Bir takım marjinal ve farazi görüşlerle yapılan tavsiyelerin bizim için bir karşılığı yok. Biz bu meselenin çözülmesini istiyoruz. Terörle mücadele konusunda Türkiye'yi ıskalayan yaklaşımları kabul etmemiz mümkün değildir.