Üvey anne 46 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve cezaevine konuldu, görüntülere yayın yasağı geldi ama öfke dinmedi. Peki bugüne nasıl gelindi? İşte gün gün yaşananlar...

Her ne kadar Türkiye'nin gündemine Aralık ayının son haftasında gelse de, aslında Kayseri'de yaşanan üvey anne dehşetinin geçmişi şubat ayına kadar dayanıyor.

15 ŞUBAT'TA TUTUKLANDI

15 Şubat tarihinde 2 üvey çocuğuna işkence yapıp, cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan S.A. adlı kadın, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

27 Nisan tarihinde 20 yıl istemiyle hakim karşısına çıkan kadının, psikolojik kontrolden geçirilmek üzere Erkilet Ruh Sağlığı Merkezi'ne götürülmesine karar verildi.



46 YIL HAPİS CEZASI

16 Aralık tarihinde Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasında, üvey anne S.A. 46 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu duruşmada, baba Akif. A. tarafından eve yerleştirilen gizli kamera ile üvey annenin çocuklara yaptığı işkencenin görüntüleri mahkeme heyetine izletildi.

Hüküm giyen üvey anne Kayseri Kapalı Cezaevi'ne götürülürken, görüntülerin basına yansımasıyla dehşetin boyutları ortaya çıktı ve adeta bir öfke seli oluştu.

'İZLEMEK DAHİ İSTEMEDİM'

24 Aralık tarihinde konuyla ilgili açıklama yapan Kayseri Valisi Orhan Düzgün, "Üvey anne yargılandı ve mahkemelerimizce 46 yıl gibi ağır bir cezaya mahkum oldu. Şu anda çocuklarımız sağlıklı ve o ağır durumu atlattılar" dedi. "Görüntüler anlatıldığında, izlemek dahi istemedim. Çünkü çok vahşi bir muamele" diyen Vali Düzgün, olayla ilgili şunları söyledi:

"Geçen süre içerisinde üvey anne yargılandı ve mahkemelerimizce 46 yıl gibi ağır bir cezaya mahkum oldu. Biz de olayın akabinde araştırmamızı yaptık. Evde 2 çocuk var. Bu kötü muameleye 5 yaşındaki erkek çocuk maruz kalıyor. Bir de 7 yaşında ablası var.

Olay sonrasında hem psikolojik hem de tıbbi destek sağladık. Olaydan etkilenen çocuğumuz 2 ay süreyle tıbbi destek aldı ve şu anda sağlıklı. Şimdi kendi babası, anneannesi, babaannesi, teyzesi gibi akrabalarıyla birlikte kalıyor. Şu anda çocuklarımız sağlıklı ve o ağır durumu atlattılar."



ÜNLÜLERDEN ART ARDA TEPKİLER

Kan donduran o görüntüler ünlüler dünyasını da ayağa kaldırdı. İlk tepki gösterenlerden biri Gülben Ergen oldu. Instagram’a oğulları Atlas, Ares ve Güney’in uyurken çekilmiş bir fotoğrafını yükleyen sanatçı, altına şöyle yazdı:

“Kayseri’de insan görünümlü kadının minicik çocuğa şiddetini izledim! Ayağının altına vurduğu sopayı gördüm. Yerde sürükleyip tepetaklak ettiği çocuğun haykırışlarını dinledim! Yerimde duramıyorum! Ülkem insanının değerlerinden korkar oldum! Sevgisizlik şiddetin temelidir! Bu tesadüfen haberini gördüğümüz video!

Görmediklerimiz bilmediklerimiz var. İçe atar çocuk bu acıyı. Sonra öyle bir çıkartır ki, yakar dünyayı! Çünkü yaktılar onun dünyasını! Ayağının altı şiş çocuk... Yerde sürünmekten atleti dışa çıkmış çocuk. Sopa sokulan ağzı zonklayan çocuk. Sen ne hissediyorsun? Bizi öküzden ayıran duygunun adı merhametse, sana sahip çıkalım çocuk. O kadının aldığı ceza ölüm olsa ne yazar? Çocuk ne olacak çocuk? Pedagog lazım. Oyun terapisi lazım. İyilik lazım. Derin sohbetler etmek lazım. İçinde gömdüğünü dışa akıtması lazım. Çocuklarımın varlıklarına şükür ederek o beyaz yastığa uzanıp dualara sığınacağım şimdi. Çok acıyor canım ama çok.”

'GÖZLERİME İNANAMIYORUM'

Sunucu Esra Erol da, "Ne olur Kayseri’deki anne şiddetinin görüntülerini yayınlamayın! İnsan yüreği kaldırmıyor. Gözlerime inanamıyorum, aklım, ruhum ve midem almıyor. O çocukların maruz kaldığı şeyleri, yaşadıklarını düşünmek kahrediyor. O mahlukat için topluma örnek olacak bir uygulama var mı? Ben bu kadın için suç işlerim" sözleriyle olay yaratan görüntülere tepki gösterdi.

Sunucu Ece Erken ise, "Vali açıklamış, çocukların durumu iyiymiş, şeytan 46 yıl ceza almış! O çocuklar ne kadar iyi olabilirler ki, nasıl unutabilirler yaşadıklarını, nasıl mutlu olurlar bir daha? Pedagoglar eşliğinde ruhsal durumlarının düzeltilmesi gerek. ANNE şefkati gerek. Allah tüm evlatlarımızı korusun, çok canım yandı, içim acıdı. Bir anne olarak çok içim acıyor ama bu şeytana beddua etmek için anne olmaya da gerek yok, insan olalım yeter" mesajını paylaştı.

'BÖYLE OLACAĞINI BİLSEYDİM...'

Üvey anne dehşetinin ardından gözler işkence kurbanı çocukların öz annelerine çevrildi. 24 Aralık tarihinde bir gazeteye konuşan çocukların 26 yaşındaki öz annesi A.Ö., eşinden 3 yıl önce, “geçimsizlik ve fikir ayrılığı” nedeniyle boşandığını ve eşinden hiç şiddet görmediğini belirterek, “Velayet nedeniyle ilk mahkemede boşanamadık. Çevredekiler ve ailesi devreye girdi. Eski eşim de ‘Çocukların velayeti bende kalsın. Söz veriyorum her ay göndereceğim’ diye yalvarınca kabul ettim. Yoksa hâkim velayeti bana veriyordu” dedi.

'BİRBİRİMİZE SARILIP AĞLIYORDUK'

Bir süre önce yeniden evlendiğini ve yeni eşinden de 2 yaşında bir oğlu olduğunu söyleyen genç kadın, işkencenin görüntülerini internetten gördüğünü söyleyerek, “İzleyince şok yaşadım, bayıldım. Annem iğne yaptırdı. Eşim varlıklı diye çocuklarımın velayetini vermiştim. İşkenceyi bilsem çocuklarımı verir miydim? Eski eşim ‘yeniden evleneceğini’ söyleyince, ‘Çocuklarımı bana ver, üvey anne bakmasın’ demiştim. O da ‘Evleneceğim kadın namazlı abdestli, Allah korkusu var. Bir şey olmaz çocuklarımıza’ karşılığını vermişti.

Bir gün çocukların ellerindeki morlukları fark ettim. Eski eşim, ‘Üvey annesi yaptıysa hesabını sorarım” dedi. Ama durumun bu kadar vahim olduğunu bana anlatan olmadı. Böyle mi yapılır? Beni hep olayın dışında tuttular. Çocuklarım geldiğinde soruyordum, ‘Anne biz ağlıyoruz sen bari ağlama’ diyorlardı, birbirimize sarılıp ağlıyorduk” diye konuştu.

CEZAEVİNDE SALDIRIYA UĞRADI

Kayseri Kapalı Cezaevi’nde yatmakta olan üvey anne S.A.'nın 27 Aralık tarihinde, hükümlü ve tutuklular tarafından dövülerek hastanelik edildiği ortaya çıktı.

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, ’darbe, dayak, bükülme, ısırılma veya tırmalanma, başın yüzeysel yaralanması tanısı’ ile tedavi gören S.A. tedavisinin tamamlanmasının ardından can güvenliği gerekçesiyle Ankara Sincan Kapalı Cezaevi’ne götürüldü.



ÇOCUKLARI ZİYARET ETTİ

Olayın ardından sanatçı Gülben Ergen 27 Aralık tarihinde işkence mağduru 2 kardeşi Kayseri'deki evlerinde ziyaret etti. Ziyarette çekilen bir fotoğrafı Instagram hesabından paylaşan Ergen’in bu paylaşımı, 40 binden fazla beğeni, 4 binin üzerinde de yorum aldı.

Gülben Ergen, şu mesajı paylaştı:

"Hani güzel çocuk derler ya, tablo gibi güzel ama, dökme bir biblo kadar güzel burnu, çekik gözleri, aydınlık, nurlu yüzü... o kadar ama o kadar kıyılmaz ve kutsal bir güzelliği var ki... Babaannesinin, babasının, herşeyi en net ve ezbere bilen ablasının -sekiz yaşında- kıymetlisi... İdrar kesesi patlayıp hastaneye zor yetişecek kadar ağır darbeler aldığı günden sonra iki ay hastaneden çıkamamış. Beş ayrı, evet beş ayrı ameliyat geçirmiş.

Ayaklarını bana öptürmekte direten, çorabını hiç çıkartmayan, sabah gözünü açıp önce çorabını giyen bu evlat. Saklıyor falakaya uzattığı mis gibi minicik ayaklarını. Kayseri’de, bu dünya güzeli çocukların yaşadıkları; bir flimde izlesek, ’Böyle de senaryo mu olurmuş, senarist nasıl bir ruh hali içinde yazmış’ diye inanmakta zorlanacağımız zor ve ağır bir hikaye... İki yaşında öz annenin gidişi ile başlayan, şimdi babasının kucağından bir dakika bile inmeyen, bir akıl küpü yorgun bilge... Şeytanın insan kılığında canavara dönüşmüş hali o kadının aldığı ya da alacağı cezaya değil bu hüzünlü, minik ailenin yaralarının nasıl sarılacağına gömülmek ve evladın yüzünü ’önemle’ sakınmak gerekiyor... Eğitimi için, yaşıtlarıyla parka çıkabilmesi için, sosyalleşebilmesi için... Böyle ne kadar çocuk vardır kimbilir.”

BABA NEDEN BU KADAR GEÇ KALDI?

Her geçenr gün yeni bir boyutuyla Türkiye gündemine gelen olayda son olarak üvey annenin komşuları konuştu. Posta gazetesinde 28 Aralık tarihinde yayınlanan haberde, komşular yaşananları şöyle anlattı:

DIŞARIDA MELEK İÇERİDE CANİ

"Evde bize karşı çok iyiydi. Bize gelirdi, biz onlara giderdik. İnsanlık olarak çok iyi biriydi. Misafirperverdi, o yüzden anlayamadık.Kendisini dindar gösterirdi. Kapalıydı, tespih çekerdi. Kuran okurum derdi! Ruh hali ve psikolojisi gayet yerindeydi. Hiç bir açık vermedi. Gayet profesör gibi konuşuyordu."

"BEN BABASINI UYARDIM"

"Ben çocukların babasını uyardım. 'Çocuklar şiddet görüyor, uyanık ol' dedim. O da bana 'Ahmet abi çocuk annesinden yeni ayrıldığı için yeni annesine alışamadı, psikolojik olarak strese giriyor ondandır' dedi."

NEDEN BU KADAR BEKLENDİ?

Olayda dikkat çeken bir diğer noktada, işkence devam ederken görüntüleri izleyen babanın neden bir an önce olaya müdahale etmek yerine beklemesi oldu. İddiaya göre, baba eve kamera sistemi kurdu ama görüştüğü avukat, 'suç üstü yapılması gerekiyor' dedi. Bu nedenle 1-2 gün beklendi.

‘AĞIR BİR CEZA ALMASI AMAÇLANMIŞ OLABİLİR’

Avukat Mehmet Fatih Savaş, elde edilen ilk şiddet görüntüsüne rağmen bir süre daha beklenmesini şu şekilde yorumladı:

“Kanaatimce; babanın bu olaya hemen müdahale etmek yerine birkaç gün beklemesi, üvey annenin cezai sorumluluktan kurtulmak için ileri sürebileceği savunmaları asgari düzeye indirerek, olayın gerçek yüzünü tüm delilleri ile birlikte ve ‘suç ustü halinde’ ortaya koyulması açısından önem arz etti.

Nitekim bu olayın birkaç gün devam etmesi, nitelikli yaralama suçunun yanı sıra ayrıca ‘çocuğa karşı eziyet’ ve ‘cinsel istismar’ suçlarının aydınlanmasına neden olmuştur. Bu şekilde üvey annenin basit cezalar ile kurtulmasının önü kapanmış ve zalimane muameleler tüm detayları ile kanıtlanmış ve işkence suçunun delilleri elde edilmesi amaçlanmış olabilir.”