Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Türkiye İhracatçılar Meclisi üyeleriyle istişare toplantısında konuşuyor.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

"Anayasanın verdiği yetkileri sonuna kadar kullanmaktan asla çekinmedim. Gerektiğinde Bakanlar Kurulu'nu topladım. Hiçbir zaman kim, ne der diye düşünmedim. Doğru olduğunu düşündüğüm bütün konularda düşüncelerimi ifade ettim. Ne zaman ki bu olay gerçekleşti, şimdi birçok kesim anladığını ortaya koymaya başladı. Yaşadığımız her önemli hadiseyi iş adamlarıyla ve ihracatçılarımızla paylaştık. TİM'in geçmişine baktığımda Cumhurbaşkanı'yla önceden ne kadar görüşüyorlardı bilemiyorum ama ben buna özen gösterdim. Ülkeyi beraber ayağa kaldıracaktık, buna inanıyordum. Bugün de son gelişmeleri yine sizlerle değerlendiriyorum.

15 temmuz gecesi ülkemizde şanlı tarihimiz adeta yeniden canlanmıştı. Türkiye’yi FETÖ eliyle esir etmek, Suriye Afganistan’da yaşanan acı görüntüleri yaşatmak isteyenlere milletimiz bir ders vermiştir.

Ne diyor FETÖ 'nün sözde kalemşörleri, bu millet silahların karşısına dikilemezler. hemen kaçarlar, sokağa da çıkamazlar diyor. Ama benim milletim tankların önüne geçti, şehit oldu. bunu sadece erkekler yapmadı, hanım kardeşlerimde yaptı.

Marketlerden dükkanlarda ne var yok alınır stoklanırdı. Ama şimdi böyle olmadı. Milletimiz sabahlara kadar meydanlarda. Farklı bir istiklal mücadelesi verdiler. 16 temmuzda TİM’in panama ve guatemala’ya giden heyetlerin iptal etmeyerek vazifesini sürdürmesini ben çok önemli görüyorum.

İki konuda yardım talep ediyorum. Yurtdışında darbenin gerçek yüzünü anlatmalısınız. O camiadan dostlarınız olabilir. Ben diyorum ki bunları da ifşa etmeni lazım bunları savcılıklarımıza bildirmeniz lazım, bu vatanseverlik borcudur.

Şikayetçi sıfatıyla bunları bildirmeniz lazım. Emniyet bilemiyebilir, ya da gecikebilir. Bakın kaçabiliyor. Çünkü bunlar virüs.

İnanıyorum ki çok kısa zamanda Rusya ile aramızdaki ekonomik ilişkileri giderecek ve bunu aşma fırsatını bulacağız. Değerli ihracatçılar en son Haziran ayında sizlerle berabere gelmiştik. O toplantıda gündemimizde Almanya Parlamentosunda sözde Ermeni soykırımla ilgili alınan karar vardı. Bugün ise 15 Temmuz hadisesi sebebiyle birlikteyiz. 15 Temmuz nasıl karanlık bir gece olarak başladıysa 16 Temmuz da aydınlık bir gün olarak doğdu. Milletimiz, her siyasi görüşten insanıyla tankların karşısına büyük bir inançla dikilmiştir. Bu millet güçlü bir millettir.

Bir millet eğer yöneticisine güvenemezse o milletin hali ne olur. O güvenceyi milletimize verebilmemiz için bunların üzerine gitmemiz gerekiyor. Ben bir Cumhurbaşkanı olarak en yakın iş arkadaşımı kaybettim. 16-17 yaşındaki yavrumuz da o mertebeye yükseldi. Bu işi adalet çerçevesinde hesabını soracağız. Şanlı tarihimiz adeta yeniden canlanmış, asırlar öncesinin kahramanları milletimizin sinesinde canlanmıştır. Milletimiz darbecilere tarihi bir ders vermiştir. Ne diyor FETÖ'nün sözde silahşörleri, "Bu millet sokağa çıkamaz, silahın önüne geçemez". Benim milletim tankların önüne geçti ve gövdesi parçalanırcasına hanım kardeşim bize Nine Hatunu hatırlattı ve şehit oldu.

Bu süreçte iş dünyası da ihracatçılarımız da sağlam bir duruş sergilemiştir. Bir yandan hükümetin yanında olduklarını belirten iş adamlarımız, bir yandan da ihracatlarına devam etmişlerdir.