Maliye Bakanı Naci Ağbal, vatandaşların kamuya olan ve sonradan haberleri olan borçlarıyla ilgili çok ilginç bir anısını anlattı. Meğer Maliye Bakanı Naci Ağbal da, vatandaşların sıkça şikayet ettiği durumdan zamanında mağdur olmuş. Araç muayenesi için muayene istasyonuna gittiğini söyleyen Bakan Ağbal, burada hiç haberi olmayan borçla karşılaşınca bakın ne yapmış.

BAKAN AĞBAL'IN ANISI: BİRİSİ BANA DAHA ÖNCE SÖYLESEYDİ
Gelir İdaresi Başkanlığı personeline, vatandaşın vergi borcuyla ilgili zamanında uyarı yapılması gerektiği ikazında da bulunan Ağbal, başından geçen olayı şöyle aktadrı: Araç muayenesi yaptıracağız, muayene alanına gidildi oradakiler demiş ki, ‘trafik para cezası var ödememişsiniz.’ Ben de girdim internetten anında ödedim. Şimdi ben borcumun olduğunu o anda öğrendim. Birisi bana o anda değil de daha önce söyleseydi herhalde bu parayı o zaman öderdim. Vergisini gününde ödemek isteyen vatandaşlarımız var, çoğu zaman bunlar borçlarını çok geç öğreniyorlar. Yani araç muayenesi olmazsa ben belki hiç öğrenmeyeceğim ya da vatandaş ne zaman araç alıp-satsa sonradan öğreniyor borcunu. Dolayısı ile bizim mutlaka Gelir İdaresi Başkanlığı olarak vergi borcu ödenir ödenmez o borcun olduğunu mutlaka mükellefe hemen bildirmek. Bildirmekle beraber, tamam ben ödemek istiyorum ama elimdeki imkanlar şuna imkan veriyor, bana biraz imkan verin, bana biraz fırsat verin dediğinde de mükellefe mümkün olduğunca yardımcı olmak. Şu an devletin 1 kuruş bile alacağı nerede varsa devletin bütün imkanlarını kullanmak suretiyle vadesi geçmiş alacaklarımızı takip edeceğiz. Gönderilmemiş ödeme emirleri gönderilecek, takibe alınmamış alacaklar takibe alınacak, ödeme emri gönderilmemişse cebren takip için ne gerekiyorsa o da yapılacak. Elektronik hacizse elektronik haciz, mal haczi yapılması gerekiyorsa mal haczi yapılacak. Neden vergi süresinde ödeyen mükellef süresinde ödüyorsa ödemeyen de devletin bu takibatına karşı ödemek için gayret sarfedecek. Aslında kanunlarımızda borcunu süresinde ödemeyen mükellefler için sağlanan bir takım kolaylıklar var. O zaman bunlardan yararlanacağız.

KAMU MALİYESİNDE GEÇİCİ DEĞİL SÜREKLİ DİSİPLİN
Afyonkarahisar’da Gelir İdaresi Başkanlığı'nın gerçekleştirdiği “2016 Yılı Çalışma ve Hedeflerinin Değerlendirilmesi” toplantısına katılan Ağbal, toplantının açılışında konuştu. ” dedi. 
Son 14 yılda bütçe disiplininde önemli başarılara imza atıldığını söyleyen Ağbal, bütçe açıklarının 2002 yılından itibaren önemli oranda düşürüldüğüne işaret etti. Bakan Ağbal, bundan sonra da kamu harcamalarında disiplinden asla vazgeçmeyeceklerini, bunu kararlılıkla uygulayacaklarını dile getirdi.

Vergi dışı gelirlerde mutlaka ve mutlaka ekonominin potansiyeline uygun bir tahsilatı gerçekleştirmiş olmak gerektiğine dikkat çeken Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Bu açıdan da baktığımızda 2002 yılında toplanan vergi gelirlerinin milli gelire oranı yüzde 17,2 iken şimdi yaklaşık 20,9'dur. Yaklaşık yüzde 3,7 artırmışız. Dolayısıyla ekonominin potansiyelini kamu gelirine dönüştürmeyi başarabilmişiz. Bu son derece önemli" dedi.
 
En radikal değişimin bütçe açığında olduğuna dikkati çeken Ağbal, "2002 yılında bütçe açığı yüzde 11,5 iken 2016 yılında bu rakam yüzde 1,3'tür. Bu oran bugün birçok ülkenin hayal dahi edemediği bir bütçe açığı oranı. Bugün gerek OECD ülkelerinde gerek AB ülkelerinde bütçe açıkları yüzde 3, 4, 5'lerde ama Türkiye son 14 yıldır uyguladığı sıkı maliye politikası ve bütçe disiplini sayesinde bütçe açıklarını yüzde 1'ler seviyesine getirebilmiştir." ifadelerini kullandı.
 
Naci Ağbal, son 3, 4 yıla bakıldığında ortalama bütçe açığının milli gelire oranla yüzde 1,2, 1,3 aralığında devam ettiğini bildirdi.
 
Kamu maliyesinde sağlanan disiplinin geçici değil süreklilik arz ettiğini anlatan Ağbal, şöyle devam etti:
 
"2016-2018 dönemi için Orta Vadeli Programda yüzde 1'in altında çekilen bir bütçe açığı öngörümüz var. İnşallah bunları da büyük başarıyla elde edeceğimize inanıyorum. Bu dönemde hem bütçe açıklarını önemli ölçüde azalttık hem de bütçe harcamalarının kompozisyonunu değiştirdik. 2002 yılında, yaklaşık olarak topladığımız her 100 liralık verginin 85 lirasını sadece faize ödüyorduk. Yani neredeyse Gelir İdaresi Başkanlığının topladığı paranın yüzde 85'i sadece faize gidiyor. Böyle bir bütçe olmaz. Faiz bütçesi bu milletin bütçesi olamaz. Bu milletten topladığımız vergiyi, faiz geliri elde edenlere vermekten ibaret bir bütçe anlayışı... Halbuki şimdi bu oran yüzde 11'e indi. Yani şu anda idare olarak topladığımız her 100 lira vergi gelirinin sadece 11 lirasını faize ödüyoruz. Bu bile yüksek, bunun da yüzde 3'lere, 4'lere düşmesi lazım. Eğer biz kamu maliyesindeki disipline devam edersek ki devam ediyoruz, devam edeceğiz, o takdirde faiz giderlerinin bütçe içindeki payı ve faiz giderleriyle vergi gelirleri arasındaki ilişki de çok daha olağanüstü bir noktaya doğru gidecek."
 
Ağbal, kamu harcamalarının ekonominin gereklerine uygun bir seviyede olması ve harcamaların kompozisyonunun da büyümeye destek vermesi gerektiğini söyledi.