Son zamanlarda pek çok yabancı sivil toplum örgütleri kentte faaliyet göstermeye başladı. Kentin kamu düzeni ve terörizm faaliyetlerinde ulaştığı nokta ABD’yi harekete geçirdi.

ABD, Ankara Büyükelçiliği’ne bağlı faaliyet yürüten “Büyükelçilik Şube Ofisi”ni (EBO) 2015’te hizmete soktu. Birleşik Devletler, bu birim üzerinden yürüttüğü “ciddi ve kapsamlı” çalışmalarla bölgeyi mercek altında tutmaya başladı.

ABD'LİLER OFİSİ KAPATTI

Ancak Gaziantep ve diğer kentlerde yapılan operasyonlar sonrasında elde edilen bilgi/belgelerin değerlendirilmesiyle DAEŞ’in, ABD’nin Gaziantep’teki ofisine yönelik keşif çalışmaları ve doğrudan eylem hazırlığı yaptıklarının saptanması üzerine ofisin faaliyetleri iki aydır askıya alınmış durumda.

Yine bu süre içinde özellikle Ankara’daki gar eylemi sonrasında “devlet güvenliği” merkezli başlatılan operasyonlar Gaziantep’te birbiri ardına DAEŞ hücrelerinin varlığını ortaya koydu. Gaziantep’in, Kilis’le birlikte sınırın Suriye tarafındaki karşı bölgelerinin DAEŞ’in elinde olması terör örgütünün zaman içinde rahat hareket etmesine olanak tanıdı.

10'A YAKIN DAEŞ HÜCRESİ

Son iki yıl içinde Gaziantep kent merkezinde ve ilçelerinde 10’a yakın DAEŞ hücresi ortaya çıkarıldı.

Bu eylem hücrelerinin son dönemde yerli ve yabancı istihbarat birimlerinin desteğiyle Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nce ortaya çıkarılması, polis teşkilatını doğrudan örgütün hedef tahtasına yerleştirilmesine neden oldu.

Operasyonlar sürecinin son örneklerinden birisi İstanbul İstiklal Caddesi’nde 19 Mart’ta canlı bomba eylemi olmuştu. Eylemi gerçekleştiren Mehmet Öztürk’ün, DAEŞ’in Gaziantep sorumlusu Ma’raj kod adlı Ercan Çapkın’la bağlantılı çıkmasının yanı sıra Çapkın’ın kontrolündeki hücrenin Antalya’yı hedef seçtiği, kentin tarihi ve turistik yerlerinin araştırıldığı, EXPO alanının keşfinin yapıldığı bilgileri Gaziantep operasyonlarında deşifre edildi.

Bombalı araç eyleminin yapıldığı gün Antalya’daki operasyonda gözaltına alınan iki DAEŞ’linin de Gaziantep bağlantılı olduğu ortaya çıkarıldı. İşte bu sürecin sonunda DAEŞ, doğrudan Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nü “cezalandırma” yoluna gitti.

EYLEMİN ŞİFRELERİ

DAEŞ’in Gaziantep’teki eyleminin taşıdığı önem:

1. Bu eylem, DAEŞ’in bombalı araç hazırlayıp kullanarak Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk eylem. Şimdiye kadar bomba düzenekli yelekleri giyen canlı bombaların kullanıldığı eylemleri gerçekleştiren DAEŞ, ilk kez araç kiralama şirketinden kiralanan araca 1 ton amonyum nitrat yani gübre destekli bomba düzeneği yerleştirip intihar eylemi gerçekleştirdi.

2. DAEŞ, yine ilk kez devletin güvenlik güçlerini yani polisi hedef aldı. Gaziantep başta yurt genelindeki polis operasyonlarıyla pek çok eylemi deşifre edilen örgüt, bunun hesabını Gaziantep Emniyeti’ne doğrudan eylem yaparak sormak istedi.

3. Örgütün bu eylem yöntemini önümüzdeki süreçte farklı kentlerdeki farklı hedeflere kullanmasını beklemek şaşırtıcı olmaz. Daha önce özellikle sosyalist grupları hedef alan örgüt, artık bombalı araç eylemleriyle, kendisine yönelik operasyonlar yapan asker ve polisleri hedef aldı.  

4. Devlete yönelik bu eylemle DAEŞ’in aynı zamanda Türkiye’nin sınır ötesi harekatlarını kısıtlamaya çalıştığı söylenebilir.

5. Kobani’de DAEŞ’le ağır sokak çatışmaları yaşayan PKK, sokak çatışmalarını ve canlı bomba eylemlerini DAEŞ’den öğrenirken, son dönemde fazlaca kullandığı bomba yüklü araç eylemleri ile DAEŞ’e ilham verdi. Yaşanan son terör eylemlerinde, küresel terör sarmalı içinde yeralan iki farklı yapıdaki terör örgütünün birbirlerinden esinlenmeleri dikkat çekti.

Sonuçta, ülke farklı bir siyasi atmosfer içinde. Ankara’daki bürokrasi “sutre gerisi”nde durarak yeni Başbakan’ın belli olacağı 23 Mayıs’ı bekliyor. Ancak, kamu ve devlet güvenliği “sutre gerisi”nde durmayı kaldırmaz. DAEŞ ve PKK bir süre daha gündemde yer almaya devam edecek. (Milliyet)