Kılıçdaroğlu, "Son bir haftada Türkiye bir terör örgütü ile ilişkili hale geldi. Cenevre'de bir toplantıya katılan Dışişleri Bakanı 'Terörist El Nusra Halep'ten ayrılmalı' dedi. Bunu 15 Ekim'de söyledi. Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki 'Putin beni aradı, Halep'in dışına El Nusra çıkar mı' ben de talimat verdim diyor. Bunu söyleyen kim Cumhurbaşkanı. O silahları TIR'larla kime gönderiyordunuz. Her şey gayet açık ortada. Dedim ya bunların yatacak yeri yok.

Fransız Bakan Türkiye'ye geldi. Benimle de görüştü. Ortak açıklama yaptılar. Fransız Bakan diyor ki bizim OHAL sizinkinden farklı. Bizimkisi diyor ki hayır ikisi de aynı diyor.

Fransa'daki OHAL'da kitlesel gözaltı ve tutuklama yetkisi vermiyor. Fransa'da mala el koyma yetkisi yok. Fransa'daki OHAL'de şirkete kayyum atama yetkisi verilmiyor.

Fransa'da aydınların hapse atılması diye bir şey söz konusu değil. Radyoları kapattık. Türkü söyleyen radyoyu kapattık. Çocuk televizyonunu kapattık. 26 yayınevi kapandı. Fransa'da böyle bir şey yok! Fransa'da OHAL döneminde bir kişi dahi mağdur edilmedi. Bizde milyonlar mağdur edildi. Çavuşoğlu'nu cidden merak ediyorum.

Gazetecileri hapse attınız! Gazetecinin silahı varsa o da kalemi! Bilim insanlarını niye hapse atıyorsunuz. Necmiye Alpay 12 Eylül döneminde de hapisteydi şimdi de hapiste. Aslı Erdoğan niye hapse atıyrosunuz? Bu kadar gazeteciyi hapse atarsanız darbeyi kimseye analatamazsınız dedim Binali Bey'e. Tam tersi, askerleri, öğrencileri, öğretmenleri hapse atarsanız darbeyi siz yapmış olursunuz.

Van'da bir fotoğraf vardı. Römorkun üzerinde okula giden öğrenciler vardı. O çocuklar okula gidecek ama öğretmenleri görevden alınacak! Ferhat ile Şirin'i buluşturacak gibi siz öğretmenleri öğrencileriyle buluşturacağım.

Bütün bunların üzerine bir de AKUT çıktı. Gönüllü bir dernek. Efendim neymiş Cumhurbaşkanı'na hakaretten. Ne demiş 'Yeri gelir herkes yargılanır'. Akıl sır ermiyor arkadaşlar. Nerede bir mazlum varsa orada CHP vardır. Taksim'de söyledim; Devlet kinle öfkeyle davranmaz. Darbe girişiminde olanlar hukuk kuralları çerçevesinde yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti insanları hukuk içerisinde yargılamaktır. Darbe ile nasıl mücadele edilecek? Demokrasi askıya alınarak darbe ile mücadele edilmez. Bunlar aynı menzile giden iki farklı yapı. Aynı hedefi güdüyorlardı. Kendi aralarında kavga ettiler. Atamalara bakın; kim yaptı? Bereket versin CHP bu atamaları yaptı demedi.

Bir örnek vereyim; Dinlemelerin başına getirilen ismin ataması yapılırken Cumhurbaşkanı imza vermiyor. Bunlar Cumhurbaşkanı imzasına gerek yok diye kanun çıkartıyorlar. Sevgili Binali Yıldırım sana soruyorum.

NE İSTEDİLER SİZ NE VERDİNİZ?

Sayın Erdoğan Trabzon'da konuşuyor. 17 üniversite kurmak istediler izin verdik. Hükümet başkanlarına bunları biz refere ettik. Ne istediniz de almadınız dedi. Sevgili Binali Yıldırım'a soruyorum; sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan cevap vermedi, Davutoğlu cevap vermedi. Siz cevap verin, ne istediler siz ne verdiniz?

Hilmi Özkök Darbe Komisyonu'nda ifade verdi. Biz 2004 yılında uyardık dedi. Başbakan diyor ki ne 2004'ü kardeşim 17-25 Aralık'tan itibaren diyor. 17 Aralık FETÖ ile ilişkilerinizin bozulma tarihidir.

Sorumluluğu olmayan bir insan A planımız var, B planımız var C planımız var diyor. Niye konuşuyorsun kardeşim? Eskiden Ortadoğu'da sorun çıksa başvurulan ülke Türkiye'ydi. Şimdi kabile reisleri Türkiye'yi azarlıyor.

Sayın Bahçeli'ye sesleniyorum; Gel şunu Kral yapalım, ne yapıyorsa yapsın. 24 saat yayın yapacağı bir kanal kuralım sen de kurtul ben de kurtulayım.

Kardeşim yarın birisi seni kandırdı, sen de ülkenin başını belaya soktun o zaman biz ne yapcağız? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni Pensilvanya'daki meczup karşısında acze düşüreceksin şimdi de kalkmış başkanlık diye tutturacaksın"