Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

"Sizlerle birlikte aynı davaya hizmet etmekten gurur duyuyorum. AK Parti hareketinin bir mensubu olmaktan büyük onur duyuyorum. Sizler gibi doğru yol arkadaşlarıyla, bütün tuzaklara karşı bu harekete hizmet etmekden daha değerli bir şey yok. Milyonların gözyaşı ve dualarıyla varılan bu hareket; tüzüklerle, kurultaylarla varlık kazanmasından daha fazlasıdır. Nesillerce ödenen bedellerin neticesidir AK Parti. En kıymetli hazinemizdir. Bu dava yeryüzünün sorumluluğunu taşıyan bütün mahlukata karşı sorumlu olanların davasıdır. Türkiye evimiz yurdumuz değil, aynı zamanda yüzbinlerce mazlumun yüzünü döndüğü topraklardır. Bu ülke adaletin ve merhametin yurdudur.

3 Kasım 2002 ile 1 Kasım 2015 arasında verilen destansı mücadelenin hangi badirelerden geçtiğini biliyorsunuz. Bu zorlu dönemeçlerden kararlı ve dürüst bir siyasetle çıktığımızı hatırlıyorsunuz. Biz bu kritik kavşakları milletin asli görevini ıskalamayarak dosdoğru siyasi bir kararlılıkla geçtik.

7 Haziran sonrasında 'AK Parti'nin sonu geldi' diye sevinç çığlıkları atanları hatırlayınız. Siyasetin üzerinde yeniden vesayet hesapları yapılabileceğine seviniyorlardı. Biz dik durduk, heveslerini kursaklarında bıraktık. Bir araya gelmesi imkansız terör örgütleri eşzamanlı olarak harekete geçtiler. Bizi 78 milyonluk aile yapan birliğimize saldırdılar. 'Türkiye sahipsiz değildir, terör örgütlerinin bu ülkeyi esir almasına izin vermeyiz' dedik. 'Biz bir seçim hükümetiyiz' demedik. Milletimiz AK Parti'nin Türkiye'nin yegane siyasi umudu olduğunu gördü. 1 Kasım'da milletin oylarıyla destan yazdık. Bunu sizler başardınız, bizler başardık. Seçimde 2002'den bu yana atılımları daha ileri taşıyacak reformların sözünü verdik. Biz de 3 ay içinde tüm vaatlerimizi yerine getirdik. Anayasa sözü verdik, gereğini de yerine getireceğiz.Başka partiler seçimden önce söyler, sonra unutur ama AK Parti unutmaz.

Bölgemiz ve ülkemiz kritik bir dönemden geçiyor. Moğol, Haçlı saldırıları, 1. Dünya Savaşı acılarından daha fazlası yaşanıyor. Paravan örgütler taşeronluk yapıyor. Hepsi bu fitnenin içinde. Türkiye'yi de şiddet sarmalı içine çekmek için, kaos oluşturmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Türkiye bunlara cevap verecek güçtedir, çünkü AK Parti iktidardır. Yaptıkları saldırılar asla yanlarına kalmıyor.

Bu hareketin en önemli özelliği yerli ve milli olmasıdır. Bize her türlü eleştiriyi getirebilirler. Doğrularımız olduğu kadar yanlışlarımız da olabilir ama bu topraklarla bağımızı asla sorgulayamazlar. Bizim Türkiye sevdamız, onların korkak, kişiliksiz saldırılarından zerre etkilenmez. AK Parti eski Türkiye defterini kapatmıştır.
AK Parti milletle siyaset yapma geleneğinin son halkasıdır. Bizler küresel güçlerin çakma yerli versiyonların papuç bırakmayız. Birileri iftira ve kumpaslarla uğraşırken, biz milletimize hizmet için koşturuyoruz. Her hafta başka bir ilde onlarca açılış yapıyoruz.

Türkiye ekonomisini 14 yıl şaha kaldırdık. Topyekun bir kalkınma yaşadık. Tüm karamsar tablolara rağmen bu şaha kalkış devam ediyor. Büyümemiz piyasalara can verdi, ümit verdi. Türkiye'yi 34 yılın ardından tek haneli enflasyonla biz tanıştırdık ve bunu devam ettiriyoruz. Nisan ayı enflasyonu yüzde 6,57 seviyesine kadar düştü, bu son 3 yılın en düşük seviyesidir. Bu istikarar, bu kararlılık devam edecek. Türkiye'yi ayağa kaldıracak reformları hayata geçireceğiz.
Birileri bizi sığ gündemlere hapsetmeye çalışabilir. Bizi yavaşlatmaya asla izin vermeyeceğiz. Milletimizle kucaklaşmaya devam edeceğiz. Bu dava bu toprakların istiklal davasıdır. Milletimizin refahı ve huzuru için siyaset yapıyoruz. Zulme uğrayan, adaletsizliğe uğrayan bütün insanlar adına hak ve adalet mücadelesi veriyoruz.
İstanbul AKSEM'de AK Parti hareketinin felsefesini 10 maddede özetlemiştim.

AK Parti bir dava partisidir, bir misyon hareketidir. Güçlü ve müreffeh bir ülke demektir. Muhalefetin hali ortada. Onlardan Türkiye'nin geleceği için bir katkı vereceğini beklemiyoruz. HDP ahlaksız bir şiddeti savunmaya, TBMM'de uygulamaya çalışıyor. Yönetimlerin kendilerinde olduğu şehirlere bile ihanet ediyorlar. Eli kanlı bir örgütün sözcülüğünü yapmaya devam ediyor. Dokunulmazlık sürecini engellemek için milletvekillerimize saldırıyorlar. Meclis çatısını kavganın, kargaşanın adresi olarak göstermek peşindeler. Ulu Cami'yi kana bulayan herkese dokunulacaktır. Hiçbir yere kaçamazlar.