Zaman Gazetesi'nin eski yazarları ve yöneticilerine karşı açılan davada tutuklu sanık Mümtazer Türköne savunmasını tamamladı.

Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusü karşısında yer alan binada İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada ifade veren Türköne, “Darbe yargılamasında bulunuyorum. 15 Temmuz'da bir kalkışma yaşandı. Bu girişimle halk baş etti ve parlak bir başarı elde etti. Halk sokağa döküldü, sokağa dökülenlerden biri de bendim" diyerek savunma yaptı.

"ÇAĞLAYAN ADLİYESİ'NİN ÖNÜNE BÜSTÜMÜ DİKSİNLER"

Türköne, “Yargılamalar biter, her şey yerli yerine oturduğunda 15 Temmuz darbesinin arka planda engellenmesinde çaba harcayan kim var diye sorarlarsa ilk sırada ben varım. Benim büstümün dikilmesi gerekiyor. Vasiyetimdir, öyle bir şey olursa büstümü Çağlayan Adliyesi'nin önüne diksinler" şeklinde konuştu.

TAHLİYESİNİ VE BERAATİNİ İSTEDİ

Türköne savunmasının sonunda beraatini ve tahliyesini istedi. Duruşma sanık savunmalarının alınmasıyla sürüyor.


DARBE TEHDİDİNDE BULUNUYORDU, ERDOĞAN'IN İDAMINI İSTEMİŞTİ

Mümtazer Türköne'nin, yazdığı bir köşe yazısında kullandığı şu ifadeler büyük tepki çekmişti:

"Yeniyetme bir devlet değiliz, bürokrasinin devlet menfaatlerini koruma içgüdüsü bu sefer halka da güven verebilir. Demek ki sivil-asker devlet bürokrasisi kapıkulu düzeninden çıkacak, yeniden özgüven kazanacak ve sorumluluklarını yerine getirecek. (...)Köklü bir demokrasi tecrübemiz var. İfrattan tefrite savrulma ihtimalimiz yok. Türkiye’nin yetişmiş kadroları, derin birikimi bu sürecin kazasız-belasız atlatılması için yeterli. Toplumu, ekonomisi, siyasî kadroları ve devlet bürokrasisi sağduyuya uygun şekilde işbirliği içine girip otokrasiyi tasfiye edip yeni bir dönem başlatacak. Yeni aktörler bu grupların temsilcisi olacak."

Yine Türköne bir başka köşe yazısında da, isim vermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın idam edilmesinin bir çıkış yöntemi olduğunu kaleme almıştı.