FETÖ'nün darbe kalkışması esnasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı yapılan suikast kalkışması ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya dair 3'ü kaçak, 44'ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında ara kararın ardından müşteki avukatları esas hakkında beyanlarını sunmaya başladı.


Reis-i Cumhur Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmaya verilen arada gazetecilere verdiği demeçte, aylardır devam eden duruşmalarda söz hakkının kendilerine geldiğini belirtti.

Duruşmada söylemek istedikleri birçok şeyi usul kuralları gereği detaylı aktarma olanaklarının olmadığını ifade eden Aydın, sanıkların bütün savunmalarında ortak bazı konular yer aldığına vurgu yaptı.

Sanıkların, Cumhurbaşkanına suikast suçu bakımından kasıtlarının suikast iradesi değil, alıkoyma iradesi olduğu yönünde ifadleri bulunduğuna dikkat çeken Aydın, şunları söyledi:

"Biz buradaki iradenin alıkoyma iradesi değil, suikast iradesi olduğunu dosyadaki delillerle ve hukuki gerekçelerle anlattık. Yine bazı sanıkların bilhassa alt rütbedeki sanıkların verilen emir yönünde olay mahalline geldiklerini, eyleme katıldıklarını, kendilerine herhangi bir hukuki sorumluluk, cezai sorumluluk yöneltilemeyeceği şeklinde savunmaları vardı. Biz de bunun hukuki dayanaktan mahrum olduğu, suç teşkil eden emrin hiçbir şekilde yerine getirilemeyeceği konusunda gerekçeler sunduk."

Sanıkların niye örgüt üyesi sayılmaları gerektiği hususunda da mahkemeye aktardıklarını anlatan Aydın, sanıkların silahlanması ve geliş tarzının hiçbir biçimde askeri teamüllere, kaidelere uygun olmadığını söyledi.

Aydın, bunun yalnızca FETÖ'nün örgütsel planlaması ve hiyerarşisi kapsamında yapılabilecek bir operasyon olduğunu da nedenleriyle izah ettiklerini vurguladı. Aydın, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanına suikast suçu isnat edilen bir kişinin hiçbir şekilde yer aldığı devlet tarafından 'bu suç siyasi suçtur' gerekçesiyle iadesi isteminin kabul edilmyeceğine ilişkin uluslararası sözleşmeler mevcut. Bizim, ABD ile suçluların iadesine dair yaptığımız anlaşmada da bu hüküm mevcut. Darbe suçu genelde siyasi suç olarak kabul ediliyor. Bu nedenle Fetullah Gülen'in darbeden sorumlu olması, alakalı devletler tarafından siyasi suç sayılıp iadesine hukuken engel görülebilir ancak Cumhurbaşkanına suikast suçu hiçbir şekilde uluslararası anlaşmalarda ve Amerika ile aramızdaki ikili anlaşmada da iade talebi hukuken kabul edilmeyecek bir suçtur. Sanıkların bilhassa bazı hususların üzerinde önemle durmaları, Fetullah Gülen'in iadesini engellemeye karşı bir örgütsel dayanışma olduğu sonucunu ortaya çıkartıyor."