Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bosna Hersek ziyaretinde Ferhadiye Camii'nin açılışını yaptı. Burada Bosnalılara seslenen Davutoğlu, "bu camiinin açılışında bulunmak benim hayatta tattığım en büyük tatlardan biridir" dedi.

Aliya İzzetbegoviç'le birlikte ağladığı günün üzerinden 23 yıl geçtiğini ifade eden Davutoğlu, "büyük lider, bilge insan, bilge lider Aliya İzzetbegoviç'in hatırasına sonuna kadar sahip çıkacağız" şeklinde konuştu.

Davutoğlu, Ferhadiye Camii'nin açılışının kendisi için ifade ettiği anlamı da şu cümlelerle açıkladı:

İNSANLIĞIN VİCDANINI İNŞA EDİYORUZ

Birincisi insanlık vicdanı açısından. 23 yıl önce Ferhadiye Camii'ni bombalayanlar sadece bir camiyi değil insanlığın vicdanını yıkmışlardır. Ve bugün biz bu camiyi yeniden inşa ederken aslında insanlığın vicdanını inşa ediyoruz.

78 MİLYON ADINA SÖZ VERİYORUM, EBEDİYETE KADAR BURADA OLACAĞIZ

İkincisi ise ortak kültür mirasımızdır. Bilinsin ki Bosna Hersek'te bizim ortak mirasımız olarak inşa edilen bütün eserler ortak himayemiz altındadır.

78 milyon adına söz veriyorum. Bosna Hersek'te yıkılan her kültür mirasımız yeniden inşa edilecektir. Bizim burada niçin bulunduğumuzu kimse sorgulamasın. Biz burada insanlık için bulunuyoruz, çok kültürlü Bosna için bulunuyoruz. Buradaydık, buradayız, burada olacağız; ebediyete kadar.

BU BİR BARIŞ MESAJIDIR

Üçüncüsü de Bosna Hersek'in geleceği ile ilgilidir. Bütün kimlikleriyle Bosna bir ve bütündür. Bosna Hersek'i bölmek, parçalamak isteyenler aslında insanların yürekleri ayırmak istemektedir. Bugün Ferhadiye Camisi'nin açılması bütün Bosna Herseklilere bir barış mesajıdır. Bu barış mesajının doğru okunması lazım. Allah bize Aliye İzzetbegoviç'in emaneti korumayı nasip etsin. Ey bilge insan, mekanın cennet olsun, ruhun şad olsun."

Bosna Herseklilerin Türkiye'de yaşanan her olayı yüreklerinde hissettiğini ifade eden Davutoğlu, "Bosna Hersek denince gönlümüzde hem o derin tarihi ilişkilerden kaynaklanan büyük bir muhabbet hem de 20-25 yıl önce yaşanan hüzün dolayısıyla kalbimize inen derin bir ayrılık hasretinden bahsederiz." dedi

Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları:
Bu açılışta bulunmak benim için onurdur. Bu açılış üç açıdan büyük bir anlam ve önem taşıyor.  Birincisi insanlık vicdanı açısından. 23 yıl önce Ferhadiye Camii'ni bombalayanlar sadece bir camiyi değil insanlığın vicdanını yıkmışlardır. Ve bugün biz bu camiyi yeniden inşa ederken aslında insanlığın vicdanını inşa ediyoruz.

İkincisi ise ortak kültür mirasımızdır. Bilinsin ki Bosna Hersek'te bizim ortak mirasımız olarak inşa edilen bütün eserler ortak himayemiz altındadır.

- "Tarihi eserler bir bir yıkıldı"
Başbakan Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"O acı yıllardan bugünlere intikal eden en önemli hususlardan birisi, Bosna Hersek'teki kültürel mirasımızın ayakta kalmasıyla ilgili oldu. O savaş, hüzün, soykırım yıllarında sadece Boşnak kardeşlerimiz katledilmedi. Bizim oraya vurduğumuz mühür niteliğindeki tarihi eserler de bir bir yıkıldı. Birçok eser tahrip edildi. Tarih yerle bir edilmeye çalışıldı. Bu eserler arasında üç eser vardı ki dikkat çekici, hepsi önemli ama birisi Mostar Köprüsü. Mostar Köprüsü bizim dönemimizde tekrar ihya ve inşa edilerek hizmete girdi. Diğeri Foça'daki Alaca Camisi ki, Bosna Hersek'teki ilk camilerden biridir. Üçüncüsü de bugün inşallah 23 yıl sonra tekrar ezan sesiyle buluşacak olan Banya Luka'daki Ferhadiye Camisi'dir."

Alaca ve Ferhadiye camilerinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin katkılarıyla tekrar ayağa kalktığına dikkati çeken Davutoğlu, Ferhadiye Camisi'nin 1993 yılında dinamitlerle patlatılarak yıkıldığını anımsattı.

"Evlad-ı fatihan mirasının ayağa kalkması anlamına gelir"
Ferhadiye Camisi'nin tekrar ibadete açılacağını belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Aslında Ferhadiye Camisinin ayağa kalkması, Balkanlardaki evlad-ı fatihan mirasının ayağa kalkması anlamına gelir. Siyasetimizin özü de, felsefesi de, temeli de bugünkü bu sembolik açıdan çok önem taşıyan bu camimizin açılışıyla tecessüm ediyor. Allah bir daha bu mübarek mekanların tahrip olmasına sebep olacak çatışmalar göstermesin. Ama bilinsin ki, eğer böyle bir durum yaşanacak olursa artık 90'lı yılların aksine Bosna Hersek'in arkasında dağ gibi duracak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve 78 milyonluk tek bir yürek olan milletimiz her zaman var olacak."