Kurtulmuş'un açıklamalarında öncelikli olarak şu hususlara vurgu yaptı:

PARALEL YAPIYLA MÜCADELEDE YENİ BİR SAFHAYA GEÇİLDİ

MGK'nın tavsiye kararıyla paralel yapı ile mücadelede yeni bir safhaya geçilmiştir. Mücadelenin ana çerçevesi bir terör örgütüyle mücadele şekline getirilmiştir.

ALMANYA'DAKİ SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI İDDİASI

Parlamentoların vazifesi tarihi olaylar üzerinden eski defterleri karıştırıp bugün önümüze sermek değildir. Ülkeler eğer samimiyseler ellerinde avuçlarında ne bilgi ve belge varsa bunları tarihçi ve araştırmacılara vererek bu olayların aydınlatmasına destek olmalıdır. Hiçbir parlamentonun bundan başka bir görevi yoktur. Almanya dost ve müttefikimiz bir ülke olarak, çok sayıda vatandaşımızın orada yaşadığı Türkiye ile ilişkilerine dikkat göstermesini ifade etmek isterim. Bu ilişkiyi üç beş politikacının hatırını yapmak için Alman Parlamentosu'nun yıkacağını zannetmiyorum. Eğer böyle bir şey yaparlarsa bizim için hiçbir ilmi değeri olmayan bir şey olur. Eğer böyle yaparlarsa başka parlamentolar ne yapıyorsa onu yaparız.

İSRAİL'LE BARIŞ GÖRÜŞMELERİ

İsrail'le ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda üç ön şartımız vardı. Bunların iki tanesi gerçekleştirildi; özür ve tazminat. İsrail gerekli kararını verdi. Üçüncü konu bizim için önemlidir. İnsanlar Mavi Marmara'da boş bir gayretin içerisinde olmadılar. İsrail'in uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir ablukası sözkonusu. Bizim bu ablukanın azaltılması veya bütünüyle ortadan kaldırılmasıyla ilgili görüşmeler devam ediyor. Bu abluka meselesi, ambargo dediğimiz bu mesele oradaki insanların yaşamlarını kolaylaştıracak bir hale gelmeden Türkiye'nin evet demesi mümkün gözükmüyor.

YENİ HÜKÜMETİN EKONOMİ PLANI
Bu hükümetin beş temel vazifesi, direği vardır. Bunlardan birincisi; Türkiye ekonomisinde yeni bir döneme geçiyoruz. Türkiye ekonomisi faz değişimini gerçekleştirecek. Yatırımı, istihdama, yüksek teknolojilere, emeğe devam eden, Türkiye üreten bir ekonomiye sahip olacaktır.

65. Hükümet üretim devrimini gerçekleştirecek ve dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girecektir.

Memleketin içinde bulunduğu şartlar gözönünde bulundurulursa TBMM'nin ortaya koyduğu irade gözönüne alınırsa bizden beklenen terör belasını en kası zamanda sona erdirmek ve memleketimizde yeniden barış ve esenliği sağlamaktır.

Yeni Anayasa'yı yapmak, yeni bir yürütme sistemini tartışılmasını sağlamak. Başkanlık sistemi başta olmak üzere milletle paylaştığımız hususları gündeme getirmek ve Türkiye'de söz verdiğimiz siyasal reformları tamamlamak.

Dış politikada yeni ortaya çıkan sorunlarla ilgili perspektifi geliştirmektir.

Toplumsal bütünlüğü sağlayarak farklı mezhep, etnik kökenden vatandaşlarımızın kendisini özgür, eşit ve birinci sınıf yurttaş olarak hissettiği bir Türkiye'nin kuruluşunu tamamlamaktır.

65. Hükümet kendisine sunulan güveni yerine getirecek, başarılı bir şekilde bu çalışmaları sürdürecektir.

Operasyonların tamamlandığı ilçe ve yerleşim bölgelerinde sayın Çevrecilik Bakanımız Mehmet Özhaseki sunumunu yapmıştır. Ortaya çıkan tablo detaylarıyla masaya yatırıldı. Yeniden onarılacak olan evler, altyapının yeniden su ve kanalizasyonun yapılması, imar ve inşa alanındaki bütün faaliyetlerinin yeniden planlandığı bir süreçle karşı karşıyayız.

Beş ilçedeki toplam yıkılan bina sayısı 6 bin 320'dir. Bunları birim olarak düşünürsek yaklaşık 11 bindir. Bu yapıların yıkılması ve yeniden onarılmasıyla ilgili süreçte 855 milyon lira civarında harcanacaktır.

Varolan imar planlarına örneğin Sur'da tarihsel yapıların korunmasına azami dikkat gösterilerek, yıkılıp yeniden yapılacak yerlerin, kamulaştırma faaliyetlerin kurulacak ofisler vasıtasıyla vatandaşlarımızın rızası üzerine çalışmalar esas olacaktır.

64. Hükümet zamanında birlik, huzur ve demokrasi eylem planı aynen uygulamaya devam etmektedir. İlgili birimler bu eylem planıyla ilgili Bakanlıklarımızın, kamu kurum ve kuruluşlarımızın yapmış oldukları işleri ve icratları takip ediyor ve birimlerle ilgili koordinasyonu sağlamaya devam ediyoruz.

80 eylem planının 34 tanesi tamamen bitmiştir. Çok sayıda Bakanlığın bu eylem planında görev ve sorumlulukları vardır. Meseleyi sadece terörle mücadele değil ayrıca terörle mücadelenin bittiği yerde yeniden imar ve inşa faaliyetleri bu kapsamdadır.

AVRUPA BİRLİĞİ'NE ÜYELİK SÜRECİ
AB Bakanımız sayın Ömer Çelik Bey sunumunu gerçekleştirmiştir. Türkiye olarak biz üzerimize düşen AB sürecinde sorumluluklarımızın tamamını aşağı yukarı gerçekleştirdik. Buradaki irademizin sağlam olduğunu tekrar etmek isteriz. AB'den bazı siyasetçilerin içine girdiği tavır ve davranışları anlamadığımızı ve uygun bulmadığımızı ifade etmek isterim.

Önümüzdeki hafta teknokratlar düzeyinde Türkiye-AB toplantısı yapılmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede AB Bakanımızla önümüzdeki günlerde Brüksel'e giderek vize serbestisiyle ilgili görüşmelerde bulunması kararlaştırılmıştır.

SORULAR VE CEVAPLAR

Paralel Devlet Yapılanması'nın legal görünümlü illegal bir yapılanma olduğunun altı çizilmiştir. Devlet olarak topyekün mücadelenin esas alındığı ifade edilmiştir. Paralel Yapıyla mücadelede yeni bir safhaya geçilmiştir. İlk kez bir terör örgütü olarak ifade edilmiş ve terör örgütü ile mücadele diye tanımlanmıştır. Bu mücadele aksatılmadan sürdürülecektir.

Türkiye kendi sınırlarının korunması, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasını birinci önceliği olarak kabul etmektedir. Cerablus'u Türkiye karşı saldırıların önlenmesi için hayati bir hat olarak kabul edilmiştir. Türkiye bu noktada üzerine ne düşüyorsa yapmakta kararlıdır.

Terörle mücadele Türkiye'nin sadece bir tek örgüte karşı yürüttüğü mücadele değildir. Ayrıca sadece şehirler değil kırsal alanlarda da terörle mücadelede son derece kararlıyız. Bu mücadele neyi gerektiriyorsa o şekilde öncelikler olduğunu ifade etmeliyiz.  Her gün çok sayıda şehit verdiğimiz bir mücadele ortamındayız. Dolayısıyla 'Şimdi şunu yapacağız, bunu yapacağız' gibi medya üzerinden konuşmanın doğru ve sağlıklı olmadığını düşünüyorum.

Terörle mücadelede ne gerekiyorsa onların hepsini tamamlayarak, kırsal alanda, köyde, şehirlerde nerede ne yapmamız gerekiyorsa bunları yaparız.

Rusya'yla ilgili uçak krizi ortaya çıktığından beri sürekli olarak şunu söyledik; ne Türkiye Rusya'yı gözden çıkarabilir ne Rusya Türkiye'yi gözden çıkarabilir. Türkiye ve Rusya bu coğrafyada iki kadim komşudur, zaman zaman rakiptir, zaman zaman dostluk içerisinde olmuştur. Ticaret, ekonomi, kültürel ilişkilerini geliştirmiş iki ülkedir. Suriye'deki fiili savaştan kaynaklanan bir durumda ilişkiler gerilmiştir ama dediğim gibi her iki ülke de birbirini gözden çıkaramaz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi 'uçağın vurulma anında' zaten kimliği bilinmiyordu. Türkiye kasten bu işin içinde yer almamıştır. Çeşitli defalarda yapılmış uyarıların bir sonucudur. Ben Rusya tarafının da bu meseleyi uzatmasının Rusya'ya bir fayda sağlamayacağı kanaatindeyim. Türkiye angajman kuralları çerçevesinde o günkü şartlarda gereğini yerine getirmiştir. Ama keşke böyle olmasaydı. Türkiye Rusya ilişkilerinin yeniden tamir edileceği ümidindeyim. Bu sorun en kısa zamanda diyalog yoluyla çözülmesini ümit ediyorum.

Geçmiş hükümetlerde aldığımız kararlar, eylem planları uygulanmaya devam edecektir. Turizm eylem planında eksiklikler varsa, ilave tedbirler gerekiyorsa gerekli olan her türlü adım atılır.

Ermeni soykırım tasarısıyla ilgili olarak 1915'deki olaylar hakkında o zaman Başbakan olan sayın Cumhurbaşkanımız da ifade etmişti, o yıllarda ölen insanların hepsi Osmanlı devletinin vatandaşlarıydı. Aradan 1 asır geçtikten sonra yeniden o hesabı açanları anlamak mümkün değildir. Hangi saiklerle o noktalara gelindiğinin tespiti parlamentoların vazifesi değildir. Bu konuda hiçbir parlamentonun söyleyeceği söze hiç kimse itibar etmez.

Parlamentoların vazifesi tarihi olaylar üzerinden eski defterleri karıştırıp bugün önümüze sermek değildir. Ülkeler eğer samimiyseler ellerinde avuçlarında ne bilgi ve belge varsa bunları tarihçi ve araştırmacılara vererek bu olayların aydınlatmasına destek olmalıdır. Hiçbir parlamentonun bundan başka bir görevi yoktur. Almanya dost ve müttefikimiz bir ülke olarak, çok sayıda vatandaşımızın orada yaşadığı Türkiye ile ilişkilerine dikkat göstermesini ifade etmek isterim.

Bu ilişkiyi üç beş politikacının hatırını yapmak için Alman Parlamentosu'nun yıkacağını zannetmiyorum. Eğer böyle bir şey yaparlarsa bizim için hiçbir ilmi değeri olmayan bir şey olur. Eğer böyle yaparlarsa başka parlamentolar ne yapıyorsa onu yaparız.

Türkiye'nin ABD ile özellikle NATO kapsamında sürdürdüğü bağdaşır bir görüntü değildir. Türkiye'nin terör örgütü olarak benimsemiş olduğu armasını ABD'li askerlerin kullanmış olması dostlukla kabil-i telif değildir. ABD'nin Suriye'de geçici hesap ve ihtiyaçlar üzerinden Türkiye gibi çok sağlam bir müttefiki rencide edecek bir tavrı sürdüreceğine imkan vermiyoruz.

Hükümetin öncelikli adımlarından birisi yeni Anayasa başta olmak üzere siyasal reformları tamamlamaktır. Bu konuda talep milletin talebidir. Bu yeni anayasa teklifi içerisinde Türkiye'nin daha etkin bir yönetim sistemine kavuşması için nelerin olması hususunda bütün partiler görüşü ortaya koysun. Biz baştan beri bunu istiyoruz. Böyle bir siyasi irade var, böyle bir talep var.

Biz en kısa zamanda bu meseleyi TBMM'ye getirmek isteriz. Ümit ediyorum ki, en kısa zamanda bizim Başkanlık sistemiyle ilgili teklifimiz TBMM'ye getirilecektir.

Şu anda Türkiye'nin gündeminde hiç bir şekilde erken seçim yoktur. Böyle bir seçim milletin iradesine saygısızlık demektir.

İsrail'le ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda üç ön şartımız vardı. Bunların iki tanesi gerçekleştirildi; özür ve tazminat. İsrail gerekli kararını verdi. Üçüncü konu bizim için önemlidir. İnsanlar Mavi Marmara'da boş bir gayretin içerisinde olmadılar. İsrail'in uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir ablukası sözkonusu. Bizim bu ablukanın azaltılması veya bütünüyle ortadan kaldırılmasıyla ilgili görüşmeler devam ediyor. Bu abluka meselesi, ambargo dediğimiz bu mesele oradaki insanların yaşamlarını kolaylaştıracak bir hale gelmeden Türkiye'nin evet demesi mümkün gözükmüyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nde yargı kurum ve kuruluşlarında nihayetinde Cumhurbaşkanı makamına bağlıdır. Kaldı ki, bu insanlar, yargı mensupları, yüksek yargı mensupları başkanları herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanı çağırdığında bir toplantıya katılırlar, Cumhurbaşkanı onların toplantıya katılırlar. Cumhurbaşkanımızla sivil bir ortamda herhangi bir şekilde bir münasebetin içerisinde bulunması hiçbir şekilde yadsınacak bir durum değildir.

Ne Cumhurbaşkanımız onlarla yargı bağımsızlığını ihlal etmiştir ne de onlar. Son derece insani bir ilişki vardır. Sayın Cumhurbaşkanımız bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızı gözeten bir makamdadır. Herhangi bir mahkeme toplantısına katılmamıştır, dolayısıyla ortada yargı bağımsızlığını ihlal eden bir mesele yoktur.