Doğu ve Güneydoğu'daki bazı belediyeler başta olmak üzere ağırlıklı olarak HDP'li belediyelerin ve HDP'ye yakın sivil toplum örgütlerinin katılımıyla oluşturulan Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK), Diyarbakır'da gerçekleştirdiği iki gün süren kongresinden bölgedeki gerilimi artırabilecek kararlar çıktı. Açıklanan deklarasyonda, DTK'ın yol haritasında, komşu şehirlerin biraraya gelerek özerk bölgeler oluşturması, yereldeki asayişin resmi yerel güvenlik birimlerince sağlanması, eğitim faaliyetlerinin özyönetimlere bırakılması gibi maddeler sıralandı.

DTK'nın çatışmalı ortam nedeniyle genişletilmiş olarak olağanüstü gerçekleştirdiği kongresinde önemli kararlar alındı. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Ortadoğu'nun son derece önemli bir süreçten geçtiğinin hatırlatıldığı deklarasyonda, "Artık silahlar susacak, fikirler konuşacaktı. Ancak bu gerçekçi ve doğru çözüm yolu AKP Hükümeti tarafından oyalama ve tasfiye politikasına dönüştürülmüştür. 28 Şubat'ta hükümet yetkililerinin de hazır bulunduğu Dolmabahçe Sarayında kamuoyuna sunulan mutabakat belgesi Cumhurbaşkanı tarafından reddedilmiştir. Maalesef tarihi bir fırsat kaçırılmıştır" denildi.

Hendek savunması
Deklarasyonda mutabakatın sona erdirilmesiyle Kürt halkının en meşru ve demokratik taleplerinin şiddet yöntemleriyle bastırılmaya çalışıldığı, bunun sonucunda, bazı il ve ilçelerde halk meclislerinin özyönetim kararı aldığı, bu özyönetim alanlarını da hendekler ve barikatlarla savunma durumunu ortaya çıkardığı savunuldu. Bölgede yaşanan olayları "meşrulaştırılan devlet terörü"ne karşı, "meşru direniş" olarak açıklayan deklerasyonda "Özünde kendi kendini yerelden yönetme, yerel demokrasiyi inşa etme talebi ve mücadelesidir" ifadelerine yer verildi.

Müzakere devreye girsin
Kürtlerin hukuki, siyasi ve statü talebi kabul edilmediği için kendi öz gücüne dayanan bir mücadele sürdürdüğünün belirtildiği deklerasyonda, "Yaşadığımız bütün sorunların aşılabilmesi için diyalog ve müzakere kanallarının yeniden devreye girmesi önemlidir" denildi. Deklerasyonda sürecin sağlıklı ve istikrarlı yönetilebilmesi için de Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması istendi.