Dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili teklifin TBMM'de 376 oyla kabul edilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurular başladı. Mahkemeye ilk başvuruyu CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu yaparken, HDP'li 58 vekilin de başvurusu bugün yapıldı.

Yüksek mahkemeye, Anayasa'nın 85. maddesi uyarınca "iptal başvurusu" yaptığını bildiren Tanrıkulu, "Umarım Anayasa Mahkemesi, parlamentonun, hukuka, anayasaya, evrensel hukuk kurallarına aykırı olan bu düzenlemeyi inceler ve Türkiye'yi bir siyasi krizden yargı yoluna çıkartır." dedi.

Tanrıkulu, hakkında fezleke bulunan CHP'li milletvekillerine dilekçe örneklerini gönderdiklerini ve onların da başvuru yapacağını bildirdi.

HDP'de "teröre destek veren bazı milletvekilleri" hakkında da fezleke bulunduğu hatırlatılarak, "Bunlar hakkında soruşturma açılacak. 24 saatte 9 şehit var. Anayasa Mahkemesine başvururken hiç bunu düşündünüz mü? Vicdanınız sızlıyor mu bu durumla ilgili?" yönündeki bir soru üzerine Sezgin Tanrıkulu, bütün şehitlere Allah'tan rahmet dilediğini söyledi.

"DÖNÜP DOLAŞIP AYNI NOKTAYA GELİYORUZ"
Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru sonrasında HDP Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar ve Basın Sözcüsü Ayhan Bilgen basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Geçmiş dönemlerde de parti kapatılarak, dokunulmazlıkların kaldırıldığına dikkat çeken Tuğluk, "Bugün TBMM'de yasal bir düzenleme ile Anayasa'ya geçici bir madde eklenerek dokunulmazlıkların kaldırılması yönündeki karara karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde bir hukuki denetimin yapılmasını ve iptal edilmesi içeriği ile başvurumuzu yaptık. Maalesef dönüp dolaşıp hep aynı noktaya geliyoruz. Ben parti kapatma ve dokunulmazlıkların kaldırılmasının canlı tanıklarından birisiyim. Geçmiş dönemlerde de parti kapatıldı, dokunulmazlıklar kaldırıldı. Bu uygulama Türkiye demokrasisine ne kazandırdı? Bu uygulama Kürt sorununun çözümüne ne etki yarattı? Bu açık bir şekilde gösteriyor ki parti kapatmalar, dokunulmazlıkları kaldırmak Türkiye demokrasisine hiçbir katkı yapmadığı gibi demokrasiyi darbeliyor. En önemlisi de halkın iradesinin Meclis zemininde yok sayılması gibi antidemokratik sorunlar yaratıyor. Türkiye'de yeniden bir tekrarı yaşıyor olmaktan üzgünüz" diye konuştu.