AK Parti Denizli Milletvekili Sema Ramazanoğlu Zeytin Dalı Harekatıyla ilgili şunlara söyledi: Topraklarımız bundan yaklaşık bir asır önce sınırlara ayrıldı. Halep bir tarafta, Antep bir tarafta kaldı. Şam bir tarafta Bağdat bir tarafta kaldı. Bu topraklarda yaşamayan ama bu topraklar üzerinde senaryo kuran devletler bu topraklarda suni sınırlar, suni devletler oluşturdu. Bugün bir asır sonra yine bu topraklarda yaşamayan ve bizim duygularımızı hissetmeyen, kendilerini dünyanın jandarması olarak gören birtakım egemen güçler, binlerce kilometre öteden gelip yaşadığımız toprakları şekillendirmeye, kendi çıkarlarına uygun hale getirmeye çalışıyorlar. Kimsenin yeni sınırlar oluşturmak, zaten bölünmüş bir coğrafyayı daha da fazla bölmek ve bu topraklarda yaşayanların geleceğini tayin etmek gibi bir hakkı yok.

İşte Türkiye, Ortadoğu’da kartların yeniden dağıtıldığı, bölgenin yeniden tasarlanmaya çalışıldığı bir dönemde Zeytin Dalı Harekâtı’yla bu coğrafyanın umudu olarak stratejik ve kritik hamleler yapıyor. Ülkemizi ve bölgemizi tehdit eden terör koridorunu Fırat Kalkanı ile ortadan ikiye yaran Türkiye, bugün Afrin Operasyonu ile bu kararlı duruşunu tescilleyerek adeta küresel harita/coğrafya plancılarının kalemini kırıyor. Türkiye sadece terör örgütlerine karşı değil, bölgeyi istikrarsızlaştıran ve terör gruplarıyla suni devletler oluşturmaya çalışanlara karşı da ciddi bir mücadele veriyor. 

15 Temmuz’dan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin zayıfladığını söyleyenler, TSK’nın bugün hava ve kara unsurlarıyla dünyanın gözleri önünde başarılı operasyonlara imza attığını gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Tabii, diplomatik güç de çok önemli. Henry Kissinger’ın söylemiyle “Gücünüzün gölgesi diplomasi masasına düşmezse, masada konuşulanlar lakırdıdan öteye geçmez.” Bilmeliyiz ki; Ortadoğu’da ayakta kalabilmek için her alanda güçlü olmak gerekir. Türkiye yine masa dışında kalmamış, sahadaki varlığıyla gücünü tüm dünyaya göstermiştir.  

Terör gruplarıyla mücadele ettiklerini söyleyen bazı müttefik ülkelerin aslında PKK/PYD/YPG ve DEAŞ’la nasıl ortak çalıştığını gördükçe asıl hedefin Türkiye olduğunu daha da iyi anlıyoruz. Ortadoğu’da güçlü ve söz sahibi olan bir Türkiye’nin onlar için nasıl bir tehdit unsuru olduğunu gördükçe de meselenin ehemmiyetini her geçen gün daha iyi kavrıyoruz.

Afrin Operasyonu savaş değil bilakis bölgenin geleceğini güvence almak için bir savunmadır. Ülkemize karşı oluşabilecek terör tehdidini ortadan kaldırmaktır. Her defasında anımsatmak lazım. Afrin Operasyonu, Kürtlere değil bölgedeki terör unsurlarına yönelik gerçekleştirilen bir operasyondur. Dört bir yanımızın istikrarsızlık ve çatışmayla çevrili olduğu bu dönemlerde birbirimize her zamankinden daha fazla kenetlenmek zorundayız. Ülkemizin sınır güvenliği ve milletimizin emniyeti her şeyden önceliklidir.  Ülkemizi ve milletimizi hedef alan terör örgütlerine karşı verilen mücadelenin başarısı devlet ve millet olarak bir ve beraber olmamızdan geçmektedir. Kullanılan üslup ve dilin Kürt vatandaşlarımızı incitmemesi için elimizden geleni yapmalıyız. 

Yazının devamı için tıklayın...