Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, darbe gecesine dair bazı AB ülkelerinden hala bir telefon bile almadıklarını belirterek 'İşimizi yapacağız, dostluk olmadığını anlayacağız' mesajını verdi.

Ömer Çelik'in konuşmasından satır başları;

"DAEŞ'LE PYD EŞİT MUAMELE GÖRMELİ"

Yarın DAEŞ'ten daha tehlikeli bir güç çıktığında bazıları DAEŞ'i de kara gücü olarak kullanabilecektir. Horasan diye bir örgüt DAEŞ'ten daha tehlikeli deniyordu. Bu teoriden gidersek demek ki bugün PYD'yi kullananlar yarın DAEŞ'i de kullanır manasına gelir. Böyle yaparsanız terörle mücadeleyi zayıflatırsınız. Güvenlik sosyolojisini sağlayamazsınız. DAEŞ'le PYD'nin eşit muamele görmesi gerekir.

"PUTİN, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'LA SİYASİ YASAKLIYKEN GÖRÜŞTÜ"

Rusya ile ilişkimizin özel bir formatı var. Siyasi meselelerde kriz çıksa bile diğer meselelerde ilerlemeyi sürdürüyoruz. Hiçbir zaman enerji meselesinde bir aksama olmadı. Cumhurbaşkanımız yasaklıyken Putin'den de bir davet gelmişti. O seyahatlerde 3 çok kapsamlı görüşme vardı, bir tanesi de Putin'le yapılandı. O zaman Başbakan bile değildi, yasaklıydı. Gelecek dönemde Türkiye ve Rusya ilişkilerini konuştular. Aslında bu ivme hiç düşmedi.

"İSTENMEYEN KAZA"

İstenmeyen bir kaza ortaya çıktı. Bir Rus uçağı düşürüldü. Çok büyük bir sertleşme yaşanmasına rağmen hızlı bir şekilde aşıldı. Yaptırımlar kaldırılıyor.

Türkiye'nin AB ile, Rusya ile, AB ile, İslam dünyası ile ilişkileri birbirlerinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan ilişkiler. Darbe ile karşılaşmış Türkiye'ye AB sahip çıkmıyor ondan sonra da Türkiye-Rusya ilişkileri normalleşmeye başlayınca eksen kayması var deniyor. Bu bütünleyici ilişkiler.

"İŞİMİZİ YAPACAĞIZ, DOSTLUK OLMADIĞININ FARKINDA OLACAĞIZ"

AB'de muhataplarımızın pek çoğu el sıkıştığımız insanlar. Arayıp geçmiş olsun bile demediler. İşimizi yapacağız, dostluk olmadığının farkında olacağız.

DARBE GECESİ İLK O ARADI

Ben darbe gecesi güvenli bir yere gidilmesi söylendiğinde boşverin bir TV kanalına gidelim dedim. Benimle ilk irtibat kuran Slovakya Dışişleri Bakanı Miroslav Lajcak oldu. Yanınızdayız, açıklama yapacağız dedi. Hollanda, İtalya dışişleri bakanları mesajlaştılar.

TÜRKİYE PYD İLE ANLAŞTI İDDİASI YALAN

Çelik, Türkiye'nin PYD ile uzlaşma sağladığı iddialarını kesin bir dille yalanlayarak şu ifadeleri kullandı:

"Şunu kesinlikle kabul etmiyoruz, bunu bazı ülkelerin sözcüleri de söylüyorlar, 'Türkiye'yle Kürt unsurlar arasında PYD'yi kastederek bir uzlaşma ya da bir ateşkes sağlandı' gibi.

Türkiye Cumhuriyeti egemen bir devlettir, meşru bir devlettir. Bir terör örgütüyle eşit değerlendirilerek bu ikisi arasında bir mutabakat varmış, bir anlaşma varmış gibi, bu değerlendirilemez."

PYD'nin Suriye'nin kuzeyine Esad rejimi tarafından bilinçli olarak yerleştirildiğini de söyleyen Çelik, "Esad rejimi muhalifler orayı ele geçirmesin diye PYD'yi bilinçli olarak oraya yerleştirdi. PYD'nin orada alan kazanması Esad rejiminin bir karakol faaliyetini yürütmesi bakımındandır. Ordunun bir takım silahlarını da PYD'ye devrettiler o zaman. Fiilen Esad rejiminin verdiği motivasyonla orada alan kazandılar" diye konuştu.

Bakan Çelik'in bölgedeki gelişmelere yönelik açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Burada şuna dikkat çekmek gerekir; hükümet Kürtlere karşı diyorlar. Batı medyası ve ülkedeki bazı gruplar bunu kullanıyor. Bazı devlet başkanları da bu dili kullanıyor. Hükümetin Kürtlere karşı olması söz konusu değildir.

PYD şimdi Esad rejimi ile iş tutuyor. ABD'nin korumasını zaman zaman alıyor. Fırat'ın doğusunda da Rusya ile işbirlikleri oluyor. Biz terör örgütü olduğu için PYD'ye karşıyız. Biz bölgede mezhep ve etnik temelli devletlerin çıkmasını istemiyoruz. Bunun Kürtlere karşı olduğumuz şeklinde sunulması doğru değildir.

Kobani olayları zamanında diğer Kürt gruplar biz Kobani'yi kurtarma istiyoruz, PYD bizi oraya sokmuyor diyorlardı. Oradaki katliamın önlenmesini Türkiye sağlamıştır. PYD'nin oradaki hareketliliği Kürtlerin kazanımlarına dönük bir hareketlilik değildir. PYD'nin oradaki hareketliliği bir terör örgütünün kazanımıdır.

PYD'nin Fırat'ın batısına geçmemesine yönelik sözün yerine getirilmesini istiyoruz. Bugün sabah itibariyle yapılan açıklamada büyük bir kısmının Fırat'ın doğusuna geçtiğ küçük bir kısmının batıda kaldığı belirtildi. Bu kabul edilemez. PYD'nin orada diğer etnik gruplara karşı fiili durum oluşturmasının önüne geçmeyerek yapılacak iş kalıcı bir iş değildir. Yarın bir gün DAEŞ geriletildiği zaman husumet kalıcı olacaktır. Çünkü PYD o gölgelerden ayrılmak istemeyecektir. Nereden biliyoruz, şimdi Membiç'ten ayrılmak istemiyorlar."

Darbe girişimindeki tavıları üzerinden AB'yi de eleştiren Çelik, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini'nin darbe girişiminin ardından yaptığı açıklamalarını hatırlattı ve "Bize namlu doğrultmuşlar, taraflara itidal tavsiye ediliyor. Beni öldürmek isteyen ile bana itidal tavsiye edildiği zaman bu benden yana olmak değildir" ifadelerini kullandı.