Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonda Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ile gazetenin yazar ve yöneticilerinden Turhan Günay, Hikmet Çetinkaya, Aydın Engin, Güray Öz, Musa Kart, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik, Bülent Yener, Eser Sevinç gözaltına alındı. Gazetenin Yayın Danışmanı Kadri Gürsel de gözaltına alınanlar arasında.

İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay'ın yurtdışında olduğu, Atalay hakkında da gözaltı kararı verildiği öğrenildi. Can Dündar ve muhasebe müdürü Günseli Özaltay hakkında da gözaltı kararı var. Yurtdışında bulunan Can Dündar hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Başsavcılık ise Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonla ilgili açıklama yaptı.

KILIÇDAROĞLU 'BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ' DEDİ

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, operasyon sonrası Cumhuriyet gazetesine telefon açarak "Birlikte mücadele edeceğiz" dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet'in Ankara bürosunu ziyaret etti. Cumhuriyet Gazetesi Vakfı yöneticilerine yönelik gözaltı kararlarına gazetenin Şişli'deki binası önünde protesto ediliyor. Gazete binasının yakınına TOMA ve Çevik Kuvvet ekipleri geldi. Avrupa Konseyi operasyona tepki gösterdi.

Cumhuriyet gazetesi yönelik operasyonda Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet Kitap eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Yazar Hikmet Çetinkaya, Yazar Aydın Engin, Yazar Güray Öz, karikatürist Musa Kart, Avukat Bülent Utku (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Avukat Mustafa Kemal Güngör (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Önder Çelik (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Bülent Yener (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul eski üyesi) Mali Müşavir Eser Sevinç (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi) gözaltına alındı.İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay yurtdışında olduğu için hakkında gözaltı kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı bulunan isimlerden Nebil Özgentürk'ün de yurtdışında olduğu öğrenildi. Muhasebe müdürü Günseli Özaltay hakkında da gözaltı kararı çıkartıldı. Akşam saatlerinde Kadri Gürsel'in de gözaltına alındığı öğrenildi.

BUGÜN CUMHURİYET'İN YAZARLARI NELER YAŞADI?

ORHAN ERİNÇ'İN DE EVİ ARANDI

Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi, gazeteci Orhan Erinç, yazar Hikmet Çetinkaya ile vakıf üyesi ve Cumhuriyet çizeri Musa Kart'ın evlerinde arama yapıldı. Hikmet Çetinkaya gözaltına alındı. Musa Kart, gazete binasından teslim olmak için avukatıyla birlikte emniyete gitti. Orhan Erinç hakkında yaşından ötürü sadece evinde arama kararı olduğu öğrenildi.

ERİNÇ GAZETE ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPTI

Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi Orhan Erinç gazete 15.40 sularında gazete binası önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Cumhuriyet yazarlarının terör örgütleriyle bağlantılı gösterilmesini hayretle karşılıyoruz.İnanılması ve kabul edilmesi güç iddialara dayalı yakalama ve gözaltılar kabul edilemez. Haberler nedeniyle muhabirlerimizin basın savcılığına çağrılarak ifadelerine başvurulması çok doğaldır. Ancak baskın şeklinde gerçekleşen aramalar söz konusudur.

Ancak ifadelerine başvurulmak üzere çağrıldıklarında her zaman gelecek olan vakıf yöneticilerimize bu yapılanlar kabul edilemez. Bunu Cumhuriyet Gazetesi'nin yayınlarına son verme girişimi amacı taşıdığını düşünüyoruz Mücadelemizin okurlarımız ve dayanışmayla süreceğine inanıyoruz. Benim için gözaltı kararı yoktu gelen polislerin ifadesine göre. Cep telefonumu iPad'imi ve evdeki iki laptopu alıp gittiler.

KADRİ GÜRSEL HAKKINDA GÖZALTI KARARI

Bu arada Cumhuriyet Gazetesi Yayın danışmanı Kadri Gürsel hakkında da gözaltı kararı olduğu ve evinde arama yapıldığı öğrenildi. Kadri Gürsel, twitter'dan paylaştığı mesajda "Hakkımda yakalama kararı varmış, evimde arama yapılıyor. Evime gidiyorum. Cumhuriyet'e yapılan operasyonun devamı olduğunu sanıyorum" dedi. Gürsel yapılan aramanın ardından gözaltına alınarak Emniyet'e götürüldü.

5 GÜN BOYUNCA AVUKAT YASAĞI

Operasyon kapsamında Turhan Günay ve Hakan Kara'nın evindeki bilgisayar ve laptoplara el konularak Vatan Emniyet'e götürüldü. Gözaltına alınan Cumhuriyet yazar ve yöneticileri hakkında beş gün boyunca avukat yasağı konuldu.

CAN DÜNDAR'IN İSTANBUL'DAKİ EVİ ARANDI

Cumhuriyet gazetesi eski genel yayın yönetmeni, yazar Can Dündar yurtdışında olduğu için hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Dündar'ın İstanbul'daki evi için arama kararı çıkarıldı. Polisler, sabah saatlerinde geldikleri evde kimseyi bulamadı. Daha sonra Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar'a ulaşıldı. Dündar, İzmir'den ilk uçakla İstanbul'a geldi.

Öğle saatlerinde taksi ile evine gelen Dilek Dündar, kapıları polislere açtı. İçeriye giren Terörle Mücadele Şube Ekipleri arama yaptı. Can Dündar'ın evinde arama yapıldığını öğrenen gazeteci Banu Güven de destek için Dilek Dündar'ın yanına geldi.



BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan soruşturmayla ilgili yapılan açıklama şöyle: "Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Anonim Şirketi (Cumhuriyet Gazetesi) ve gazetenin imtiyaz sahibi konusundaki Cumhuriyet Vakfı yöneticileri hakkında, PKK/KCK ve FETÖ/PDY Terör örgütlerine müzahir olduklarına, 02/04/2013 tarih ve 2013/4 sayılı yönetim kurulu toplantısında alınan vakıf üyeliğine seçim kararının usulsüz olduğuna, 15 Temmuz darbe girişiminden kısa bir süre öncesinde darbeyi meşrulaştırıcı yayınlar yapıldığına dair iddia ve tespitler üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca 'FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' suçlarından bir kısım şüpheliler hakkında 18/08/2016 tarihinde soruşturma başlatılmıştır.



Soruşturma kapsamında alınan MASAK Vakıflar Genel Müdürlüğü ve bilirkişi raporları doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun talebi ile Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden şüpheliler hakkında arama ve gözaltı kararı alınmış olup soruşturma işlemlerine devam edilmektedir"

GAZETENİN ÖNÜNDE PROTESTO

Cumhuriyet Gazetesi Vakfı yöneticilerine yönelik gözaltı kararlarına gazetenin Şişli'deki binası önünde protesto ediliyor.

CHP'den sonra HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ve HDP İstanbul İl Başkanlığı'ndan bir grup da kalabalık bir şekilde gazeteye geldi. HDP İstanbul İl Başkanı Doğan Erbaş, Cumhuriyet Gazetesinin bugünkü sayısını göstererek Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanlarının tutuklanma haberinin gazetede yer aldığını hatırlattı. Erbaş ayrıca Gülten Kışanak'ın Diyarbakır'da tutuklandığı halde Kandıra Cezaevi'ne getirildiğini öne sürdü.



CADDE TRAFİĞE KAPATILDI

Ellerinde özgür basın susturulamaz dövizleri olan ve slogan atan gruplar gazetenin önünde bulunan İstiklal Caddesi'ni doldurmaya başladı. Bu arada polis caddeyi araç trafiğine kapattı. Gazete binasının yakınına TOMA ve Çevik kuvvet ekipleri geldi.

MUSA KART: BAŞKANLIĞIN RESMEN İLAN EDİLDİĞİ ANLAMINA GELİYOR

Hakkında gözaltı kararı çıkartılan karikatürist Musa Kart avukatıyla birlikte teslim olmaya gitti. Gazete binası önünde açıklama yapan Musa Kart şunları söyledi: "Yıllardır bu ülkede yaşadıklarımızı karikatüre dönüştürmeye çalışıyorum. Ama inanın şuan kendim bir karikatürün içerisinde yaşıyorum, öyle hissediyorum. Bugüne kadar FETÖ ve PKK ile ilgili yüzlerce binlerce karikatür çizdim. Ama bugün öne sürülen gerekçeye baktığımızda gerçekten bir komiği yaşıyoruz. Yaşanan gülünç bir durum.

Bu tabloyu vicdan sahibi insanların kabul etmesi mümkün değildir. Sadece karikatür çizdiği için bugün gözaltına alınıyorum. Herkes bu tabloyu yerli yerine oturtacaktır, diye düşünüyorum. Şu anda 6-7 tane gözaltına alınan arkadaşlarımız var. Ben de teslim olmaya gidiyorum. Saklanılacak, kaçırılacak bir şey yok. Yazdığım çizdiğim herkesin gözü önünde… Sabah 5 sıraların evimi aradılar. Hukukçu arkadaşlarım gazeteye gelip, buradan gitmemin daha uygun olacağını söylediler. Bir karikatüristin gözaltına alındığı ana Başkanlığın resmen ilan edildiği anlamına geliyor. Hepimize hayırlı uğurlu olsun, Tayyip Erdoğan'ın başkanlığı…"



Sabah saatlerinde gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Aydın Engin, sağlık kontrolünden geçirilirken gazetecilerin 'neden gözaltına alındınız' sorusu üzerine, "Bir şey söylemiyorum, Cumhuriyet'te çalıştığım için. Cumhuriyet'te çalışıyorum yetmez mi?" diye cevap verdi.

AVRUPA KONSEYİ'NDEN TEPKİ

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland ise yayınladığı bildiride, "Cumhuriyet operasyonunun OHAL yönetiminde dahi orantılı bir tedbir olarak görülmesi son derece tartışmalıdır" dedi.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin OHAL döneminde de geçerli olduğunu Türkiye'ye hatırlattıklarını belirten Jagland, "Muhalif ifadelerin veya hükümete yönelik güçlü eleştirilerin seslendirilmesiyle, şiddet eylemleri ve terörizmin dikkatlice ayırt edilmesi gerekir. İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun temellerinden biridir" ifadesini kullandı.

Kaynak: haberler.com