Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Şehircilik Şurası Genel Kurulu'nda kürsüye elinde cami maketi ile gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Günümüz şehirleri insana huzur vermiyor. Beton beton beton. Orada ruh yok, huzur yok." dedi.

"ŞEHİRLER İNSAN FITRATINA UYGUN DEĞİL"

Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Üzerinde oturduğumuz binlerce yıllık birikim tüm hoyratlığımıza rağmen mümbittir. Bugünkü şehirlerimiz maalesef ‘insan fıtratını’ değil, ‘bireysel hırsları’ merkeze alan bir bakış açısıyla inşa ediliyor. İnsan fıtratıyla mütenasip olmayan her yer, zamanla insanın zindanı haline dönüşüyor. İnsan, inşa ettiği şehirlerde kendini de ortaya koyar. Şehirler bu açıdan kurucularının, sakinlerinin ve üzerinde daha önce yaşayanların aynası gibidir. Şehirleşme hızındaki büyük artışa rağmen geçtiğimiz 10 yılda sorunları hal yoluna koyduk." açıklaması yaptı.

"YEŞİLLİK ARIYORSANIZ MEZARLIKLARIN OLDUĞU YERDE BULURSUNUZ"

"İnsan bir yere yerleşeceği zaman, önce mescidini yapar, yanına hamamını kondurur sonra da mezarını seçerdi. Böylece toprak imana gelirdi" diyor. Yeşillik arıyorsanız mezarlıkların olduğu yerde bulursunuz. İstanbul'da da selviyi bulacaksan Karacaahmet Mezarlığı'nda bulursunuz. Onun dışında bulamazsınız. Bizim kültürümüzde şehirler böyle kurulur.

Medeniyetimizin tüm şehirleri insanı, fıtratı, aşkın olanı merkeze alan mekanları inşa ediyor.

"GÜNÜMÜZ ŞEHİRLERİ İNSANA HUZUR VERMİYOR"

Onca şatafata rağmen dünyadaki metropollerin insanı mutsuz etmesinin nedeni budur. "Amerika'nın Manhattan'ı var." Tamam da Manhattan'ın nesi var? Yazın o aydınlık günlerinde bile bir karanlık dünyaya girersiniz. Aydınlık yok. Günümüz şehirleri insana huzur vermiyor. Beton, beton, beton. Orada ruh yok. Huzur yok.

"KOMŞULARININ ADINI BİLMEYENLERİN MAHALLE KÜLTÜRÜNDEN BAHSETMELERİ RİYAKARLIKTIR"

Zaman zaman TOKİ'yi de eleştirenlere rastlıyoruz. Binalar çok yüksekmiş, şikayetçi olduğum yönler benim de var. TOKİ bir şeyi başarıyor. Gecekondulaşmayı ortadan kaldırarak onların olduğu bölgelerdeki kentsel dönüşüm, değişimi gerçekleştiriyor. Kendileri 30-40 katlık rezidansta oturup kapı komşularının adını dahi bilmeyenlerin mahalle kültüründen bahsetmeleri kadar boş bir iş olabilir mi? Ömürlerinde bir kez olsun kışın ısınmak için soba yakmamış, her yağmurda çatısı akmamış olanların gecekondu hayatının erdeminden bahsetmeleri riyakarlıktan başka bir şey değildir. Hayatlarında bir tek ağaç dikmediği, bir tek ağaç sulamadığı halde dünyanın en çevreci insanı geçinenleri artık dikkate almıyorum ve almayacağız.

"BELLİ MUHİTLERİN KENDİ ELLERİNDEN ÇIKARILMIŞ OLMASI..."

İstanbul'da AKM'nin projesini takdim edersiniz, ertesi gün Mimar Mühendis odaları başvuruda bulunur. Ne yaptInız bununla ilgili? Nereye müracaat ederseniz edin 2019, o opera binasının bittiği yıl olacaktır. Böyle yapa yapa 10 yılımızı yediniz. Artık daha size tahammül yok. Bedeli ne ise yapacağız. Sırça köşklerinden bize ahkam kesenlerin asıl derdi büyükşehirlerin kurtarılmış bölge olarak gördükleri belli muhitlerin kendi ellerinden çıkarılmış olmasıdır."