ABD Başkanı Trump’ın skandal Kudüs kararı, tekrar şekillendirilmeye çalışılan Ortadoğu’da, 1. Dünya Savaşı’nın ardından geçen 100 seneden sonra yeni bir oyunun sergilendiğinin göstergelerinden biri.

Filistin hassasiyetine sahip olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümet, bu sebeple Trump daha imzayı atmadan yol haritasını çizdi.

Olumsuzluklar durumunda Türkiye’nin tek başına uygulayacağı yaptırımlar bile hesaplandı. Trump’ın imzasının ardından da harekete geçildi.

O planın en önemli aşamalarından biri Türkiye’nin dönem başkanlığını yaptığı İslam İşbirliği Teşkilatı’nı olağanüstü toplamaktı. ABD’nin Kudüs kararından yalnızca 7 gün sonra 48 ülkeden temsilciyi bir araya toplamak büyük bir başarıydı. Devlet başkanı, hükümet başkanı, meclis başkanı düzeyinde katılan ülke sayısı 30’u geçti.

BM'YE BAŞVURU!

Bu tarihi zirveden Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğu kararı çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Konya’da gerçekleşen “Davamız Kudüs” buluşmasına bağlandığında, bu kararın sembolik düzeyde kalmaması için atılacak adımları belirterek, şöyle konuştu:

“Dünyadaki tüm ülkeleri Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak kabul etmeye davet ettik, girişimlere başlıyoruz. ABD’nin Kudüs kararının iptali için BM nezdinde de girişimler başlatıyoruz. BM kararına göre, hiçbir ülke Kudüs’te büyükelçilik bulunduramaz.”