Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

Sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Samsun'a çıkmasıyla yakılan istiklal ateşi 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin toplanmasıyla tamamen milli bir dava haline dönmüştür. 29 Ekim 1923'te yeni devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanıyla bu mücadelenin ilk safhasını sonuçlandırdık. Kurtuluş Savaşımız bu coğrafyada Malazgirt'ten bu yana sürdürdüğümüz en önemli mücadeledir.

Çanakkale, Kut'ül Amare ile Kurtuluş Savaşı birbirinin devamı olan mücadelemizdir. Türkiye Cumhuriyeti tarihi sürekliliğin son temsilcisidir. Sultan Alparslan'ı Osman Gazi'den, Kılıçarslan'ı Fatih Sultanahmet'ten ayrı göremeyiz. Gazi Mustafa Kemal'i devlet kuran bir lider olarak bugün bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Rahmetli Menderes, rahmetli Özal'ı, rahmetli Türkeş'i ve rahmetli Erbakan'ı tazimle yadediyoruz. Bunların her biri milletimizin kalbinde abideleşmiş isimlerdir. Asıl olan milletin gönlünde yer etmektir. Yaptığınız işleri duruşunuzla, mücadelenizle başaramadıysanız tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolmaya mahkum olursunuz. 

MİLLETLE YOL YÜRÜMEK ONUN GÖNLÜNE GİRMEK ÖNCELİĞİNİZ OLMALIDIR

Millete hizmet için çalışmış bir kişi olarak siz gençlere de aynısını tavsiye ediyorum, kendinizi yetiştirin, proje geliştirin, çalışın, üretin, kariyer yapın. Elbette bunları ihmal etmeyeceksiniz, ama milletle birlikte olmak, milletle beraber yol yürümek, onun gönlüne girmek daima önceliğiniz olsun.

Baki ne diyor; Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş meğer, diyor. Asıl olan bu kubbede hoş bir sadayı bırakabilmektir. Hepimiz öleceğiz, ölüm bizim için mukadder, bundan kaçmak, uzaklaşmak mümkün mü? Öldükten sonra lanetle anılmak da var, rahmetle anılmak da var. Temennim odur ki, bizler rahmetle anılanlardan olalım. Allah yolunuzu ve bahtınızı açık etsin.

19 Mayıs'ta ilk adımı atılan yeni süreç sonunda Cumhuriyetimizi kurduk. Ama istiklal ve istikbal mücadelemiz bitmedi, bitmeyecek. Sadece 93 yıllık Cumhuriyet tarihimize baktığınızda farklı görüntüler altında bağımsızlık mücadelesinin kesintisiz sürdüğümüzü görüyoruz. Balkanlar, Kafkaslar, kuzeyimizde, güneyimizde yaşanan hadiselerin bizim geçmişimizle ve bugünümüzle yakından ilişkilidir. 

IMF'DEN BORÇ DİLENEN TÜRKİYE'DEN IMF'YE BORÇ VEREN TÜRKİYE'YE

Acaba 20 yıl önce nasıl bir Türkiye vardı? Bunu yaşamak başka, okumak başka bir şey. Acaba bugün nasıl bir Türkiye'ye sahibiz. Komşularımızla ilişkilerimiz ne noktada? Kim Suriye'de, ırak'ta yaşananların bizimle ilgisi olmadığını söyleyebilir? Karadeniz, Akdeniz, Ege çevresinde meydana gelen her hadisenin bizi ilgilendirmediğini kim düşünebilir. Bu halkayı Güney Asya'dan Avrupa'ya kadar genişletebilirsiniz.

Bizim arkamızı dünyaya dönme şansımız da hakkımız da yok. Gerçek bağımsızlığımızın her alanda kendi ayaklarımız üzerinde durabilmemizle mümkün olduğunu biliyoruz. Demokrasi ve kalkınma çabalarını son 13 yılda çok ileri düzeye ulaştırdığımıza inanıyorum. 2002'nin sonunda sadece IMF 23,5 milyar dolar borcu olan bir Türkiye vardı.

Bugün IMF'ye borç verebilecek bir duruma gelmiş Türkiye var. Merkez Bankamızın döviz reverzimiz şu anda 113 milyar dolar ve inşallah 165 milyar doları da yakalayacağız, ben buna inanıyorum. Çünkü döviz rezervimiz ne kadar güçlü olursak, finans sektöründe ne kadar güçlü olursanız dünyada dik duruşunuz o kadar farklı olur. Türkiye tüm krizlere rağmen hala hedefleri doğrultusunda yürümeye devam ediyorsa son 13 yılda elde edilen başarılar sayesindedir. 

BİZ 2071'DE O GÜNLERİ GÖREMEYECEĞİZ AMA SİZDEN ŞUNU BEKLİYORUM

Dünya donör ülkelerine bakıldığında birinci sırada ABD, ikinci sırada Türkiye, üçüncü sırada İngiltere. Milli gelire oranla baktığımızda şu anda dünya birincisi hangi ülke biliyor musunuz; Türkiye. Çünkü milli geliri bizden kat be kat fazla ülkeler maalesef bu tür yardımları yapmıyorlar. Biz 'veren el alan elden üstündür' diyerek yardımlarımıza devam ediyoruz.

10 milyar doların üzerinde Suriye'ye destek verdik. Biz Avrupa'dan para gelecek mi, gelmeyecek mi diye bakmadık. Şu anda 26 noktada çadır kentler var. Şu anda Avrupa'nın şu kadar verelim, bu kadar verelim şeyleriyle çok fazla ben şahsen ilgilenmiyorum. Verseler de vermeseler de bu para Suriyeli kardeşlerimize gidecek. Ama ne yapıyorlar, oyalıyorlar.

Bize BM Mülteciler Konseyi'nden gelen destek 450 milyon dolardır. Bizim faturalı harcamamız 26 milyar dolardır. 2023 hedeflerini gerçekleştirmek için önümüze çıkan ve çıkartılan tüm engellere rağmen vargücümüzle uğraşıyoruz. Bunun yanında 2053, 2071 vizyonları geliştiriyoruz. Bakın 2071'de o günleri göremeyeceğiz. Bizler ebedi alemden sizleri izleyeceğiz.

Tüm gençliğimizden 2053 vizyonu için hayallerini, ideallerini ortaya koymalarını bekliyorum. Biz teslim aldığımızdan daha iyi bir Türkiye bırakmak için çalıştık, çalışıyoruz. Sizlerin de sizden sonraki nesillere çok daha güçlü bir Türkiye teslim edeceğinize inanıyorum. 

BİZ SİZİNLE ADETA BERABER YÜRÜDÜK İSTEDİK Kİ ELE BAKMAYIN!

Tarihe de tarife de sığmayan bir milletin evlatları olarak gözlerinizdeki ışık, yüreğinizdeki sevgi inşallah hiç eksilmesin diyorum. Ecdadımızın mirasını yükseltecek, yüceltecek bir gençlik yetiştirmek için her alanda çok önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Sizler güneydoğunun o dağlarında bu ülkeden kaçarak Kandil'in dağlarında, bu millete ihanet eden o şebekenin elhamdülillah içinde değilsiniz. Sizler silahını kalemi olarak kullanan, kalemin silahtan üstün olduğuna inanan bir gençliksiniz.

Sizler bilgisayarın tuşlarına basıyorsunuz, silahların tetiğine değil. Bu tuşlarla siz dünyada yeni bir gelecek inşallah inşa ediyorsunuz. Üniversite öğrenciseyseniz 76 üniversiteden aldık şu anda 193 üniversiteyle istedik ki benim Muş'ta, Hakkari'deki gencim nasıl İstanbul'a gelecek? E ne yapalım, o buraya gelemeyecekse biz devlet olarak ilmi, okulu onun ayağına götürelim dedik. Ve Hakkari, Ağrı, Muş, Kars'ta her yerde üniversite kurduk.

Eğer yurtlarda kalıyorsanız 294 bin yatak kapasiteli 425 yeni yurdu biliyorsunuz. Kredi ve bursları 45 TL'den aldık 400 TL'ye çıkardık. Bunun yanında 280 bin lira beslenme yardımı var. Geçmişte bunlar var mıydı sevgili gençler? Biz sizinle beraber adeta bu yolu yürüdük. İstedik ki bizim gençlerimiz ele bakmasın. Benim devletim var, devletim bizi yolda yalnız komaz. 

DEDEMİZ FATİH GEMİLERİ KARADAN YÜRÜTTÜ BİZ DENİZ DİBİNDEN...

İlkokulda, ortaokulda, lisedeki yavrumuz sırasının üzerinde kitabını bulsun dedik. Biz kitap bulamıyorduk. Hocalarımız ders anlatırdı biz çalakalem not tutardık. Abilerimizden teksir notu satın alırdık. Ama şimdi kuşe kağıtla hazırlanan kitapları yavrularımıza veriyoruz. Geleceği sağlam inşa etsin diye. Cebinizdeki telefonların, kullandığınız internetin, çantanızdaki bilgisayarın nereden nereye geldiğinizi biliyorsunuz.

Geçtiğimiz 13 yılda 5 milyon 645 bin yeni istihdam oluşturduk. Aynı dönemde spor tesisi sayısının 1575'den 3377'ye, lisanslı sporcu sayısını 6 milyon 232 bine çıktığını burada duyurayım. Sporcu bir gençlik ama hepsinden önemlisi istiyorum ki, sportmen bir gençlik. 79 senede 6 bin 100 km. bölünmüş yolu olan bir Türkiye vardı, son 12 yıla 18 bin km. bölünmüş yol inşa ettik.

'Yapılmaz, olmaz' denilen Marmaray'ı yaptık. Bizim dedemiz Fatih karadan kadırgaları yürüttü, biz de denizin altından hızlı treni yürütüyoruz. 3 yılda geçen yolcu 130 milyon oldu. Şimdi Yavuz Sultan Selim Köprüsü bitiyor. 26 Ağustos'ta inşallah açacağız. Bağlantı yolların ihalesi de yapıldı. En geç 3 yıl içerisinde o yollarda bitecek inşallah. Manzaralar sağa bak, sola bak doyumsuz. Hamdolsun ülkemiz nereden nereye geldi...

İYİ ÖĞRETMEN, İYİ İKTİSATÇI İYİ İŞLETMECİ OLMAK SİZE YETMEZ

Şimdi bir de Avrasya Tüneli'ni inşallah bu yılın sonuna kadar bitirmenin gayreti içerisindeyiz. Bu kez denizin altından araçlar geçecek. İzmit Körfezi bir başka adım. Onun da son tabliyeleri Başbakanımız, Ulaştırma Bakanımız birlikte gittik, monte ettik. O da hızla devam ediyor. Yalova-Orhangazi arasında Osmangazi Köprüsü'nü 40 km. bir yolla bağladık. O da İstanbul'u İzmir'e bağlayacak. Süre 8,5 saatten 3,5 saaete düşecek. Bunlar yeni Türkiye'nin modern işaret fişeğidir.

Yeni nesil o yollardan geçtikçe sizler de inanıyorum ki, 'çevreci bir Türkiye'yi biz şimdi yaşıyoruz'. Bunun yanında kendini yetiştirmek yerine zamanını kötü alışkanlarla öldürmeyi tercih eden gençlerimiz de yok değil. Sui misal emsal teşkil etmez, yani kötü örnek örnek gösterilmez. Biz iyilere bakacağız. Elbette kötü örnekleri ortadan kaldırmak için çalışıyoruz. Ama asıl olan idealimizdeki gençlerimiz için neler yaptığımızdır.

İyi öğretmen, iyi iktisatçı, iyi işletmeci olmak yetmez. Aynı zamanda inancı, kültürü, irfanı ile iyi birer insan da olmamız gerekiyor. Biz bu inançla çıktık. Bilgi ve hikmet. Bu iki kavramı unutmayın. Bilgisiz hikmet, hikmetsiz bilgi olmaz. 

SİZİN PARMAĞINIZ SİLAHIN TETİĞİNE DEĞİL BİLGİSAYARA BASIYOR

Kolunu eylem, yumruğunu vurmak için kalkan değil, selam vermek, dua etmek, iş yapmak için kalkan gençlere ihtiyacımız var. Bileği kendi devletine, halkına kinle, nefretle, öfkeyle değil kalbi ülkesine ve milletine aşkla, sevgiyle kıpır kıpır olan gençlere geleceğimizi emanet etmek istiyoruz. Yıkıcı değil yapıcı düşünen, konuşan, hareket eden gençlerle yol yürümek arzusundayız.

Bugün her biri taze fidan olan gençlerimizin yarın ülkelerini, milletini kucaklayacak ulu çınarlara dönüşmesini sağlayacak şartları oluşturmak için inşallah hep birlikte çok daha gayret göstereceğiz. İçimizde sporcular var. Onlara şimdiden olimpiyatlarda üstün başarılar diliyorum. Altınlarınız, gümüşleriniz, bronzlarınız bol olsun. Allah gücünüzü daim etsin.

Bir kez daha Cumhurbaşkanlığı Külliyesini, milletin evini onurlandırdığınız için sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum, sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. 

Akşam