Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

Seyahatimde bana sayın bakanlarımız, milletvekilerimiz, özel sektör temsilcileri eşlik edecekler. İlk etapta Uganda'ya geçecek Çarşamba günü bu ülkenin Cumhurbaşkanı ile bir araya geleceğiz. Uganda ziyareti bugüne kadar sayın Müsevenni Türkiye'den Cumhurbaşkanı düzeyinde bu ülkeye gerçekleşen ilk ziyaret olacak. Bu yönüyle tarihi bir öneme sahip olacaktır.

Uganda'da şahsıma tevcih edilen fahri doktora törenine katılacağım. İki ülke işadamlarını buluşturacak iş forumuna yine Cumhurbaşkanı ile iştirak edeceğiz.

GİDİLMEDİK YER, KEŞFEDİLMEMİŞ YER BIRAKMAMALIYIZ

Uganda'dan sonra Kenya'ya geçeceğiz. Kenya tarihi, siyasi konumu, bölgesel ilişkileri bağlamında doğu Afrika'nın en kilit ülkelerinden biri. Cumhurbaşkanı sayın Kenyata ile görüşürek hem ikili hem de bölgeyle ilgili meseleleri istişare edeceğiz. TİKA tarafından hibe edilen ambulansları kendilerini tevdi edeceğiz.

Her iki ülke cumhurbaşkanları ülkemizi ziyaret etmişlerdir. Bu bakımdan ziyaretlerim aynı zamanda iade-i ziyaret niteliği taşıyor. Her zaman söylediğim gibi gitmediğiniz yer sizin değildir. 2023 hedeflerimiz için çalmadık kapı, gidilmedik yer, keşfedilmemiş yer bırakmamalıyız.

KENYA İLE UGANDA BU KONUDA ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYDU

3 milyon insana kapılarını açan bir ülke olarak bu dostlarımızın yaşadığı sıkıntıları çok iyi biliyoruz. Geçen hafta düzenlediğimiz Dünya İnsani Zirvesi'nde gördüğümüz gibi dünyadaki mülteciler sorununun asıl yükünü az gelişmiş ülkeler çekmektedir. Gelişmiş ülkeler kendilerini bu sorunun dışında tutmaya gayret gösteriyor.

Yaz aylarının başlamasından itibaren tekrar Akdeniz'de yüzlerce insanların boğulma haberlerini tekrar almaya başladık. Türkiye olarak bu adaletsizliği gündeme getirmeye, uluslararası topluma sorumluluklarını hatırlatmaya, Uganda ve Kenya gibi elini taşın altına koyan ülkelere destek olmaya devam edeceğiz. 

SORULAR VE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN CEVAPLARI

BU KARAR ÇIKARSA ALMANYA İLE İLİŞKİLERİMİZİ ZEDELER

Dün sayın Başbakan, Şansölye Merkel'le görüşme yaptı. 1 saat önce ben de kendileriyle görüşme yaptım. Kendileri 'elimizden gelen gayreti göstereceğiz' diyorlar. Bizim sözde Ermeni soykırımı gibi bir problemimiz var mı? Bizim böyle bir problemimiz yok. Biz bu konuda rahatız. Bize bu şekilde yaklaşım gösterenler aslında iki ülke arasında, ki Almanya şu anda 3 milyonu aşkın Türk'ün yaşadığı bir ülke ve şu anda aramızdaki ilişkiler çok çok üst düzeyde.

Böyle bir gelişme olursa iki ülke arasında ekonomik, siyasi, askeri ilişkilerimizi zedeler. Öyle zannediyorum ki, bunların hepsi düşünülecektir. Şu anda çıkmamış bir kararı değerlendirmeyi doğru bulmam. Bir karar çıkar, bunun gerekçesi nedir, içinde neler var, ondan sonra değerlendirmesini gerek hükümetimiz gerek bizler yaparız. Ama uluslararası hukukta hiçbir bağlayıcılığı yoktur. 

MUHALEFET BÖYLE ŞEYLERE ALIŞIK DEĞİL AMA ALIŞACAKLAR

Ben şu anda bir siyasi partinin genel başkanı değilim. Halkının yüzde 52 oyunu alarak seçilmiş bir Cumhurbaşkanıyım. Yargı organının da Cumhurbaşkanıyım. Yürütmenin de cumhurbaşkanıyım, yasama organının da cumhurbaşkanıyım. Böyle bir yaklaşımın içerisine giren bu muhalefet hala siyaseti öğrenememiş. Eğer bunlar Tayyip Erdoğan birisine selam verse "niye selam verdi" diye bunun hesabını soracaklar veya Tayyip Erdoğan'a birisi selam verse "niye sen Erdoğan'a selam verdin" diyecekler.

Biz yargının başkanlarıyla, temsil noktasında olanlarıyla bu tür seyahatları yaparız, bunun yasal, ahlaki, teamül olarak hiçbir yanlış yönü yoktur. Bunlar alışmadılar ama alışacaklar. Daha çok devletin milletle kaynaştıkları şeyleri görecekler. Biz yargının başında çay tamillada çay topladık. Şimdi bu tamillanın ne olacağını soracaklar tabi. Herhalde Rize'ye gittik diye rahatsız olmuş olabilirler.

İSRAİL İLE GELİŞMELER OLUMLU GİBİ GÖRÜNÜYOR 

Bizim söylediğimiz özürdü, tamam, tazminattı, bu da tamam gibi görünüyor. Üçüncüsü ambargonun kaldırılması ki, bunun içeriğinde şu anda Filistin'de ciddi bir enerji ve elektirik sıkıntısı var. Bunun giderilmesi için bazı teklifler yaptık. Su sıkıntısı var ciddi manada. Bu konuda ciddi tekliflerimiz oldu. Gelişmeler olumlu gibi görünüyor. Eğer bunları aşabilirsek, bir diğer konuda okul hastane gibi BM'nin dahi tavsiyeleri var. 

TÜRKİYE SUÇLU SANDALYESİNE OTURACAK BİR ÜLKE DEĞİLDİR

Beni meraklandıran konu acaba bizden nasıl bir ilk adım bekleniyor onu anlamakta zorlanıyorum. Yoksa biz Türkiye olarak suçlu sandalyesinde oturan bir ülke değiliz. Ve biz kesinlikle Rusya ile münasebetleri bozmak isteyen de değiliz. Rusya ile münasebetlerini geliştirmeyi tam aksine arzu eden bir ülkeyiz.

Sayın Putin ile bizim ilişkilerimiz gerçekten çok farklı bir noktadayken iki iyi dost noktasındayken böyle bir konuma gelmiş olması veyahutta bir pilotun yapmış oludğu hata ve yanlış sebebiyle buralara gelmiştir. Temenni ederim ki bir an önce bu sıkıntı aşılır ve Türkiye ile Rusya son 10 yıl içerisinde attıkları adımları yeniden atarlar. Atmaya devam ederler.