27 Mayıs milletin iradesini tahakküm altında tutan vesayet zincirinin ilk halkası ve yakın tarihimizin karanlık sayfalarından biri. 56 yıl önce bugün, 27 Mayıs 1960'ta Adnan Menderes başbakanlığındaki Demokrat Parti Hükümeti ordu içindeki bir grup tarafından darbe ile devrildi.
 
Darbenin kılıfı da tanıdıktı. Türkçe ezan zulmüne son vermek gibi milletin değerlerine sahip çıkacak adımlar atan Adnan Menderes Hükümeti vesayetçileri ve destekçilerini rahatsız etmişti. Tek parti döneminin baskıcı uygulamaları nedeniyle milletin daha o yıllarda defterden sildiği CHP de darbeci zihniyetle dirsek temasındaydı.
 
CHP'nin seçimlerde yine hezimete uğrayacağını gören bir takım subaylar ordu içinde bir çok gizli komite kurmuş, darbe şartlarının oluşması için bekliyordu.Sıra provokasyonlarla fitilin ateşlenmesine ve darbe için şartların olgunlaştırılmasına gelmişti. Perde arkasındaki oyuncular devreye girdi ve 1960 Mayıs ayına gelindiğinde ülkeyi krize sürükleyecek olaylar zinciri başladı.
 
1 Mayıs'ta sokağa çıkma yasağına rağmen İstanbul'da iki protesto gösterisi düzenlendi.  
 
5 Mayıs'ta Ankara Kızılay Meydanı'nda üniversite öğrencileri eylem yaptı. Göstericilere hitap etmek isteyen Başbakan Menderes itilip kakıldı.  
 
6 Mayıs'ta İsmet İnönü NATO ülkelerinden gelen gazetecilere Türkiye'yi şikayet eden açıklamalar yaptı.
 
21 Mayıs'ta Harp Okulu öğrencileri bir yürüyüş gerçekleştirdi. 
 
 
Sadece Türkiye'de değil ABD'de de Menderes karşıtı gösteriler yapılıyordu. Ellerinde "Diktatör Menderes" yazan dövizler taşıyan bir grup New York sokaklarında gösteri yaptı. 
 
Takvimler 27 Mayıs'ı gösterdiğinde 37 subaydan oluşan "Milli Birlik Komitesi" darbe yaparak yönetime el koydu. TBMM feshedildi. Anayasa ve siyasi faaliyetler askıya alındı.
 
28 Mayıs'ta "Milli Birlik Hükümeti" kuruldu. Sürecin devamında Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes gözaltına alındı. Ekim ayında başta Adnan Menderes olmak üzere Demokrat Parti yöneticileri ve Cumhurbaşkanı Celal Bayar Yassıada mahkemelerinde yargılanmaya başladı. Darbecilerin mahkemeleri yargı sürecini adil yürütmüyordu. Hakimin "Sizi buraya gönderen irade böyle istiyor" itirafı yargı sürecinin sadece bir formalite olduğunu tescil ediyordu. 
 
Davanın sonunda Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamına karar verildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961'de Menderes ise bir gün sonra İmralı adasında asılarak idam edildi. 
Yakın tarihimiz utanç sayfalarından biri olan 27 Mayıs Darbesi Türkiye'de vesayet perdesini araladı ve ülkenin ayaklarına pranga vuran bir süreci başlattı.
 
Demokratik işleyiş büyük yara almıştı. Ülkedeki bütün kurumlar darbeciler tarafından yeniden dizayn edildi. Üniversiteler ve basın da vesayetçilerin etkisine girdi. 27 Mayıs Darbesi, 12 Mart'tan 12 Eylül'e, 28 Şubat'tan 27 Nisan'a uzanan bir askeri vesayet geleneğinin temelini attı. Vesayet zincirini kırmak, milli iradeyi yeniden tesis etmek ise siyasi hayatı boyunca darbeci ve vesayetçi zihniyetle mücadele eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a nasip oldu.
 
Star