Ben hayatımın herhangi bir döneminde şerefli AK Gençlik teşkilatının aktif bir mensubu olma onurunu daha farklı hizmet alanlarına yoğunlaştığım ve hakkını veremem kaygısıyla yaşayamadım.

Birçok programlarına bazen abi olarak, bazen ise sadece onların gözlerindeki o ışıktan beslenmek, hayata ve dünyaya dair umudumu tazelemek için davet edildiğim ölçüde katılmaya çalıştım.

Bugüne kadar inandıkları dava uğruna benim şahidi olduğum katlandıkları fedakârlıkları yazmaya kalksam ne sizin vaktiniz ne de benim enerjim yeter.  Filistin davası için İsrail’e en büyük tepkiyi koyanlar da onlardır, seçim zamanlarında sokakları arşınlayan, bir oy için gecelerini gündüzlerine katanlar da. Bir çoğu; ailesine, işine, okuluna ayırmadığı zamanı ümmetin en büyük gençlik hareketi olmalarının sorumluluğu ile bu dava için harcarlar.

15 Temmuz gecesi davalarına, liderlerinin yanında olmak, ellerinden geldiğince memlekete sahip çıkmak adına ilk sokağa çıkanlar yine bu teşkilatın evlatlarıydı. Köprüde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde, havalimanı yolunda onlarca kardeşleri, dava arkadaşları şehit düştü. Tankların, tüfek mermilerinin üstüne çıplak elleri ile şanlı bayrağımızı dalgalandırarak korkmadan, asilce yürüdüler.

Onlar ne makam, ne mevki ne de başka bir menfaat için değil en saf ve temiz duygularıyla sadece ümmetin umuduyuz diyerek, bu milletin ecdadı Çanakkale’de bu memleketi nasıl savunduysa bize de şimdi görev düşüyor diyerek günlerce, gecelerce tüm Türk milleti ile birlikte meydanlarda, sokaklarda, Emniyetin önünde, Kısıklıda, Külliye'de nöbet tuttular.

Her bir ferdi bu süreçte eşini, çocuğunu, ailesini değil, vatanını en ön sıraya koyarak, vatan yoksa hiçbir şey yok düsturu ile Başkomutanımızın talimatı süresince en hassas ve en kavi şekilde hem kendileri vazifelerini yerine getirdiler hem de tüm gençlerin organize olmasında önemli bir görev ifa ettiler.

26 günlük nöbet süresi boyunca bir tek adli olay yaşanmadıysa tek bir dükkanın camı dahi çizilmediyse bu gençliğin gösterdiği sorumluluk ve alanlardaki insanlara yol göstericilikleri sayesinde olmuştur.

Daha bugün PKK terörüne Beytüşşebap İlçe Başkanını şehit veren bu benim hem imrenerek baktığım, Sayın Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız, Reisimiz, Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım ve bir çok gerçek toplumun önde gelen insanı gençliğe muhabbetlerini ifade edip, kahramanlıklarını anlattığı gençlere;

Ne diyor Salih Tuna denen, bir zamanlar FETÖ için" ben Hocaefendiye Cumhurbaşkanına bile laf ettirmem" diyen zat (https://twitter.com/darbesavar11/status/764627686098628608?s=08 --- Salih Tuna’nın FETÖ’ye düzdüğü övgüleri buradan İzleyebilirsiniz) gençlik slogan üretmemiş, bu gençlik giyinmeyi biliyormuş ama bir tane dahi dövizi yokmuş, sadece ihale kovalarlarmış, vekillere konvoy yaparlarmış…

Özellikle kendisi televizyon yayınlarına dahi yataktan kalktığı gibi gittiği için bu temiz giyinme sünnetine uymaya çalışan alnı ak, zihni ak gençler bu densizi rahatsız etmiş!

Ey kimliğinde Salih Tuna yazan (yazmayan) zat,

Sen ve senin gibiler slogan yazmak için taraftar grupları gibi saatlerce kafa patlatıp, söz söylemek dışında hiçbir olumlu, işe yarar eylem yapmayı beceremediğiniz için, konuştuğunuz hiçbir doktrini hayatınızın herhangi bir alanına uygulamadığınız için, o genç kardeşlerimin taşıdıkları azmin, gösterdikleri eforun, hayata geçirdikleri organizasyonların, çabalarının, fedakarlıklarının onda birine sahip olmadığınız için böyle içi boş, altı boş, manasız laflar edemezsiniz.

Ben senin kimin yancılığını yapıp, kime göz kırpmaya çalıştığının farkındayım, bu boş beleş laflar onun lafları ama o arkadaşa söyle bu işler özel hayatında alemcilerle takılıp, başkalarının başarılarının üzerine oturup, yalan ve iftira ile koltuk korumaya, devletin parası ile yurt dışı seyahatlerinde müsabaka izlemeye benzemez.

Bu gençlik genel merkez başkanlarından, il teşkilat başkanlarına, ilçe başkanlarından, mahalledeki üyesine kadar şehitlik umuduyla, memlekete sahip çıkma sorumluluğuyla, Reisini izinden gitme bilinciyle kurulduğu ilk gününden bugününe gayet iyi bir sınav vermiştir, özellikle 15 Temmuz FETÖ kalkışmasında rüştünü verdiği şehitleri, gösterdiği cesaret ve mücadeleyle ispatlamış, toplumun tüm katmanlarının hayranlığını ve sevgisini kazanmıştır.

Sen ve senin jenerasyonundaki, nerde o eski gençlik, bunlar hava civa, ancak saç tarayıp nargile içiyorlar söylemlerinizi bu gençler ağzınıza değil boğazınıza tıkamıştır, siz 12 Eylül, 28 Şubat darbelerinde yatak altlarına saklanırken, bu gençlik hem de hiçbir eylemsel pratiği olmadığı halde 15 Temmuz gecesi hiç birinizin yapmadığını yapmış tankları ele geçirmiş, teröristleri bertaraf etmiştir.

Ez cümle; sen gel düştüğün bu yanlıştan dön, haksızlık ve hadsizlik yaptığın bu gençlerden özür dile, biz de seni adam yerine koymaya devam edelim ! Söz giyinmeyi sana bizzat ben öğreteceğim.

HALİT EMRE AYDIN 

AL SANA DÖVİZ AL SANA SLOGAN

 

 

 

 

 

BUDA İHALECİLERİN, BAYRAK İHALESİNDEN FOTOĞRAFLARI...