MİT’in deşifre ettiği ByLock içerikleri çözülmeye devam ederken, FETÖ kumpaslarında rol alan “beyin takımın” örgütün kriptolu haberleşme programındaki trafiği deşifre edildi. 17-25 Aralık sonrası görevlerinden el çektirilen bir çok emniyet müdürünün ByLock kullandığı tespit edilmişti. Bunların arasında eski Ankara Emniyet Müdürü Kadir Ay’ın da olduğu ortaya çıktı. 8 Ocak 2014’te merkeze alınan, daha sonra emekli edilen ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası da rütbesi sökülen Ay’ın, “30114” ID numarasını kullandığı ve eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Lokman Kırcılı ile ByLock’tan konuştuğu tespit edildi. Buna göre, ikilinin, 22 Ağustos 2014-3 Mart 2015 tarihleri arasında toplam “259” saniyelik görüşme yaptıkları anlaşıldı. Ay’ın eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven ile de ByLock’tan 29 saniye görüştüğü belirlenirken, ikilinin 22-25 Eylül 2014 tarihleri arasında ByLock irtibatlarının sıklaşması dikkat çekti. Yapılan incelemede, Ay’ın yine eski İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Gürsel Aktepe ve eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Muharrem Durmaz ile de ByLock’tan konuştuğu ortaya çıkarıldı.

15 TEMMUZ’DA İSTİHBARAT’I ALACAKTI

15 Temmuz darbe girişimi gecesi ele geçirmeye çalıştığı İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nda yakalanan eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Lokman Kırcılı’nın da ByLock trafiği belgelere yansıdı. Kriptolu haberleşme programını aktif olarak kullandığı anlaşılan Kırcılı’nın ByLock kayıtlarındaki mesaj sayısının 2, mail sayısının 98, çağrı sayısının ise 195 olduğu görüldü. Kırcılı’nın ByLock’tan konuştuğu örgüt üyesi emniyetçiler arasında dikkat çekici isimler de bulunuyor. Kırcılı’nın, Recep Güven, Gürsel Aktepe ve Muharrem Durmaz’ın yanı sıra Yunanistan’a kaçarken yakalanıp tutuklanan eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Oğuz Kiremitçi, eski Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkan Yardımcısı Raşit Poyraz, eski Mersin İstihbarat Şube Müdürü Ali Çengelci, Hrant Dink cinayetinin işlendiği dönemde İstihbarat Daire Başkanlığı C Büro Şube Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Tamer Bülent Demirel, eski Diyarbakır Emniyet Müdür Yardımcısı Ata Akman ile ByLock’tan çok kez konuştuğu tespit edildi. Ayrıca Deniz Baykal’ın evine kamera yerleştiren istihbaratçı polislerin arasında yer alan Özgür Öztürk ile de ByLock irtibatı olduğu anlaşılan Kırcılı’nın, çağrı kayıtlarına göre, ByLock’u 11 Ağustos 2014 ile 7 Mayıs 2015 tarihine kadar kullandığı anlaşılıyor.

ŞOVMEN AVUKATLA BYLOCK’TAN KONUŞMUŞ

Eski İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Gürsel Aktepe’nin, kayıtlara göre, ByLock’u mesajlaşmaktan çok konuşmak için kullandığı anlaşıldı. Aktepe’nin konuştuğu isimler arasında FETÖ’cü avukat Adnan Şeker de bulunuyor. 15 Temmuz gecesi Kırcılı gibi İstihbarat Daire Başkanlığı’nda yakayı ele veren Aktepe ile Şeker arasında 18 Ağustos 2014’te farklı saatlerde “43” saniye görüşme olduğu belirlendi. FETÖ’cü emniyet müdürü Ramazan Akyürek’in de avukatlığını yapan Şeker, İstanbul Adliyesi önünde Türk Ceza Kanunu kitapçığını yırtmıştı.

İSTİHBARATÇILARIN BYLOCK TRAFİĞİ

Birçok yasadışı dinleme davasının sanığı eski İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürü Yunus Yazar’ın da ByLock trafiği dikkat çekti. Hala firari olan Yazar’ın, eski İstihbarat Daire Başkan Yardımcıları Mehmet Selahaddin Dinçer ile firariler Ayhan Falakalı ve Coşgun Çakar, eski İstihbarat Daire Başkanlığı çalışanı Timur Tecer ile ByLock’tan konuştuğu belirlendi. Yazar’ın ayrıca, eski Polis Başmüfettişi Ali Osman Elmastaş ve Bursa’da yargılanması devam eden eski Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı Sezgin Kaba’yla da ByLock’tan irtibatı olduğu belirlendi.
Kumpasların mimarı

7 Şubat MİT krizinin mimarı olan aynı zamanda yasa dışı dinleme, 25 Aralık kumpası, Selam Tevhid’de kumpas, Tahşiye grubuna yönelik kumpasta rol alan eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Erol Demirhan’ın da ByLock trafiği ortaya çıktı. Demirhan’ın, 17-25 Aralık darbe girişimi döneminde Atatürk Havalimanı Emniyet Şube Müdürlüğü görevini yürüten Ufuk Balcı, eski İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Kazım Aksoy ile ByLock’tan irtibatının olduğu belirlendi. Demirhan’ın, 1 Eylül 2015'te, “Vatandaşların bize yakışır şekilde gazeteyi ziyaretleri olsa, makul olmalı. Yazılacak dövizler temiz vicdanlarda makes bulmalı. Fakat yazılan ifadeler, dövizler insanları tutuklamaya sevk edecek ifadeler olmamalı. İnsanlar kontrol altında tutulmalı, meselenin zulüm olduğu vurgulanmalı. Bugün ve Millet gazetelerini herkes 10’ar tane almalı. Kahveler, otobüslere, garlara, terminallere, berberlere bırakılmalı ve bu birkaç gün sürmeli” şeklinde mesaj gönderdiği tespit edildi.