İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararının ardından ABD'nin barış sürecinde hiçbir rolü kalmadığını söyledi.

AA muhabirine yaptığı açıklamada Erdoğan, ABD'nin Kudüs kararını "çok esef verici" olarak nitelendirerek Müslümanları "daha güçlü tepki vermeye ve dünyaya tek ses halinde hitap etmeye" çağırdı.

Erdoğan, "ABD'nin kararının pratikte hiçbir değeri yoktur. Yeni bir şey ortaya koymayacaktır ancak bu ABD'nin artık barış sürecinde hiç bir rolü olmadığı anlamına gelir." dedi.

"(ABD'liler) Güvenilir kişiler olmadıklarını ispatladılar. Bu da ABD'nin bundan sonra barış sürecinde rol almalarının imkansız olduğunu ortaya koyuyor." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"ABD'li aracıların işin dışında olduğu göz önünde bulundurularak gelecekte nelerin olacağını ve barışın nasıl gerçekleşeceğini ileride göreceğiz. Ben de Allah'tan diliyorum ve temenni ediyorum ki inşallah barışı Müslümanlar kendileri sağlayacaklar."

"ABD, BMGK bizim için değersiz diyor"
ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararı karşısında Müslüman ve Araplara birlik çağrısında bulunan Erdoğan, "Fiilen 1995'te ABD Kongresi tarafından alınan bu karar, İsrail'in Kudüs'ü başkent ilan etmesini geçersiz sayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BGMK) 1980 yılındaki kararına aykırıydı. ABD, kurulmasında yardımcı olduğu kurumlara, BMGK'ya ihanet ediyor. ABD, BMGK bizim için değersiz diyor." diye konuştu.

Erdoğan "Sanırım bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan dünya sisteminin işlemediğini gösteriyor. Biz bunu zaten biliyorduk ancak ABD bu sistemin çalışmasına yardım etmiyorsa, bu sistemi kuranların yine sistemi bitirdiği anlamına gelir. Eğer BM sistemi bittiğinde, bizim dünyadaki insanlar ve ülkeler için barışı neyin sağlayacağına karar vermek zorundayız." dedi.

"Kudüs bizim için atalarımızın savunduğu her şeydir"
ABD'nin Kudüs kararının protesto edildiği İslam ve Arap dünyasındaki gösterilere ilişkin ise Erdoğan, şunları söyledi:

"Batı'daki analistlere sorsanız hiçbir şey olmadığına, ne yaparlarsa yapsınlar bundan kurtulabileceklerine inanıyorlar. Dolayısıyla olaylara daha güçlü bir şekilde tepki vermeli ve daha çok birlik olmalıyız. İhtiyacımız olan şey bu. Çünkü karar almadan önce bazı İslam ülkelerinden destek görmek için nasıl davranacaklarını biliyorlar. Bu nedenle birlik olmamız ve sesimizin bir çıkması gerekiyor. Sonrasında Batı ülkelerinin bizi bölmeleri zor olacaktır."

"Kudüs bizim için atalarımızın savunduğu her şey anlamına geliyor." diyen Erdoğan, "Barış içinde bir arada yaşamak, Batılı güçler için garip bir durum, bir arada yaşamak hoşlarına gitmiyor, güçlü olmak ve dünyanın geri kalanının omuzlarına çıkmak istiyorlar." şeklinde konuştu.

Dünya nüfusunun sadece yüzde 12'sini Batı'nın oluşturduğunu belirten Erdoğan, saygın haklara ve kültüre sahip geri kalan yüzde 88'lik bir kısmın daha olduğunun unutulmaması gerektiğini söyledi.

Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etmiş, BGMK, 478 sayılı kararla, İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saymıştı. BMGK kararı çerçevesinde, ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs'ün işgal altında olduğunu kabul ediyor. İsrail yönetimini tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv'de bulunuyor. Hiçbir ülke, Kudüs'ü ya da doğu ve batı bölümlerini başkent olarak kabul etmiyor.

ABD, Trump'ın hamlesiyle Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıyan ilk ülke oldu.

Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump yönetimi, bölgenin kaosa sürükleneceği ve İsrail-Arap ihtilafının daha da çözümsüz hale geleceği uyarılarını göz ardı etti.