Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalyan devlet televizyonu RAI'de yayımlanan söyleşisinde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, AB'nin vize serbestisini kabul etmemesi halinde Türkiye'nin göçmen ve mültecileri ülkeye geri almasından vazgeçebileceğini söylediği hatırlatıldığında şu cevabı verdi:

"Doğru şeyi söyledi. Göçmenlerin geri gönderilmesinin şartı vizelerin serbestisiydi. Vize serbestisi olmazsa Türkiye göçmenlerin geri kabulünü durdurur."

Türkiye Avrupa'ya gitmeye çalışan göçmen sayısını azaltması karşılığında; barındırdığı mülteciler için mali yardım, AB üyelik müzakerelerinin hızlandırılması ve Türk vatandaşları için Schengen bölgesinde vizesiz seyahat sözü almıştı.

Şu ana kadar bize batıdan gelen hiçbir temsilci yoktur. Ziyaretimize gelen hiçbir temsilci yoktur. Fakat Fransa'da terör eylemleri olduğunda oralara nasıl gittiklerini biliyoruz. Bazı ülkeler havaalanlarında Türkiye'ye gitmeyin, Türkiye'ye gidişiniz Erdoğan'ı güçlendirir gibi reklamlar yapıyorlar. Bu nasıl demokrasidir. Ben askeri darbe ile iş başına gelmiş bir cumhurbaşkanı değilim. Halkının yüzde 50 oyuyla iş başına gelmiş bir cumhurbaşkanıyım

Türkiye 15 Temmuz akşamı tarihinin en hain, en alçak darbe girişimine maruz kalmıştır. Şüphesiz her darbe kötüdür ama 15 Temmuz doğrudan milleti hedef alması, doğrudan millete saldırılması nedeniyle hepsinden çok daha kötü bir gece olarak hafızalara kazınmıştır. Darbe gecesi saldırılar 4 yer var. Birisi emniyet ve özel harekat müdürlüğü. Diğer ikisi ise TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'dir. Hatta içinde bulunduğumuz binanın doğu cephesi de helikopter ateşlerine maruz kalmıştır. TBMM'de Başbakanların kullandığı bölge ateş altına alınmıştır. Bu ikimin ortak özelliği doğrudan milletin oylarıyla iş başına gelen kişilerin makamları olmasıdır. Sizler uluslararası yatırımcılar olarak karşımda bulunuyorsunuz.

Dünya ağırlıklı olarak demokratik yapılarla yönetilen rejimler içindedir. Demokrasiler iftihar edilen rejimlerdir. Batı ülkelerinin tamamı demokratik parlamenter rejimlerdir. Sadece Fransa'nın yarı başkanlık sistemini bir kenara koyarsak diğer hepsi parlementer sistemlerdir. Şu ana kadar bize batıdan gelen hiçbir temsilci yoktur. Ziyaretimize gelen hiçbir temsilci yoktur. Fakat Fransa'da terör eylemleri olduğunda oralara nasıl gittiklerini biliyoruz. Bazı ülkeler havaalanlarında Türkiye'ye gitmeyin, Türkiye'ye gidişiniz Erdoğan'ı güçlendirir gibi reklamlar yapıyorlar. Bu nasıl demokrasidir. Ben askeri darbe ile iş başına gelmiş bir cumhurbaşkanı değilim. Halkının yüzde 50 oyuyla iş başına gelmiş bir cumhurbaşkanıyım.u yazılan ama dışarıdan planlanan darbe girişimidir. Bir şeyi hesap edemediler. Bu milletin kendisini hesap edemediler.

BİR BAYAN KARDEŞİMİZİN KOPAN BAŞINI ÇATIDAN ALDIK

Bir bayan kardeşimizin maalesef başı koparak oranın çatısında bulundu. Bunu yapanlar acaba hangi vicdan, hangi insani bir yapı kalkıp kendi halkına uçaktan bomba yağdırarak böyle bir vahşeti yapabilir. Ne yazık ki bu ülke darbeler tarihi içerisinde çok farklı bir darbeyi yaşadı. 238 şehit verdik, 2200'e yakın yaralılarımız var. Dün gece 12, 1, 1.5 gibi gazilerimizi arıyorum. Bir tanesi genç, Sabri, 34 yaşında. Yazılımcı, hava savunma sistemlerini çok seven bir gencimiz. Birinci tankın altına atlayıp, ikinci tankın da altına yatan ve inşallah kolunu kaybetmeyecek. Telefonda konuşurken sanki Sabri'ye hiçbir şey olmamış. Reisim 'sen iyi misin' diyor. Bu inanç bu azim oldukça bu millete darbeler hiçbir şey yapamayacaktır.

Bir Albay... 7 tane kurşun almış vücuduna... Hala bizi düşünüyor. "BU FETÖ'nün adamları hala içimizdedir, Lütfen kendinize dikkat edin" diyor...