Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yenikapı'da büyük coşku eşliğinde kürsüye çıktı. Halkı ve protokolü selamlayarak konuşmasına başladı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

11. Cumhurbaşkanımız Sayın Gül, parlamentomuzun değerli başkanı Gazilik şerefine ikinci defa nail olan TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman, Sayın Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan, Sayın Genelkurmay Başkanımız, Sayın CHP Genel Başkanı, Sayın MHP Genel Başkanı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sayın Başbakanı, değerli misafirler, sevgili İstanbullular, 81 vilayetimizde meydanlarda bizleri takip eden kıymetli vatandaşlarım, dünyanın dört bir tarafında gönlü bizimle olan kıymetli kardeşlerim, 15 Temmuz gecesi bir kez daha istiklali ve istikbali için, canı pahasına ülkesini FETÖ'ye, işgalcilere teslim etmeyen aziz milletim, sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında 15 Temmuz gecesi, sokaklara meydanlara inerek, namlulaların, tankların, helikopterlerin, uçakların karşısına dikilme cesareti gösteren tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

Bu kardeşlerimizden, 172'si sivil, 63'ü polis, 5'i asker olmak üzere 240'ı şahadet makamına ulaştılar. Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Yine o gece kahramanca darbecilerin üzerine yürüyen kardeşlerimizden 2195 tanesi gazilik rütbesine ulaşmıştır. Tedavileri süren yaralılarımıza Rabb'imden şifalar niyaz ediyorum.

O gece adeta ölümü öldürerek sokakları, meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden şehitlik ve gazilik şerefine nail olanlar isimlerini tarihe altın harflerle yazdırdılar. Vatan uğruna verilen mücadelede bu rütbelere ulaşabilmek her zaman elde edilebilecek bir ayrıcalık değildir.

Ne diyor İstiklal şairimiz, "kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda, şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda, canı cananı, bütün varımı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda!"

15 Temmuz gecesi meydanları dolduran kardeşlerimizin her birinin vatanımızın korunmasında payı vardır. Onun için diyorum ki 79 milyon olarak hepimizin gazası mübarek olsun.

79 MİLYON OLARAK HEPİMİZİN KAZASI MUBAREK OLSUN

15 Temmuz gecesi sokakları dolduran milyonlarca vatandaşımızın içinden şehitlik ve gazilik rütbesine ulaşanlar adlarını tarihe yazdılar. 15 Temmuz gecesi meydanları dolduran kardeşlerimizin her birinin vatanımızın korunmasında rolü vardır. 79 milyon olarak hepimizin gazası mübarek olsun.

Bu millet başka bir millet, gerçekten Türk milleti bin yıl önce Malazgirt'te hangi kararlılıkla Anadolu'nun kapısını açmışsa 15 Temmuz'da da darbecilerin karşısına öyle dikilmiştir. Osman Gazi 1299'da tarihin en kudretli devletini hangi temeller üzerine kurduysa biz de o gece Türkiye'yi aynı ilkeler üzerine kurduk. FETÖ'cü terör örgütünü, darbecileri geri püskürttük.



BU GÖRÜNTÜ DÜŞMANLARI KAHREDİYOR

Türkiye'nin yerle yeksan olması için ellerini ovuşturarak bekleyen düşmanlarımız da bundan sonra işlerinin çok daha zor olduğunu görerek uyandılar. Bugün 81 vilayetimizde her görüşten insanımızla verdiğimiz şu görüntü var ya, bu görüntü inanın bana düşmanları 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür, kahretmiştir. Onun için her zaman bir olacağız, diri olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Bundan sonra Türkiye'nin tüm renkleriyle bağımsızlığına yönelik atılan bu adımlar çok önemlidir. Bu vatanımıza sahip çıkmanın ilanı ve ispatıdır.

İDAM CEZASI TBMM'DEN ÖNÜME GELİRSE, ONARIM

Bu millete kimse bu esareti asla getiremeyecektir. Şu anda siyasi partilerimizin genel başkanları burada, sizin zaten talebinizi biliyorlar. Sizler de idam talebinde bulunduğunuza göre bunun kararını verecek merci TBMM'dir. TBMM'den gelen gelecek böyle bir bu kararı ben onarım.

Vatan Caddesi'nde vücudu ikiye bölünmüş kardeşimi gördüğüm zaman bunu kenara koymak mümkün mü? Ankara'da başı vücudundan ayrılmış olan hanım kardeşimin başı kongre merkezinin çatısına uçmuştu. Bunu görünce biz kalkıp da AB'de idam yokmuş, orada yokmuş şurada yokmuş.

ABD'de, Japonya'da, Çin'de var. Bu millet böyle bir karar veriyorsa öyle zannediyorum ki siyasi partiler de kararı verecektir.

FETÖ BU MİLLETİ HESAP EDEMEDİ

Bu FETÖ birçok sinsilikleri hesap etti de, bu milleti hesap edemedi. Bu milletin inancını, dirayetini o hiç hesaba katmadı. Zannetti ki bunlar gelmez. Ne oldu? O hesabı yapamayanlar kaybetti. Hükümet askeri liselerin kapatılması yönelik bir açıklama yaptı ve bazı eski askerler bunun yanlış olduğunu söylediler. Oradan yetiştirilmiş olan tek tip FETÖ'cüler bu olayı yaptılar. Harp okullarımız duracak, tüm liselerimizden yetişenlerin hepsi buralara girsinler. Bundan sonra benzer teşebbüste bulunacak herkes milletinden aynı cevabı alacaktır.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİ CEZASINI BEKLİYOR

Biliyoruz ki bu oyun, bu senaryo onların boyunu çok aşar. Devlet ve millet olarak bünyemizi benzer girişimlere karşı zayıf bırakmamız gerekiyor. Her yere sızabilen ihanet şebekelerine karşı kendimizi güçlendirmeliyiz. Örgütlerin isimleri değişebilir, kadroları değişebilir ama hepsinin de Türk milletinin düşmanları olduğu değişmez.

Türkiye Cumhuriyeti devleti vardır diğer tarafta ise kimi etnik istismar kimi dini istismar yapan örgütlerdir. Buradan 79 milyona selam olsun. Terör örgütlerinin üyeleri ise kimi cezasını bekliyor, kimi cezaevinde cezasını çekiyor kimi ise mezarında hesap veriyor.



STK'LARIMIZ KAPATILAN YURTLARIN YERİNİ DOLDURACAK

Şaibeli tüm sınavları kontrol etmeliyiz. Yurt içinde milletimizin dini hassasiyetini istismar ederek elde ettikleri tüm imkanları milletimizin eline vermeliyiz. Devletimizin ilgili kurumları ve STK'larımız çok daha iyileriyle bu boşluğu dolduracaklardır. Yurt dışında da milletimizin adını kullanarak elde ettikleri saygınlıklarını da devletimize kazandırmalıyız.

15 TEMMUZ AYNI ZAMANDA BİR TERÖR EYLEMİDİR

15 Temmuz bir yönüyle ordumuz içine sızmış FETÖ ihanet unsurunun başlattığı bir darbe girişimidr ama olay sadece bu değildir. Bu girişim aynı zamanda bir terör eylemidir. Darbe başarılı olsa bu coğrafyanın kimlere altın tepsiye sunulacağını gayet iyi biliyoruz.

GAZİ MUSATAFA KEMAL'İN SORDUĞU SORUYU ŞİMDİ BEN SİZE SORUYORUM

Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal, 1920 yılında İstanbul ve İzmir başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünün işgal altında olduğu kara günlerde şunu söylüyordu; 'Milletimiz çok büyüktür, hiç korkmayalım. O, esaret ve zillet kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine 'Ey millet, sen esaret ve zillet kabul eder misin ' diye sormak lazımdır. Ben milletimin vereceği cevabı biliyorum...' Şimdi burada bir kez daha soruyorum. Gazi'den 96 yıl sonra Yenikapı Meydanı'ndan aynı soruyu sizlere soruyorum. Ey millet, sen esaret ve zillet kabul eder misin Mesele bu. Bu millete kimse bu esareti asla getiremeyecektir.

Sizler 15 Temmuz'da esaret ve zillet kabul etmeyeceğinizi, namlulara göğsünüzü dayayarak, tankların önüne yatarak, uçaklara ve helikopterlere dahi hamleler yaparak bilfiil gösterdiniz. Hani ne diyor İstiklal Marşımızda; 'Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.' Siz, göğsünüzü siper ettiniz, namluların ucuna geldiniz, bizzat vücudunuzu koydunuz, tankların altına yattınız.

ASKERİ LİSELERİN KAPATILMASI KONUSU

Hükümet, askeri liselerin kapatılmasına yönelik bir açıklama yaptı. Bazı eski askerler bunun yanlış olduğunu söylediler. Şimdi ben de onlara buradan sesleniyorum, diyorum ki; işte oradan yetiştirilmiş olan o tek tip FETÖ'cüler işte bu olayı yaptılar. Şimdi biz de diyoruz ki; harp okullarımız duracak. Tüm liselerimizden, bu ülkenin liselerinden yetişenler hepsi gelsin rahatlıkla buraya girsin. Tek tip niye olsun, hepsinden girsin ve Harp Akademilerinde, harp okullarında hangi eğitim veriliyorsa onlar orada verilsin. Bundan sonra benzer teşebbüste bulunan herkes milletinden, milletimden aynı cevabı alacaktır.

15 TEMMUZ'UN ARKASINDAKİ GÜÇLERİ ÇOK İYİ ANALİZ ETMELİYİZ

Aziz milletim, devlet ve millet olarak, 15 Temmuz darbe girişimini çok iyi analiz etmeliyiz. Sadece bu ihaneti gerçekleştirenleri değil, onların arkalarındaki güçleri, onları harekete geçiren saikleri de çok iyi değerlendirmeliyiz.

TÜM SORUNLU, SIKINTILI OLAYLARI YENİDEN MASAYA YATIRALIM

Yakaladığımız bu birlik ve beraberlik ruhunu en iyi şekilde değerlendirelim. 15 Temmuz'u daha güçlü,daha müreffeh Türkiye'nin inşası için bir milat haline dönüştürmeliyiz. Yakın tarihin vicdanları kanatan, kafalarda soru işaretleri oluşturan tüm sorunlu, sıkıntılı olaylarını yeniden masaya yatırarak, eksikleri, yanlışları ortaya koymalıyız. FETÖ ihanet çetesinin Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki etkinliğinin önünü açan davaları yeni baştan incelemeliyiz.

SAFLAR GAYET NET

Geldiğimiz noktada saflar gayet net. Bir tarafta tüm kurumlarıyla, tüm siyasi partileriyle, tüm kesimleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır. Diğer tarafta ise kimi etnik istismar, kimi dini istismar, kimi ideolojik sapkınlık içinde olan terör örgütleri vardır. Onların arkasındaki karanlık güçler vardır. Devletinden, milletinden, haktan ve hakikatten yana olan herkes bugün burada, Yenikapı'dadır. Buradan 80 vilayete selam olsun. Buradan 79 milyona selam olsun.

ŞİMDİ AKIBETLERİNİ BEKLİYORLAR

Terör örgütleri mensuplarının kimi adliyede akıbetini bekliyor kimi cezaevinde cezasını çekiyor kimi de mezarda nihai hesabını veriyor. Onların arkalarındaki güçleri de çok iyi biliyoruz. Vakti, saati geldiğinde hesaplarını önlerine koyacağız.

15 Temmuz bir yönüyle ordumuz içine sızmış FETÖ ihanet şebekesi mensuplarının başlattığı bir darbe girişimidir ama hadise sadece bundan ibaret değildir. Aynı zamanda PKK ve DAEŞ'in silahlı eylemleriyle elde edilmek istenen neticenin, asker elbisesi giymiş teröristler eliyle yeni bir safhaya çıkartılma girişimidir. Yani bu girişim aynı zamanda bir terör eylemidir.

Tüm bu özelliklerinin yanı sıra 15 Temmuz, ülkesine ve milletine ihanet eden bir silahlı güç eliyle ülkemizi işgal girişimidir. Şayet darbe başarılı olsaydı bin yıldır bizim olan bu coğrafyanın kimlere altın tepsi içinde sunulacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz.

KİMSE ENDİŞE ETMESİN

Bu örgütün (FETÖ'nün) gayrimeşru şekilde elde ettiği güçle, dizayn etmek istediği siyaseti, medyayı, iş dünyasını yeniden kendi tabii seyrine oturtmalıyız. Yurt içinde milletimizin dini hassasiyetini, merhametini, iyilik ve yardımlaşma duygularını istismar ederek elde ettikleri tüm imkanları milletimizin emrine vermeliyiz. Hiç kimse, kapatılan yurtlardan, okullardan, evlerden dolayı endişeye kapılmasın.

Gerek devletimizin ilgili kurumları, gerekse aynı alanda hizmet veren sivil toplum kuruluşlarımız çok daha iyisiyle, çok daha fazlasıyla bu boşluğu dolduracaklardır. Yurt dışında ülkemizin adını ve itibarını kullanarak elde ettikleri imkanları da asli sahibine, yani devletimize ve milletimize kazandırmalıyız.

Hükümetimiz, Olağanüstü Hal ilanı sonrasında sahip olduğu yetkiyle tüm bu alanlarda çok önemli adımlar attı, atmaya devam ediyor.