İşte Yıldırımın konuşmasından satır başları:

''Kuzey Irak'taki referandum gayri meşrudur, yok hükmündedir ve bu referandum sonrası yaşanacak muhtemel gelişmelerden bu referanduma karar veren, tek başına, halkı ile danışmadan, dünyada bütün milletlerin karşı çıktığı, bu referandumda inat eden Kuzey Irak Bölgesel yönetimi birinci derecede sorumlu olacaktır.

'HESABINI SORACAĞIZ'

Bu işin yolu oturup konuşmaktır. Sorunları müzakere ile ele almaktır. Biz bölgenin istikrarı için, bölgede yaşayan ve uzun süredir otorite boşluğundan büyük sıkıntılar çeken oradaki insanlara yardım elimizi uzatmaya devam edeceğiz. Bu referandum nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın hesabını bu yanlışlarda ısrar edenlerden soracağız. ''

Öte yandan Yıldırım Barzani'yi daha önce de sert bir şekilde uyarmıştı.

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin geçtiğimiz aylarda aldığı referandum kararı için ilk günden itibaren, bu kararın fahiş bir hata olduğunu belirttik.

Irak merkezi yönetimi karşı, İran karşı, Türkiye zaten karşı, BM Daimi Güvenlik Konseyi olan büyük devletler karşı, ABD, İngiltere karşı. Kerkük Valisi'ni de bölgeden uzaklaştırdılar. Türkiye olarak biz Barzani'ye dostça çağrı yapıyoruz. Halen vakit varken bu hatadan dönün. Aksi takdirde tabii ki bölgede zaten büyük sorunlar var. PKK ile mücadele, DEAŞ'la mücadele var. Yeni bir sorun alanı oluşturmak en başta orada yaşayan Kürt kardeşlerimize en büyük zararı verir, en büyük haksızlıktır.

Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü, Irak'ın anayasasında belirtilen federal anayasayı değiştirecek herhangi bir adımın atılmasına karşıdır. Gelin bu sevdadan geri dönün, merkezi yönetimle probleminiz varsa, Türkiye elinden geleni gösterdi, bundan sonra da gösterecek. Biz yaptırım noktasına gelmesini arzu etmeyiz ama akıl tutulması yaşanırsa Türkiye'nin atacağı adımlar bellidir. Bunun planlaması vardır, bunun bilinmesini isterim.