"KATAR'DAKİ ÜSSÜNÜ KAPAT" DERSEN BU OLMAZ


Çavuşoğlu, Yemen'e kadar yardım götürdüklerini, Türkiye'nin sorumluluğunun yalnızca ülkede vatandaşlar, dünyadaki akraba ve soydaşlarla sınırlı kalmadığını ifade etti. Dünyadaki 2 milyar ümmetten de sorumlu olduklarını ve bunun için herkesin gözünü Türkiye'ye çevirdiğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Katar'daki ülkeler içerisindeki krizin çözümü için çaba harcıyoruz. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyoruz. Ramazan ayında oradaki kardeşlerimize gerçekleştirilen kısıtlamaları doğru bulmuyoruz. Sıkıntılar olabilir, sorunun merci masadır. Oturursun masaya, koyarsın sorunları sıkıntıları. Ondan sonra da 'bunu nasıl çözeriz' değerlendiririz. Kendi arasında çözemiyorsan arabuluculuk istersin, Kuveyt'in yaptığı gibi... Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz ancak taleplerin içerisine 'Katar'daki Türk üssünü kaldır, kapat dersen' bu olmaz.

Körfez bölgesinin istikrarı ve güvenliğinin, Türkiye'nin de istikrarı ve güvenliği anlamına geldiğini ifade eden Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Oradaki barış bizim hoşumuza gider, orada yaşanan ise kriz bizi üzer. Aynen Katar ve dört ülke arasındaki kriz gibi. Biz bu krizin çıkması nedeniyle büyük üzüntü yaşadık ancak ah vah yapmak, elbette üzüntüyü belirtir fakat bu sorunu çözmek için de çaba sarfetmemiz gerek. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın önderliğinde, Başbakanımız Binali Yıldırım, bizler Dışişleri Bakanı olarak, diğer arkadaşlarımızla Ekonomi Bakanımız, Enerji Bakanımız tüm arkadaşlarımızla çok çaba gösterdik. Her şeyden evvel Katar'a karşı, Katar halkına ve bölge halkına karşı kararları hoş karşılamadık. İlaç, gıda gibi temel ihtiyaçlar, insanın günlük hayatta ihtiyaç duyduğu alanlardaki engellemeler yanlıştır. Hele hele ramazan ayında, halkı cezalandırıcı adımları kabul etmiyoruz. Bunları da açıkça dile getirdik ancak doğruyu söylemek ya da yanlışa yanlış demek taraf tutmak değildir."