Körfez bölgesinin istikrarı ve güvenliğinin, Türkiye'nin de istikrarı ve güvenliği anlamına geldiğini ifade eden Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Oradaki barış bizim hoşumuza gider, orada yaşanan ise kriz bizi üzer. Aynen Katar ve dört ülke arasındaki kriz gibi. Biz bu krizin çıkması nedeniyle büyük üzüntü yaşadık ancak ah vah yapmak, elbette üzüntüyü belirtir fakat bu sorunu çözmek için de çaba sarfetmemiz gerek. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın önderliğinde, Başbakanımız Binali Yıldırım, bizler Dışişleri Bakanı olarak, diğer arkadaşlarımızla Ekonomi Bakanımız, Enerji Bakanımız tüm arkadaşlarımızla çok çaba gösterdik. Her şeyden evvel Katar'a karşı, Katar halkına ve bölge halkına karşı kararları hoş karşılamadık. İlaç, gıda gibi temel ihtiyaçlar, insanın günlük hayatta ihtiyaç duyduğu alanlardaki engellemeler yanlıştır. Hele hele ramazan ayında, halkı cezalandırıcı adımları kabul etmiyoruz. Bunları da açıkça dile getirdik ancak doğruyu söylemek ya da yanlışa yanlış demek taraf tutmak değildir."

DİĞER ÜLKELER İÇİNDE YAPARDIK


Diğer ülkelere, Suudi Arabistan'a böyle kararlar alınsaydı tavırlarının aynı olacağını ifade eden Çavuşoğlu, "Çünkü o ülkelerin hepsi bizim kardeşimiz. Şimdi bir ülkeyi suçluyorsunuz, karşılığında tezleriniz mevcut, o zaman delilleri ortaya çıkaracaksınız. Neyle suçluyorsunuz, ne istiyorsunuz onu söyleyeceksiniz. Katar'daki, Kuveyt'teki ziyaretlerimizde, Mekke'de Kral Salman ile buluşmamızda hep bunları ifade ettik. Diyalog ve barış yoluyla bu sorunun çözülmesi gerek. Cumhurbaşkanımız dünyada birçok başkanla görüştü, Kral Salman ile Katar Emiri ile Kuveyt Emiri ile arabuluculuk yapıyor, defalarca görüştük." diye konuştu.