Bozdağ, TBMM Genel Kurulunda, dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Mecliste bulunan dokunulmazlık dosyalarının düzenlendiği suç isnatlarına ilişkin bilgi veren Bozdağ, terör suçlarından 216, hakaret suçundan 201, yaralama suçundan 11, görev suçlarından 38, sahtecilik suçlarından 6, tehdit suçundan 18, gizliliğin ihlaline ilişkin suçlar toplamı 11, suçu ve suçluyu övme 55, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek veya aşağılamaktan 24, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten 119, Seçim Kanunu'na muhalefetten 11, Siyasi Partiler Kanunu'na muhalefetten 3, iftira suçundan 13, Devletler Kanunu'na muhalefetten 1, halkı askerlikten soğutmaktan 2, mala zarar vermeden 1 adet dosya bulunduğunu belirtti. Bozdağ, "Bunlarla ilgili dökümler zaten ilgili yerlerde var." ifadesini kullandı.

Anayasa değişikliğinin kabulünden sonraki sürecin CMK uygulanması suretiyle ortaya çıkacağına işaret eden Bozdağ, "Meclis dosyaları iade edecektir. Başbakanlık adalet akanlığına, Adalet Bakanlığı da soruşturmayı yapan ilgili yerlere iade edecektir. Ondan sonrası usul kanunu çerçevesinde işleyecektir." diye konuştu.

Bozdağ, bir milletvekilinin sorusu üzerine, Malatya'da Adana Demirspor takımının güvenliğiyle ilgili yeterli bilgi sahibi olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Her takımımızın güvenliğini sağlamak, sportif faaliyetlerini güven içinde yapmasını sağlamak, hükümetimizin de valilerimizin de asli görevidir. Umarım bu sorun çözülmüştür. Çözülmemişse ben de kendisiyle özellikle konuşacağım. Çünkü devletin asli vazifesidir bu. Valinin 'ben güvenliği sağlayamam' deyip, bu konuda farklı karar vermesini kabul etmek doğru değildir. Onun vazifesi güvenliği sağlamaktır."

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, AK Parti'li bazı milletvekillerinin ifadeleriyle ilgili sorusuna karşı Bozdağ, şunları söyledi:

"Beni herhalde mahkeme, hakim zannettiniz. Ben hakim değilim, mahkeme değilim. İnsanlarla ilgili 'bu suç mudur, değil midir?' şeklindeki soruyu bana yöneltmenizi işin doğrusu doğru görmem. Hukuk devletinde bunun kararını verecek olan mahkemelerdir.

Bazı kişilerin fiili suç mudur, değil midir değerlendirme yapmam. Ama şunu söyleyeyim: PKK eli kanlı terör örgütüdür, DAEŞ eli kanlı bir terör örgütüdür. Bu örgütlerin yöneticileri ve teröristleri, hepsi beraber terör örgütlerinin hizmetinde olan kişilerdir. Bunların bütün eylemi de suçtur. Hükümetimiz, devletimiz, güvenlik güçlerimiz bunlarla sonuna kadar mücadele etmede kararlıdır, mücadele devam edecektir."

"İktidar partisi kanunlara uymak konusunda daha büyük hassasiyet gösteriyor"

Bozdağ, dokunulmazlık dosyalarının yüzde 99'unun muhalefet milletvekilleriyle ilgili olduğunun söylenmesi üzerine, şu görüşlere yer verdi:

"Zannedersem fezlekeleri kimin hazırladığını unutuyor arkadaş. Kim hazırlıyor fezlekeleri? Cumhuriyet savcıları hazırlıyor. Niçin hazırlıyor, suç işlediklerine dair iddialar, ihbarlar, şikayetler olduğu zaman bunu inceliyor, fezleke düzenleme ihtiyacı duyduğu zaman düzenleyip gönderiyor. Suç işleme ihbarını kim yapıyor? Her vatandaş yapabilir; siz yapabilirsiniz, onlar resen soruşturabilir. Siz 'niye bizimle ilgili düzenleniyor?' sonucunu çıkaracağınıza... Ben de şöyle soruyorum: Acaba muhalefetten bazı milletvekilleri suç işlemekte bu kadar niye iştahlı davranıyorlar?

AK Parti'li milletvekilleri suç işlemiş olsalar onlarla ilgili de fezlekeler olabilir. Onlarla ilgili de gelir. Polisle, askerle, devletin başka başka güvenlik birimleriyle karşı karşıya gelse onlarla da ilgili gelebilir. Kanunlara uymasalar onlarla ilgili de gelebilir. Bu şunu gösteriyor; iktidar partisi kanunlara uymak konusunda daha büyük hassasiyet gösteriyor. Teröre yardım ve yataklık etmekle ilgili dosyalar, niye Meclise gelmedi diye soruluyor. İşte geldi Meclise. Bugün tek tek görüşme yok ama anayasaya eklenecek bir ek maddeyle bunların yargılanması önündeki engel kaldırıyor. 'Bugüne kadar niye gelmedi?' diyenlerin fırsat önündedir, oyunu kullanır bu engeli kaldırmış olur."

Yeni Şafak