Davutoğlu yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, reformlar ve bütçe ile ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere Kılıçdaroğlu ile Meclis'te bir araya geldi. Görüşmeye Davutoğlu ile birlikte Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı katıldı.

Kılıçdaroğlu'na ise CHP genel başkan yardımcıları Haluk Koç, Selin Sayek Böke ve Bülent Tezcan ile CHP Grup Başkanvekili Engin Altay eşlik etti. Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu ve beraberindeki heyeti Meclis'teki makam odasının girişinde karşıladı. Görüşmeye basın mensupları da yoğun ilgi gösterdi. Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu, girişte basın mensuplarına poz verdi.

Davutoğlu'nun görüşme çağrısına, CHP, MHP ve HDP'den olumlu yanıt gelmiş, CHP ve HDP ile görüşme için de 30 Aralık tarihinde karar kılınmıştı. Ancak Davutoğlu daha sonra Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder'in açıklamalarını gerekçe göstererek HDP randevusunu iptal edilmişti.

Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu ile ekipleri arasındaki görüşme 2.5 saat sürdü.

Açıklama CHP sözcüsü Haluk Koç'tan geldi. Koç: Başbakan 2.5 saat süren CHP'yi ziyaretleri sürdü. Geçen yasama döneminde bir anayasa uzlaşma komisyonu kurulmuştu. 61 madde üzerinde uzlaşma sağlanmıştı. Yasama yürütme ile ilgili maddelerde uzlaşma sağlanamamıştı. Bu komisyonun tekrar oluşturulması gündeme geldi. biz bu komisyonun devam etmesini önerdik.
Siyasi partiler, seçim sayası gibi 12 Eylül'den kalan bir çok yasa hala yürürlükte. Türkiye bu darbe yasasından kurtulması gekeriyor. Bu konuda anlayış birliğine varıldı. Kılıçdaroğlu, temel ve torba yasa olarak Meclis'te görüşülen uygulamardan rahatsız olduğunu belirtti. İç tüzükle ilgili çalışmalar ve Meclis'in daha etkin çalışmasına yönelik yasama gücünün de daha iyi çalışması için iktidar partisinin önerileri oldu.

Avrupa birliği uyum yasaları, vize muafiyeti konuları, CHP, AB ile ilgili getirilen tüm reform paketlerine olumlu oy kullanmıştır. Vize muafiyetine gidecek bir reform paketine CHP desteğini sürdürecektir.

Başkanlık sistemi ile ilgili bizler ve onlar kendi pozisyonların koruyorlar.

Tutuklu gazetecilerle ilgili Kılıçdaroğlu rahatsızlığını belirtti. Başbakan da gazetecilerin yargılama usulleri ile ilgili düzenleme olabileceğini dile getirdi.

AK PARTİ CEPHESİNDEN AÇIKLAMA

Sayın Kılıçdaroğlu'na ve beraberindeki heyete bize gösterdikleri nezaket ve iyi niyet için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hemen hemen hiç ara vermeden bir yandan verimli bir beyin fırtınası oldu bir yandan da çeşitli siyasi meseleler değerlendirildi. Asıl konu yeni anayasa meselesiydi. Mevvcut anayasanın değiştirilmesi gerektiği her iki tarafın adlandırılmasıyla darbe ruhuna kaynaklık eden anayasanın değişmesi yönünde mutabakat var. Biz Türkiye'nin mevcut devlet yazılımını ifade eden anayasayla daha fazla yol yürüyeceğine inanmıyoruz. Türkiye 1876'dan beri anayasa meselesini tartışıyor. Vatandaş-devlet ilişkisinin nasıl olacağına dair bir devlet yazılımı olarak yeni anayasa meselesi tartışılıyor. 

Çok uzun zamandan beri 2007 ve 2011'de başlayan temaslarımızdan bu yana net bir biçimde Türkiye'nin yeni bir anayasaya kavuşması gerektiğini ifade ediyoruz. Yeni anayasa Türkiye'nin kimlik belgesidir. Sayın Başbakanımız her alandaki sorunların aşılması için anayasanın sadece değişikliklerle yetinmeyeceğimizi artık anayasa konusunda revizyon dönemini geride bırakıp reform anayasası yapılmasını ifade etmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Koç da açıklama yaptı. Darbe hukukunun gitmesi için hemfikirler. Darbe hukukundan arınmak için bir mutabakat var. Bizim bundan önce Adalet Bakanlığı temelinde darbe hukukunun bütün unsurlarını, izlerini mevzuatımızdan arındırma çalışmamız var. Bu çalışma bundan sonra CHP ile tartışılıp mevzuatımızın arındırılması konusunda ne yapılması gerektiğini dile getirecekler. 

Başkanlık sistemi sayın Başbakanımız tarafından gündeme getirildi. Başkanlık sisteminde içeriğe odaklanması gerektiği vurgulandı. Bizim Başkanlık sistemi ile CHP'nin parlamenter sisteminin karşılıklı tartışılması gerektiği ifade edildi. Temel haklar, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı konusunda, parlamentonun daha çok özlü olmasında, halkın devlet yönetiminde yegane özne olması konusunun Başkanlık sisteminde mümkün olabileceğini dile getirdik. Onlar da parlamenter sistemiyle mümkün olabileceğini dile getirdiler. Gerçek anlamda halkın devletin sahibi olmasını sağlayacağını, yargı bağımsızlığını temin edeceğini, ileri demokrasilerdeki gibi denge denetim mekanizmalarını güçlendireceğini karşılıklı tartışalım istiyoruz. 

Bugün Türkiye'de yapılan tartışmalar gibi dünyanın değişik ülkelerinde tartışılıyor. Parlamenter sistemin Hitler gibi örneği çıkarması gerçeği var. Bizim açımızdan temel hak ve hürriyetlerin garanti altına alınması, yargı bağımsızlığının gerçekleşmesi, halkın devletin sahibi olması başlıkları olarak özetlenebilir. Sayın Başbakanımızın MHP'yi ziyaretinden sonra tablo daha da genişleyecektir. AB meselesi konusunda AK Parti iktidarları döneminde devlet politikası haline gelmiştir. AB'ye tam üyelik konusunda büyük hassasiyet göstermişizdir. Bu konudaki vizyonumuz yeni dönemde de devam edecektir. Sayın Kılıçdaroğlu da AB'ye tam üyelik konusunda gereken desteği vereceklerini ifade etmişlerdir. 

Meclis'in yasama faaliyetinin yanısıra halkın iradesinin temsil edildiği en yüksek organ olarak siyasi meselelerin çözümüne zemin teşkil eden bir platform olarak işlevini tam olarak yerine getirilmesi. Denge ve denetim mekanizmaları açısından Meclis'in çalışma biçiminin gözden geçirilmesi açısından herkes bir şey söylüyor. Asıl işler komisyonlarda bitiriliyor ve genel kurula gelip, sonuçlandırılıyor. Hem iktidarın hızlı şekilde talep ettiği yasaların çıkması, aynı şekilde muhalefetin eleştiri ve denetleme görevini yapabilmek için bir mekanizmanın nasıl kurulması gerektiği hasassiyeti vardır. Bu çerçevede dengenin kurulacağı iç tüzüğün ortaya çıkması konusunda sayın Başbakanımız görüşlerini ifade etmişlerdir.