Anayasa Mahkemesi'nin konuya ilişkin kararları Resmi Gazetede yayımlandı. Kuruluşuna dair bildirisini 15 Ocak 2010'da İçişleri Bakanlığı'na vererek tüzel kişilik kazanan Ergenekon Partisi hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianame ile kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi istendi. 

Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, Siyasi Partiler Kanunu gereğince, kuruluşundan itibaren 2 yıl içinde ilk büyük kongresini toplamak zorunda olan partininin büyük kongresini yapmadığı ve zorunlu organlarını oluşturmadığı belirlendi.  Bu nedenle Ergenekon Partisi'nin dağılmış sayılarak, hukuki varlığının sona erdiğine, partinin tüm mallarının Hazine'ye geçmesine karar verildi.  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ'ınca, 27 Şubat 2012'de tüzel kişilik kazanan Adaletçi Kurtuluş Partisi'nin de ilk büyük kongresini yapmadığı ve zorunlu organlarını oluşturmadığı gerekçesiyle kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesi istendi. 

Yüksek Mahkeme, bu partinin de büyük kongresini yapmadığı ve zorunlu organlarını oluşturmadığı tespitini yaparak, Adaletçi Kurtuluş Partisi'nin dağılmış sayılarak, hukuki varlığının sona erdiğine, partinin tüm mallarının Hazine'ye geçmesine karar verdi. 

Partinin genel başkanı istedi 

Gönül Birliği Yeşiller Partisi Genel Başkanı Eşref Yazıcıoğlu ise partisinin kendiliğinden dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istedi.  Yazıcıoğlu, 3 Kasım 2000'de tüzel kişiliğini kazanan ve 31 kurucu üye ile kurulan partiden tüm üyelerin istifa ettiğini, partinin kayıtlı üyesinin bulunmadığını, büyük kongrenin dahi yapılamayacak durumda olduğunu belirtti.

 Anayasa Mahkemesi'nce bu başvuru yönünden yapılan incelemede de partinin hiçbir kayıtlı üyesinin bulunmadığının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da teyit edildiği belirtildi. Üyesi kalmaması nedeniyle Gönül Birliği Yeşiller Partisi'nin kuruluş amacının gerçekleşmesi olanaksız hale geldiğinden dağılmış sayılarak, hukuki varlığının sona erdiğine ve partinin tüm mallarının Hazine'ye geçmesine karar verildi.  Üç siyasi partinin kapanmasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 14 Mart 2016 tarihi itibarıyla faaliyette bulunduğu tespit edilen siyasi partilerin sayısı 97'den 94'e indi.