Başbakan Binali Yıldırım, işçiler tarafından dikkatle beklenen kıdem tazminatı hususunda işçilere “endişe etmeyin, halel getirilmesine müsaade etmeyiz” vaadinde bulundu.

TBMM’de partisinin grup toplantısında milletvekillerine hitap eden Başbakan’ın açıklamalarında ön plana çıkan ifadeler şu şekilde:

KATAR KRİZİNDE TÜRKİYE İÇİN UZLAŞI BAĞI KURMAK ÖNCELİKLİ


Körfez Ortaklık Kurulu’na üye kimi ülkeler, Katar’a karşı birtakım yaptırım kararları almış bulunmakta. Bu kararı Türkiye olarak üzüntüyle karşıladığımızı ifade etmek isteriz. Her biri stratejik partnerimiz olan Körfez İşbirliği Kurulu’na üye devletlerin aralarında vaki olan meselelerin birliktelikle çözüleceğine inanıyoruz. Sorunlar sükunet ve diyalogla çözülür, diplomasi kanallarının tıkanmasıyla değil. Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz soruna taraf olan ülkeler arasında mekik dokuyarak diplomatik girişimleri sürdürme kararını uygulamaktadır. Müzakere ve iletişimsel eylem yoluyla bu meselenin görüşülmesi bölgesel barış adına atılabilecek en doğru adımdır. Diplomasinin imkânlarının reddedilmesi artık ülkeler arası ilişkiler açısından çağ dışı bir politikadır ve modern siyaset usullerinde yeri kalmamıştır. Arap kardeşlerimizi Körfez’deki istikrarın sürdürülmesi ve barış ortamının korunması için karşılıklı konuşmaya davet ediyoruz.

TÜRKİYE TERÖR KARŞISINDA DÜNYADA YALNIZ KALSA DAHİ BAŞI DİK DURMAKTAN CAYMAZ

Rakka’da ABD’nin terör örgütü YPG ile beraber giriştiği harekatın başladığı malumunuzdur. Dostumuz ABD, bir terör örgütünü yok etmek adına bir başka terör örgütüyle kol kola girmekten imtina etmedi. Türkiye’nin bu gidişattan en ufak bir zararla çıkmaması adına her türlü mücadeleye gireriz. Terör ülkemizi dünyanın hangi coğrafyasında tehdit ederse etsin, biz onun karşısına dikiliriz. Vaktiyle gerçekleştirdiğimiz El Bab harekatının ne denli isabetli bir operasyon olduğunu gördünüz; bölgede istikrar, sükunet ve barış ortamının tesisi için uygun ortamın oluşmasını sergilediğimiz örnek mücadele sayesinde pekala gerçekleştirdik. Rakka bölgesinde de güvenliğimizi tehdit eden bir oluşumu fark ettiğimiz anda benzeri bir kararlılıkla politikamızı oraya da yansıtırız.

MİLLET KILIÇDAROĞLU’NDAN ARTIK BIKTI

Ana muhalefet partisinin genel başkanı yine her zaman yaptığı gibi atıp tutuyor, Türkiye’de 7 milyon işsiz varmış, 5 milyon işsiz varmış, bunlar sabit bir şekilde olduğu gibi bilerek durdurulmuş, hükümet neden hiçbir faaliyet göstermezmiş! Vaktiyle batırdığı SSK’dan hesap kitap bilgisinin eksilerde olduğunu bilirdik ama bu kadar da kötü olduğunu tahmin edememiştik. Bakınız, Türkiye’de bugün 27,5 milyon kişi çalışma hayatında aktif olarak faaliyette bulunmaktadır. İşsiz oranımız ise 3.5 milyon civarındadır. Kılıçdaroğlu bunu iki katına çıkarıyor. Güya hesap uzmanı! Yüzde yüz sapma! Aferin Kılıçdaroğlu!

Bu 3.5 milyon işsiz arasında genç nüfusun fazla olduğu doğrudur. Gençlerimiz için istihdam seferberliği yürütme programının gerekliliklerini adım adım uyguluyoruz. Kılıçdaroğlu gençleri çok düşünüyor güya! Gençleri düşünseydin seçilme yaşının 18 yaşa düşmesine çıkıp “Hayır” demezdin! Samimiyetsizsin Kılıçdaroğlu!

İŞÇİNİN EMEĞİNİN ZAYİ OLMASINA MÜSAADE ETMEYİZ

Ülkemizde çalışma yaşamının şartlarının iyiye gitmesi adına her bakımdan önlemlerin alındığı dönem AK Parti’nin iktidar olduğu dönemlerdir. Kıdem tazminatı olsun, çalışma hayatının diğer unsurları hakkında olsun, gerekli olan tüm düzenlemeler ilgili sosyal çevrelerle bir araya gelinmesi suretiyle fikir teatisine dayalı olarak gerçekleştirilir, hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bunlar dedikodulardır, itibar etmeyin, hükümetinize güvenin Kıymetli Vatandaşlarım.”