Aralık ayında Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun gerçekleştirdiği 7. AB İnsan Hakları Film Günleri’nde Myriam Tonelotto’nun “Toryum: Nükleer Enerjinin Bilinmeyen Tarafı” belgeseli de gösterildi. Film gösterimi sonrasında Tonelotto ve Boğaziçi Üniversitesi Nükleer Fizik Profesörü Metin Arık’ın yer aldığı panelde moderatör olarak bulundum. Böylece toryumu ilk defa detaylıca dinleme ve tartışma imkânım oldu. Aslında filmin adı toryum gerçeğini çok güzel ifade etmiş: Nükleer Enerjinin Bilinmeyen Tarafı. Çünkü baktığınızda nükleer enerjinin ilk aşamalarında uranyum gibi toryum ile çalışabilecek nükleer reaktörler de gündeme geliyor.

Fakat toryum, askeri amaçlı kullanıma kapalı olduğu için çalışmalar uzun bir zaman rafa kalkıyor. Bununla birlikte son senelerde toryumun adı daha fazla gündeme gelmeye başladı. Çünkü “daha güvenli” bir nükleer enerji alternatifi olabileceğini ifade edenler var. Türkiye bakımından da oldukça önemli çünkü ülkemiz toryum rezervinde dünyada ikinci sırada yer alıyor.

Toryum ile ilgili merak ettiklerimizi Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Bilim Komitesi Üyesi Prof. Dr. Saleh Sultansoy’a sorduk. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde de öğretim üyesi olan Sultansoy, “Şu anki bilimsel verilere göre, Türkiye toryum rezervleri bakımından dünyada ikinci sırada. Aslında birinci sırada çünkü Eskişehir’deki rezervler tahmin edilenden daha fazla. Eskişehir’deki bilinen rezervler bin sene boyunca Türkiye’nin elektrik enerjisini karşılayabilir” diyor.

Son Dakika Ekonomi Haberleri için aşağı doğru kaydırın.