22 Kasım 2017
  • İstanbul 10°
  • Ankara
  • İzmir 16°
İmsak 06:15
Güneş 07:44
Öğle 12:56
İkindi 15:29
Akşam 17:54
Yatsı 19:17
BIST0
Dolar3.9637
Euro4.6624
Altın163.7868

Dünyanın Umudu: Anadolu

Hasan Sarı
18 Ağustos 2017 Cuma 15:09

Acı, hayatımızın her yerine sızmış. Gündelik ilişkilerimizden yediğimiz yemeklerdeki damak tercihlerimize kadar. Belki de Anadolu’nun kaderidir bu: Edebiyatımız, türkülerimiz hatta sevgilerimiz acıyla büyümüştür.

Mecnun, Şirin, Ferhat hep bir acının eseri olarak çıkmıştır karşımıza. Anadolu’nun bağrında açan daha nice düşünce acıyla sulanıp yeşermiştir. Mevlana’da, Yunus Emre’de ve nicelerinde insanın yitikliğinin acısı yer alır: Rabbini, sevgisini ve kendini kaybeden insanın yalnızlığı ve ıstırabı tutar yakamızdan.

Anadolu’nun acıyla hemhal olması ilginç bir şekilde harekete dönüşür. Nasrettin Hoca’nın, ‘Bana daldan düşen getirin’ ifadesindeki daldan düşendir Anadolu. Bu topyekûn ortaya çıkan bilinç harekete geçer ve kendinden başlayarak çevreye açılır. Bu açılım ‘umut’ açılımıdır.

Umutların bittiği yerde yeni bir umut başlar Anadolu’da. Batı sosyolojisinin bir türlü anlayamadığı işte bu umuttur.

Amerikan macerasında umut, geleceğe dönük büyük hayaller kurmak ve bu hayallere bireysel ölçekte sahip olmaktır.

Batı bilincinde umut, dünyanın geri kalanının kendi sömürgesi altına girmesi ve hizmetkârı olmasıdır.

Hinduizm geleneğinde umut, bireyin bu dünyada çektiği acıları aracılığıyla ölümden sonra geçeceği yeni bir dünyada kurtuluşa ermesidir.

Yahudi benliğinde umut, kendinden olmayan ötekilerin dünya ve ahiret cehennemine atılmasıdır.

Oysaki Anadolu bilincinde -aklında ve kalbinde- umut, kendinden başkasının da iyiliğe erişmesinin vereceği hazdır. Hatta bu o kadar ilerlemiştir ki, kendinden çok başkasını düşünme, başkası için çalışma ve onun hayatını kurtarma algısı baskındır.

Bu bakımdan Anadolu, yaşadığı tüm acılara rağmen insanlık mücadelesinden asla geri kalmamıştır. Tüm acıları üstüne salanlara karşı mutedil olan davranışı elden bırakmamıştır.

Anadolu topraklarında kurulan Türk devletlerini, yıkmayı başaramayan her teşebbüs, terörize bir akıl yöntemine başvurmuştur. Bugün için içimizde ve sınırlarımızda yaşadığımız gerçeklik de bu durumun aynısıdır. Umudunu insanlıktan yana değil de vahşilikten yana kullanan tüm devletler ülkemize karşı siyasal ve ekonomik hamlelerinin arkasına bir terörize yapıyı tehdit olarak yerleştirmekten çekinmemiştir.

Ülkemizde gerçekleştirilen tüm malum terörist saldırıların bir dış bağlantısının olması tesadüf değildir. Anadolu bu saldırılara cevap verirken, aynı yönteme başvurmadan, insanlığı kucaklayan bir dil ve davranışla saldırılara direnmektedir.

İşte bu umudun ta kendisidir.

 

***

Söz Anadolu’dan açılmışken, Anadolu’nun da söyleyecekleri vardır elbet. Nedense büyük şehirlerden isimler Anadolu’ya haber salar ve ‘Bir salonda toplanın, şimdi biz geleceğiz ve size kurtuluşunuz için çok mühim şeyler söyleyeceğiz’, diye programlar hazırlatırlar.

Bir kere de Anadolu’yu arasalar ve deseler ki, ‘Şimdi bizler bir salonda toplandık ve hasretle Anadolu’nun bize söyleyeceklerini dinlemeyi bekliyoruz. Buyurun sizler gelin.

Gün gelir bu da olur inşallah…

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.