Almanya'da seçimlerden önce Sosyal Demokrat Parti lideri Schuzl ile kozlarını canlı yayında paylaşan Merkel, Türkiye karşıtı açıklamalarda bulundu.

Başbakan Merkel, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne asla giremeyeceği kanısında olduğunu belirtti.

"DAHA SERT BİR SEYAHAT UYARISI DÜŞÜNÜLEBİLİR"


Türkiye’de Alman vatandaşlarının tutuklanması sebebiyle Türkiye üzerindeki ekonomik baskının artırılmasını istediğini kaydeden Merkel, "Türkiye nefes kesen bir hızla tüm demokratik alışkanlıklardan uzaklaşıyor. Daha sert bir seyahat uyarısı düşünülebilir. Bunu değerlendiriyoruz." biçiminde konuştu.


"DİĞER AB ÜLKELERİYLE TÜRKİYE'Yİ GÖRÜŞECEĞİZ"


Merkel bunun dışında Hermes veya Dünya Bankası kredilerinin de gözden geçirildiğini kaydetti. Türkiye ile AB üyelik görüşmelerinin de şu esnada zaten devam etmediğini kaydeden Merkel, Türkiye ile müzakerelerin yalnızca AB üyelerinin onayıyla sona erdirilebileceğini dile getirdi.

Merkel, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesini Avrupa Birliği’nin gündemine getirmek istediğini belirtti. Merkel, Avrupalı yetkililerle ortak bir pozisyon bulup bulamayacakları ve Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sona erdirilip erdirilemeyeceğini görüşeceğini ifade etti.

Merkel'in bu küstah açıklamalarına ise Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'dan sert açıklamalar geldi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Almanya ve Avrupa'nın temel ve acil sorunlarının adeta yok sayılarak Türkiye-Erdoğan'a saldırılması, Avrupa'daki ufuk daralmasının yansımasıdır." ifadesini kullandı.

Kalın, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından, dün akşam Almanya'da gerçekleşen, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri ve başbakan adayı Martin Schulz'un siyasi düellosuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Merkel ile Schulz arasındaki seçim tartışması programına, Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damga vurmasının bir tesadüf olmadığını belirten Kalın, "Almanya ve Avrupa'nın temel ve acil sorunlarının adeta yok sayılarak Türkiye-Erdoğan'a saldırılması, Avrupa'daki ufuk daralmasının yansımasıdır. Avrupa'daki Türkiye karşıtlığı, temel sorunları öteleme ve düşman bir 'öteki' üzerinden kendini rahatlatma aracına dönüşmüş durumda." değerlendirmesinde bulundu.