Türkiye'nin Mescid-i Aksa'ya karşı ihlal ve kısıtlamalara en sert tepkiyi veren ülke olarak öne çıkmasından sonra İsrail siyasetinde ve basınında "bağımsız bir Kürt devletini destekleme" çağrıları yapılmaya başlanıldı.

Doğu Kudüs ve Batı Şeria'yı yarım asırdır işgal altında bulunduran, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak buralardaki Filistinlilerin topraklarını gasp eden ve Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'daki ibadet özgürlüğünü engellemeye çalışan Tel Aviv yönetimi, "Cam evde yaşayanlar taş atmasalar kendileri için daha iyi olur." açıklamasını yaparak Türkiye'ye mesaj vermeye çalışmıştı.

"KÜRT DEVLETİNİN ZORUNLULUK OLDUĞU" İDDİASI


İsrail'in en büyük gazetelerinden birisi olan sağcı Jerusalem Post gazetesinde yayınlanan başyazıda, İsrail'in Türkiye'ye karşı bir Kürt devletini desteklemesinin "zorunluluk" olduğu öne sürüldü.

Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan'ın, dünyadaki tüm Müslümanlara Mescid-i Aksa'yı savunma çağrısı yaptığı ve "İsrail askerleri Harem-i Şerif-i botlarıyla kirletiyor" ifadelerini kullandığı anımsatılan yazıda, İsrail hükümetinin yukarıdaki Türkiye karşıtı açıklamalarına gazete olarak kendilerinin de destek verdiği kaydedildi.

"Türk lokumuna hayır: İsrail'in Kürt devletini destekleme zorunluluğu" başlıklı çıkan yazıda, "İsrail'in Siyonist destekçileri, Yahudi ve İsrail devleti olarak bizlerin, Kürtlerin kendi kaderlerini tayin etme hakkını destekleme yükümlüğümüz mevcut." ifadeleri kullanıldı.

"İSRAİL KÜRT DEVLETİNİ DESTEKLEMELİ"


İsrail hükümetinden ve basınından gelen bu açıklamalara bir destek de muhalif kanattan geldi. Bir evvelki hükümette maliye bakanlığı görevini üstlenen ve şimdi muhalefetteki Yeş Adit partisinin lideri olan Yari Lapid, hükümete Türkiye'ye karşı daha saldırgan bir politika izlemesi ilanı yaptı.

Netanyahu'ya rakip olarak gösterilen Lapid, İsrail hükümetinin "bir Kürt devletinin kurulmasını desteklemesi" ve sözde "Ermeni soykırımını" tanıması gerektiğini savundu.