AMERİKA'nın eski Irak Büyükelçisi Zalmay Halilzad, 2003 yılında hem İran, hem diğer komşu ülkelerin ABD'nin müdahalesinden sonra Irak'ın parçalanması ve Kürt devleti kurulmasından endişeleri olduğunu belirterek, "Bu konuşmaları Türkler ve İranlılar'dan duyduk. Barzani ile görüşmemizde Kürtler'in, koalisyon güçleri ile Türkiye'nin de Irak'a gelmesinden endişe ettiğine tanıklık ettik. Irak'a müdahale etmeye karar verdiğimizde, Türkiye'yi Irak'a girmesi konusunda soğutmamız gerekiyordu. Allah'a şükürler olsun ki Türkiye, Kürdistan ve Irak'ın diğer bölgelerine girmedi" diye konuştu.

Irak'ın eski ABD Büyükelçisi olan ve Kürtler'e yakınlığı ile tanınan Zalmay Halilzad, Erbil merkezli Rudaw TV'ye ABD'nin 2003 yılında Irak'a müdahalesi öncesindeki gelişmeler ve Kürtler ile Türkiye'nin ilişkileri konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Celal Talabani ve Mesut Barzani ile ilk kez Londra'da konferansta karşılaştığını ve çok şaşırdığını söyleyen ABD'li eski Büyükelçi Halilzad, "İkisi de oldukça karizmatik, üst düzey liderlik vasıflarına sahipti. Saddam sonrası Irak'ta hazırlığın nasıl olacağı görüşüldü. Kürtler'in kendilerine göre özel talepleri oldu. Kendilerini yönetmek için Anayasa ve hükümette ileriki süreçte otonomi verilmesini istiyorlardı. Federal Irak'tan söz edildi. İkincisi tartışılan bölgelerden Kerkük'ün akıbetiyle ilgiliydi. Bu konuda da çok endişeliydiler. Bu konuların hukuk nezdinde göz önüne alınması gerekiyordu. Bu da Kürtlere otonomi verilmesiydi. Yoksa Kürtler Irak'ın bir parçası olmak istemiyordu" dedi

ABD'nin eski Irak Büyükelçisi Zalmay Halilzad, İran ve diğer komşu ülkelerin ABD müdahalesinden sonra Irak'ın parçalanması ve bağımsız Kürdistan'ın kurulmasından endişe ettiklerini vurgularken şöyle konuştu:

"Başkan Barzani ile görüşmemizde Kürtler'in, koalisyon güçleriyle Türkiye'nin de Irak'a gelmesinden endişe ettiğini, bir de uyuşmazlıklar arasında da başka uyuşmazlıkların olduğunu fark ettim. Yani Türkiye'nin ABD güçleriyle Irak'a girmesi halinde de Kürtler'i savunmamız gerekiyordu. Bu o zamanki duruştu. Türkiye'nin, Kürtlerin Irak'ta bağımsız olmasına yönelik endişeleri vardı. Türkiye'ye gidecek göçmenler arasından PKK'lıların da sızmalarından da endişeliydi. Unutmayalım ki o günden bugüne çok şey değişti."

ABD'li eski Büyükelçi Halilzad, o dönem Türkiye, Kürtler ve Amerika arasında yapılan toplantıların birinde Neçirvan Barzani KDP'yi temsilen bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bir şey söylemek istediğinde, toplantı başkanı olarak 'Buyurun Sayın Başbakan' derdim. Bu hitabım dahi, Türkler'in tepki duymasına neden oluyordu. Çünkü, o dönemlerde çok dostane ilişkilere sahip değillerdi. Irak'a müdahale etmeye karar verdiğimizde, Türkiye'yi Irak'a girmesi konusunda soğutmamız gerekiyordu. Allah'a şükürler olsun ki Türkiye, Kürdistan ve Irak'ın diğer bölgelerine girmedi."

Iraklı Kürtler'in yıl sonuna doğru bağımsızlık için referanduma gitmeleri konusunu da değerlendiren Amerika'nın eski Irak Büyükelçisi Zalmay Halilzad, şöyle dedi:

"Kürtler ve Kürdistan Bölgesi'nin referanduma gitmeye hakkı var. Fakat soru şu: Referandumla amaç nedir? Ve referandumdan sonra ne olacak? Başkan ve Kürtlerin bu iki önemli soruya cevap vermesi gerekiyor. Washington için önemli olan bağımsızlığın nasıl oluşacağıdır. Eğer bağımsızlık Bağdat'la barış içinde yapılırsa, bunun Kürtlerin ABD politikasında da olumlu etkisi olacaktır. Aynı zamanda Kürdistan'da reform yapılarak, ekonominin gelişmesinin bağımsızlığa olumlu etkisi olacağı gibi."