Cook, operasyonların güvenliği açısından askerlerinin bulunduğu  noktaları açıklamayacaklarını belirterek, şunları ifade etti:
 
"Askerlerin DAEŞ’e karşı savaşan güçlere danışmanlık ve yardım görevi  bulunuyor. Askerler desteklerini, becerilerini ve kabiliyetlerini bu güçlerin  etkinliğini geliştirmek için sunuyorlar. Askerlerimiz ön safta yer almıyor, bu  savaşa öncülük etmiyor.”
 
Cook, ısrarlı sorular üzerine, "Özel operasyon kuvvetleri geçmişte de  bazı ortaklarının simgeleri ve kimliklerini belirten işaretleri üzerlerinde  taşımıştı" dedi.
 
Cook, Rakka’daki operasyona ilişkin ise kentin kuzeyinde bir  hareketliliğin görüldüğünü söyledi. Üç köyün DAEŞ’in elinden kurtarıldığını  bildiklerini anlatan Cook, Rakka’nın kontrolünün sağlanmasına yönelik kararlılığı  gördüklerini vurguladı.
 
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner da Amerikan askerlerinin  kollarında PYD/YPG simgeleri taşıyan üniforma giyerken gösteren fotoğraflar  hakkında Savunma Bakanlığının yorum yapabileceğini söyledi.
 
Toner, "Sadece şunu söyleyebilirim. Özel operasyon kuvvetlerinin  Suriye Demokratik Güçleri ile koordinasyon halinde savaş alanındaki danışmanlık  ve yardım rolü çerçevesinde Suriye'nin kuzeyinde   bulunacağını birkaç hafta önce  belirtmiştik." diye konuştu.
 
Washington yönetimi, ABD Özel Kuvvetlerine bağlı askerlerin Suriye'nin  kuzeyinde DAEŞ'e karşı mücadele eden güçlere danışmanlık ve yardım sağlaması için  konuşlanmasına karar vermişti. ABD Başkanı Barack Obama, bu amaçla son olarak  nisan ayında 250 askerin daha Suriye'ye gönderilmesini onaylamış, böylece  Suriye'deki Amerikan Özel Kuvvetler askeri sayısının 300'e çıkacağı açıklanmıştı.
 
Rakka'ya yönelik hava operasyonları
 
ABD, Suriye'nin kuzeyinde DAEŞ'e yönelik hava operasyonları  düzenliyor. Bu operasyonlar hakkında bilgi veren ABD Hava Kuvvetleri'nin  Ortadoğu'daki güçlerinin komutanı General Charles Brown'a, Pentagon'daki  gazetecilere video konferans yoluyla düzenlediği brifingde, Rakka'ya yapılan hava saldırıları soruldu.
 
Brown, Rakka'ya Suriye Demokratik Güçleri olarak adlandırılan  grupların operasyonlarına havadan destek verdiklerini söyledi. Karadaki  manevralar öncesi saldırı düzenlenecek yerleri havadan vurduklarını belirten  Brown, böylece sahadaki güçlerin işini kolaylaştırmayı amaçladıklarını kaydetti.
 
Bu sayede karadaki güçlerin daha az direnişle karşılaştığını  vurgulayan Brown, ayrıca DAEŞ üyelerinin el yapımı bombalar ve bubi tuzakları  yerleştirmelerinin de önüne geçildiğini ifade etti.
 
"Yüzde 60 Kürt, yüzde 40 Arap"
 
Rakka operasyonu ve Suriye Demokratik Güçleri'nin çoğunluğunun  Kürtlerden, Rakka'nın ise Sünni Araplardan oluşması nedeniyle ortaya çıkan  hassasiyet ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Toner'a da soruldu. Suriye Demokratik  Güçleri'ni çeşitlendirmek istediklerini söyleyen Toner, Şedadi'yi DAEŞ'ten alan  bu gücün yüzde 60'ının Kürtler, yüzde 40'ının ise Araplardan oluştuğunu aktardı.
 
Toner, "çeşitlendirmeyi" isteme nedenlerinin ise DAEŞ'ten alınacak  yerlerdeki nüfusun önemli bölümünün Sünni Araplardan oluşmasından kaynaklı  hassasiyetler şeklinde açıkladı. Toner, aynı şekilde Irak'ın Felluce kenti için  de benzer hassasiyetleri önemsediklerini belirtti.
 
YPG'ye silah yardımı sorusu
 
PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin ABD'den silah yardımı aldıklarına dair  açıklamaları hatırlatılan Toner, ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde yardım ve  danışmanlık rolü üstlendiğini yineledi. Toner, "Yardım etmek, özellikle silah  sağlama anlamına gelmez." dedi.
 
Toner, YPG'nin Amerikan yapımı ağır silahlar kullandığına ilişkin bir  soru üzerine ise şunları söyledi:
 
"Maalesef ele geçirilmiş çok sayıda ekipman savaş alanında  kullanılıyor. Bunların nereden geldiğini, kaynağının ne olduğunu söyleyebilmemiz  imkansız. Bu konu hakkında kesin bir şey yok."