26 Haziran 2017
  • İstanbul 28°
  • Ankara 29°
  • İzmir 34°
İmsak 03:25
Güneş 05:26
Öğle 13:14
İkindi 17:12
Akşam 20:48
Yatsı 22:39
BIST99.639
Dolar3.4931
Euro3.9134
Altın139.8701

Ceylin’lere Sahip Çıkalım

Yeliz Agacoliya Ekinci
14 Haziran 2017 Çarşamba 01:09

“Nerede o eski zamanlar” diye soruyor herkes. Eski zamanlar eskide kaldı. Ne zaman eski zaman ne millet eski millet, 10 yaşında kızı öldüren, üç yaşında kıza tecavüz eden komşular var dünyamızda.  Eski zamanları boş verelim, bu zamana adapte olalım ve çocuklarımızı koruyalım.

Eski zamanlar çok güzeldi, evet, hele benim doğup büyüdüğüm yerde komşu demek akrabadan da öte demekti, komşunun çocuklarıyla komşunun bahçesinde, evinde büyüdük, bizleri kendi çocukları gibi korur kollarlardı, hatta zamanı gelir onlardan üstün tutarlardı. Komşu çocuğuna bayramlık yeni elbise almamış diye bize de yeni elbiselerimizi giydirmezlerdi. Sokakta oynarken annelerimiz ekmeğin üstüne salça sürer bütün çocuklara verirdi. Bir yere gidilirken evin anahtarı komşuya bırakılırdı, hatta bahçelerimizden küçük kapılar vardı istediğimiz zaman yan komşunun bahçesine geçerdik. Evde ne yemek pişse bir tabak da muhakkak komşuya götürülürdü. Evet, ama komşu denilen kavram insandı, cani, vicdansız bir hayvan değildi.

O eski günlere özenip de çocuklarımızı bugünün kurbanı yapmayalım ne olur!

Son üç yılda 13 bin çocuk tacize uğramış, tabii bunlar polis kaydına geçenler, ihbarda bulunanlar, bir de susup kimseye söylemeyen çocuklar var.

Ocak ayında hatırlarsanız 15 yaşında bir erkek çocuğu psikolojisi bozuk diye anne-babası tarafından doktora götürüldüğünde 2 yılda 300 kişinin cinsel istismarına maruz kaldığını itiraf etmişti. İzmir’de sokaklarda gezen 300 sapık, 30 TL ile çocuğu kandıran sapıklar ki bunların arasında evli, 53 yaşında bir fırıncı da vardı. Mahallenin fırıncısı, kim bilir orada ne kadar saygı duyulan biriydi ve olay ortaya çıkmasaydı kim bilir daha kaç çocuk o sapığın tecavüzüne uğrayacaktı.

Örnek çok, ama daha fazla yazmak istemiyorum çünkü ne midem ne de yüreğim kaldırıyor.

Çocuğu ilk taciz eden en yakınları, sevdikleridir aslında. Çocuk istemediği halde zorla sarılmalar, zorla öpmeler... “Öpsün dede dondurma alacak sana” deyip de kandırmalar. Biz çocuklarımıza iradeli olmalarını öğretmeliyiz, “Ama bak amca küstü, bırak öpsün” diye öğretip de sokaktaki amcası üzülmesin diye öpmesine izin vermesini öğretiyoruz. Sonunda bir ödül varsa, çikolata ya da şeker alırsa sarılmalarına izin vermesi gerektiğini kodluyoruz beyinlerine. Maalesef…

Başımıza zaten ne gelirse hep iyi niyetimizden geliyor.

Çocuklarımızı sokağa tek başlarına oyun oynamaya izin verme zamanı değil artık. Onlarla birlikte biz de ineceğiz, telefonlarımızı kapatıp dikkatlerimiz çocukların üstünde olacak. Sokakta oynuyor, camdan arada bir bakarım nasılsa kapının önünde diyip de işe dalmayacağız!

Benim başında durmama gerek yok nasılsa komşu başlarında diyip de rahat etme zamanı değil. Biri çocukların başlarında kalacaksa o biz olalım.

Karşı komşunun çocuğuyla onların evinde oyun oynama zamanı değil, çocukla oynamak istiyorlarsa biz de onlarla gideceğiz.

Arkadaşlar bırakın küsen küssün, siz olmadan çocuğunuz hiçbir yere gitmesin, kimseye teslim etmeyin bu en yakınınız bile olsa. Çocuğu seven sizin gözünüzün önünde sevsin. “Ama biraz ben gezdireyim” duygu sömürüsü yapanlar bırakın kırılsınlar, çocuğu gezdirmesi gerekenler çocuğun anne babasıdır.

“Çocuk kaç yaşında oldu hala tek başına markete bile göndermiyorlar” diyenler de olacak, ama siz çevrenize bakın, güvenli yer değilse markete bile yollamayın. Büyüdüğünde, kendisini koruyabildiğinde zaten gidecektir.

Çocuk zaten saftır, temizdir, hep iyi niyetlidir

Ceylin’in suçu çocuk olmaktı, masum olmaktı, herkesi kendisi gibi melek olduğunu zannetmekti, sokakta özgürce oyun oynamak istemesiydi.

Ceylin’in tek suçu suçsuz olmaktı...

Facebook Yorumları

Yorum Yaz

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.