Bizim metreyle, kiloyla öyle çok fazla bir işimiz yok. Anlatmak istediğimiz ölçüyü nesne ve organlar kullanarak anlatıp olayı daha da anlaşılır hale getiririz.

Sadece Türklere özgü ölçü birimleri vardır. Hepimiz yeri geldiği zaman kullanırız. Mesela babanızdan duymuşssunuzdur "Eşek sudan gelinceye kadar." Bu kelimenin babamızdan ya da annemizden duyduğunuzda tehlikenin farkına varırdık. Çünkü dayağın habercisiydi. Ama eşeğin sudan geldiğini hiç görmemişizdir. Zaten kullanma amacı da gelmez ayın çarşambası gibi bir şeydir.

Bacak kadar: Genellikle bir kişinin kısa boylu olduğunu anlatır. Örnek: "Bacak kadar boyunla artistlik mi yapıyorsun."

El kadar: Bir maddenin küçüklüğü ya da küçük bir çocuktan bahsederken kullanılır. Örnek: "El kadar bebe lan dokunma"

Eşek kadar: Genelde büyüklerimizden duyarız.
Büyüdüğümüzün göstergesidir. Örnek: "Eşek kadar adam oldun yaptığın hareketlere bak"

Dana gibi : Kilolu birine ya da kişi kendisinin çok kilo aldıgını söylerken kullandığı ölçü birimi. Örnek: "Bu ne ya dana gibi oldum off"

Bir adım yol: Yolun kısalığı için kullanılır.
Örnek: "Ne olcak abi gideceğin bir adımlık yol" Nereden baksan: Bir ölçü birimi vermeden önce kullanılır. Örnek: "Nereden baksannnn.
100 metre var abi." Tabi burdaki 100 metre 300 metreye tekabül ediyor.

Bir dünya iş: Yoğun bir kişinin kullandığı ölçü birimidir. Örnek: "Olm gelemem bir dünya iş bekliyor beni"

Bir araba laf: Fırçayı yiyen kişinin kullandığı ölçü birimi. Örnek: "Adamdan bir araba laf işittim

Hükümet gibi kadın: İri ve dominant bir kadını anlatırken kullanılır. "Hükümet gibi kadın. O işi kesin halleder."

Gıdım gıdım: Bir şeyin az kullanılmasını söylerken kullanılır. "Suyu gıdım gıdım iç evladım. Birden dikme günahtır"

Bir Alex değilsin: Rıdvan Dilmen'in lügatımıza kattığı bir ölçü birimi. Bir futbolcunun iyiliğinden bahsederken kıy.